İçeriğe geç

Son bir defa

Bölüm 2 · 7 dk okuma

Son bir defa

Bölüm 2

Gelişme

Müdürün yanına vardığında müdüre yalvararak lütfen gitmeme izin verin lütfen gitmeme izin verin babam kötüleşiyor babamın hastalığı var gitmeme izin vermelisiniz bu zorunlu dedim müdür bir anda benim ağzıma Bir mendil koydu büyük ihtimalle kolonya'ydı sakinleşmelisin dedi beni bir sandalyeye oturttu gerçekten de biraz sakinleşmiştim ayıldığımda ise lütfen izin verin babamın yanına gitmem lazım dedim müdür bunu Sabahtandır tekrarlıyorsun az sakinleş bana Olayı anlat ne olur dedi Ona olan biten her şeyi anlattım müdür beraber gideceğiz babamı görmeye gitmeliyiz dedi müdür yardımcısına yaklaşık bir haftalığına okula sahip çıkmamı istedi Evet bu biraz imkansız gibiydi ama Müdür de benim değil elimize geçen ilk fırsatta biletleri aldık çok şanslıyız ki bu akşama bilet vardı hızlıca hazırlanıp annemin yanına gittik yolculuk çok hızlı uçakta çok yorulduk Çok telaşlıydık her zaman Annemi arayıp babamı iyi mi diyordum oraya Vardığımızda ise babamın öldüğünü öğrendim acı içinde cidden Babam öldü mü diyerek hüngür hüngür ağlamaya başladım müdür ve annem beni sakinleştirmeye çalışıyordu bir yandan onlar da üzülüyordu ama bana belli ettirmek istemiyorlardı sakinleştirici verip sakinleştirmişler durumda hastanede bir odada gördüm sonra ise annemi çevremde bulamadım ne Müdür ne bir doktor ne de annem korku dolu bir şekilde Kimse yok mu burada dedim bir hemşire yanıma geldi dikkatli ol evlat dedi neler oluyor burada dedim ama hemşire daha konuşmama izin vermeden kapıyı üstüme kapatıp kitleyip üstüne de bir tane sedye çekti açmaya çalıştım ama hiçbir şekilde açılmıyordu neler olduğunu camdan bakınca anladım hızla cama doğrulduğum an dışarı sel olduğunu fark ettim ne bir araç geçebilirdin ne de bir insan neredeyse binanın çeyreğini su kaplamıştı yollarsa mahvolmuş derecede ıslanmıştı neredeyse artık yolların şekli bozulacaktı Yağmur çok fazla yağıyordu bir anda şu kelimeyi söyleyebildim İyi ki çıkmamışım hemşire haklıymış bir anda dışarıya baktığımda yağmurun yavaşça durduğunu fark ettim ama artık iş işten geçmişti nereden baksan o su en az bir ay içinde giderdi korku içinde bir yandan kurtulduğum için bir yandan da mutluluktan ağlamaya başladım ama burada hiç erzak yok mu diye düşündüm Neyse ki beni bıraktıkları O da çok büyük bir olaydı duşakabini tuvaleti vardı ama yiyecek ve içecek için hiçbir yer yoktu hiç yiyecek bir içecek yoktu Neye uğradığımı şaşırdım kolumdaki serumlara ve her şey çıkardım olabildiğince sakin olmaya çalıştım yatağın üstüne oturup sakin bir kafayla düşünmeye çalıştım Nasıl kurtulabilirim Dışarı çıkmam imkansızdı büyük ihtimalle su hastanenin içinede girmişti bu su gidene kadar burada kalmalı bir şekilde hayatıma devam etmeliydim sebepsizce olduğum O da annemin odasıydı Yani annemin babama bakması için ayırtılan odaydı ve o odaya Babamın Öldüğü aklıma geldikçe Yine gözlerim doluyordu haykırasım geliyordu Çığlık atasım geliyordu bağırasım geliyordu her şeyi yapasım geliyordu Ama hiçbir şey yapamazdım Çünkü tam bir hiçliğin ortasındaydım düşünüyorum Eğer ki kendi ülkemde olsaydım bunların hiçbiri olamayabilirdi ama maalesef yurt dışına gelmiştim Keşke hiç yurtdışına gelmeseydim sonra bir anda aklıma bir şey geldi Eğer ki hastane tamamen boşaltılmışsa babamın cesedini nereye aldılar bunları Fazla kafaya takmamaya çalıştım hızlıca yiyecek bulabileceğim bir şey bulmam lazımdı çünkü Sabahtandır Yemek yememiştim en son uçakta yediğim patatesli cipsle duruyordum onu da Müdürümün zorundayım demiştim Müdürüm hemşireler kimse yoktu acaba Bana son bakan hemşire şu anda ne yapıyor Çok panikliydim ne yapacağımı bilmiyordum ama sakin kalmaya çalışıyorum Sonra bir anda bir buzdolabı gördüm ama küçüktü bu çok çok küçüktü Ama içinde yiyecekler olabileceğini umut ederek açtım doğru düşünmüştüm Çünkü Müdürüm biraz acıkacağımı düşünerek Ve havanın bozulduğunu düşünerek uçakta birazcık yiyecek almış ve dolaba koymuştu bu yiyecekleri en fazla 3 gün tüketebilirim başka da yapabileceğim bir şey yoktu Umarım birileri beni kurtarmaya gelir dedim odadaki televizyon çalışmıyordu ama yapabilecek hiçbir şey yoktu Umutsuzca televizyonu aç böyle dedim bir şekilde açıldı nasıl açıldığında Ben de pek pek ne olamadım ama neyse ki internetin ve sinyallerin çektiği bir noktadaymışız Yağmur hafif hafif durmaya başlamıştı çok durgun bir haldeyim bir yandan babamı vefat ettiğine mi üzülsem bu bu koskacı Hastanede tek kaldığıma mu üzülsem yoksa dışarının sel olduğuna mı üzülsem ne yapacağımı bilmiyordum Umarım biri beni gelirdi buradan kurtarır diye dua etmeye başladım ki Öyle de oldu ben tam 2 gün boyunca Kendimi idare ettirdim ama yiyeceklerim bitmişti sular kesilmişti yapacak hiçbir şey yoktu bir anda çok serin bir rüzgar hissettim ve öyleydi camdan dışarı baktığımda bir helikopter gördüm Umutsuzca diyorum ha odamdaki sandalyeye vurmaya başladım cam çok da emekliydi ama sandalyeye dayanamadı Can Paramparça haldeyken ben hızlıca el sallayıp bir şeyler tutup bir şekilde onlara dikkatimi çekmeye başlardım helikoptere de beni gören kişiler hızlıca beni oraya almaya geldi helikoptere ilk kez göreceğim için bir yandan çok heyecanlı bir yandan da hava durumu yüzünden çok telaşlıydım beni helikopterin merdiveni ile içeri aldılar içeride çok sıcak ve ılık bir hava vardı neredeyse kaç gündür alamadığım uykuyu o gün aldım tam 3 gün süren bir yolculuğun ardından kendi Şehrime gelmeyi başardım orada da yağmur yağmıştı Ama yurt dışındaki kadar değil kendi evime gelip eşyalarıma baktım eşyalarım sabah sağlamdı yerinde duruyordu Yeni bir düzen bekliyordu resmen hızlıca eve de aldığım an üstümü değiştirdim kendime güzel bir yemek hazırladım yani 5 gündür dolapta kalmış olan mantı ama neyse ben bir şeyler atıştırıp banyoya girdim ılık su hayattaki en güzel şeylerden biridir o kadar hafifti ki su o kadar güzel gelmişti 2 gün sanki dersin cehennemde iki gün gibiydi çok kötüydü Yalnızlık da çok kötü bir şeydi telefondan annemi defalarca kez aramayı denedim ama hiçbir şekilde açılmıyordu Bir de telefonu açmıyordu sanki dersin dünyada tek kalmış gibiydim Annem halen daha bir yurt dışında olmalıydı bir şekilde Umarım başımın çaresine bakmışlardır aradan bir hafta geçti tekrardan düzenime aldım okullarda tatildi Yağmur denedi nedeniyle Pazartesi günü okula gittim ve okul müdürünü aramaya başladım bulamayınca telaşlandım ve üzüldüm Çünkü Okul müdürümüz merhametli iyi kalpli yardımı sever bir insandı diğer okullara düşününce asla kimsenin müdürü bu kadar şefkatli değiliz diyordum hızlıca müdür yardımcısının yanına koştum tüm öğretmenler ağlıyordu ne olduklarını sordum ve müdürün nerede olduğunu sordum Onlar bana Müdürüm vefat ettiğini söylediğinde Dizlerimin üstüne çöktüm O benim yüzümden öldü diye dedim sadece Herkes bana kitlenmişken çok üzgün bir şekilde sınıfa gittim ertesi ders Müdür Yardımcısı benim yanına çağırdı ve söylediğim bir söz benim çok dikkatimi çekti Ne oldu da senin yüzünden oldu Öldü o dedi en son seninle yurt dışına çıkmıştı böyle bir şey yapmaması gerekiyordu dedi Ben de Aaa göz yaşlarım var O benim babam için beni tek göndermemek için benimle geldi veya yağmur sebebiyle öldü o benim yüzümden öldü diyerek ağlamaya başladım Benim bir panik atağım var çok ağlayınca ve çok üzülünce hemen bayılıyorum Yani tam bayılmak demeyelim de başım dönüyor ve birazcık kendimden geçiyorum beni bir şekilde tekrardan kendime getirdiler sonra Benden o gün yaşananlar hakkında bilgi istediler ben de olan her şeyi anlattım 2 gün hastanede yapayalnız kaldığımı yemeksiz ve susuz olduğumu en son uçaktan kalan yemeği yediğimi ve evde birazcık kendimi toparlayabildiğimi anlattım yurt dışındaki yaşam sayısı adeta yarıya düşmüştü birçok senin altında kalmış bir çoğu kişi neredeyse ölmüştü fena bir şeydi sonra bir anda kapı tıklama sesi geldi Müdür Yardımcısı ince bir ses soruyla gel diyebildi sadece gelen kişi ege'ydi Ege bana nasılsın diye sordu Ben de iyiyim cevabını verebildim Müdür Yardımcısı şu anda bir şey konuşuyoruz bunu sormanın sırası mı teneffüste konuşursun arkadaşıma diyerek Ege bağırıp çağırıp azarlayarak çıktı benle birkaç şey daha konuştuktan sonra gittim ben odada tek başıma kalmıştım çok üzdüm Müdür Yardımcısı sana bir şeyler alıp geliyorum burada bekle dedi Ben de tamam demiştim o yüzden odada nereden baksan 3 saat boyunca boş beleş bir şekilde o odada bekledim ne Bir ses vardı ne de bir şey dayanamayıp artık odadan çıktım müdür yardımcısını gördüm öğretmenlere olan olayları anlatıyordu Okulumuz bir tane lise ile birleşikti yani bir alanda iki lise diyelim Müdür Yardımcısı olayları diğer öğretmenlere anlatıyordu Bana sen gidebilirsin kızım Boş zamanını aldım özür dilerim dedi tüm okul Bu olaydan dolayı sarsılmıştı sonra Ege yanıma gelip Gerçekten iyi misin hastanede yalnız kaldığını duydum gerçekten çok üzüldüm istersen kendine gidip bir sıcak çikolata alabilirim dedi Ben de gerek yok deyip başım sıraya koyup Öylece uyumuşum.

Bölüm sonu

1 yorum