İçeriğe geç

Son Bakışta Al Bayrak

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Son Bakışta Al Bayrak

Bölüm 9

Beni Böyle Sever Mi?

Annem çoktan uyumuştu.

Yatağın kenarına başını koymuştu.

Uyurken bile eli elimin üzerindeydi.

Sanki bıraktığı an beni yeniden kaybedecekmiş gibi sıkıca tutuyordu.

Ben ise gözlerimi tavandan alamıyordum.

Uyku bana uğramıyordu.

Aklımda tek bir kişi vardı.

Gülden…

İstemsizce gülümsedim.

Mahallede peşimden koşturan o küçük kız geldi aklıma.

Elindeki papatyalar…

Hemşire olduğunu iddia edişi…

Çocuk aklıyla sardığı yaralar…

O zamanlar ne kadar kolaydı her şey.

İnsan dizini kanatırdı.

Üzerine bir bant yapıştırılırdı.

Sonra hiçbir şey olmamış gibi koşmaya devam ederdi.

Şimdi ise…

Şimdi hiçbir yara bandıyla kapanmayacak yaralarım vardı.

Elim yüzümdeki sargılara gitti.

Parmaklarım bezlerin üzerinde gezindi.

Sonra istemsizce yorganın altına uzandı.

Boşluğu hissettim.

Her seferinde aynı acıyı yaşıyordum.

Gülden beni böyle görünce ne hissedecekti?

Korkar mıydı?

Üzülür müydü?

Yoksa bana bakarken içi parçalanır mıydı?

Belki de hiçbirini yapmazdı.

Belki sadece…

Acırdı.

İşte bundan korkuyordum.

Ben onun gözlerinde hep güçlü kalmak istemiştim.

Şimdi ise aynaya bakmaya bile cesaret edemiyordum.

Ya o da bakamazsa?

Ya yüzümdeki yaraları görünce gözlerini kaçırırsa?

Ya eksik kalan bacağıma baktığında sessizce ağlarsa?

İçim sıkıştı.

Komodinin üzerinde duran telefon dikkatimi çekti.

Elimi uzattım.

Ekranı açtım.

Gülden’in ismi hâlâ duruyordu.

Parmağım arama tuşunun üzerinde birkaç saniye bekledi.

Sonra telefonu tekrar kapattım.

Derin bir nefes aldım.

Belki de aramamalıydım.

Belki de…

Benden vazgeçmesi daha kolay olurdu.

Onun geleceğini kendime bağlamaya hakkım var mıydı?

Bir bacağı olmayan…

Yüzü yara izleriyle dolu…

Askerliği bitmiş bir adama…

Gerçekten layık mıydı?

Gözlerimi kapattım.

Canımı en çok yakan şey bacağımı kaybetmek değildi.

Mesleğimi bırakmak da değildi.

Beni asıl korkutan…

Sevdiğim kadının hayatını zehir etme ihtimaliydi.

Kendi kendime sessizce fısıldadım.

— Affet beni Gülden…

Bu cümleyi söylerken boğazım düğümlendi.

Onu sevmediğim için değil…

Hayatımda en çok sevdiğim insan olduğu için…

Telefonu elime aldım.

Parmaklarım titriyordu.

Hayatımda ilk kez düşmandan değil…

Bir mesaj yazmaktan korkuyordum.

Uzun süre ekrana baktım.

Sonunda yazmaya başladım.

Hamza:

“Gülden… Bu mesajı yazmak benim için çok zor. Sana bunu hak ettiğini düşündüğüm için yazıyorum. Bundan sonra yollarımızı ayırmamız gerektiğini düşünüyorum. Bana kızabilirsin ama lütfen beni affet. Kendine iyi bak.”

Gönder tuşuna bastım.

Bir anda içim boşaldı.

Telefonu kapattım.

Beş dakika bile geçmemişti.

Ekran aydınlandı.

Gülden:

“Ne? Ne demek istiyorsun?”

Ardından ikinci mesaj geldi.

“Şaka yapıyorsun değil mi?”

Üçüncü mesaj…

“Hamza, cevap ver.”

Gözlerimi kapattım.

Yazmaya cesaret ettim.

Hamza:

“Şaka değil.”

Bu sefer cevap çok hızlı geldi.

Gülden:

“Sebebi ne?”

Uzun süre yazamadım.

Sonunda tek cümle kurabildim.

Hamza:

“Ben artık eskisi gibi değilim.”

Gülden:

“Ne demek bu?”

Hamza:

“Çatışmada yaralandım.”

Mesajı okur okumaz yazıyor ibaresi belirdi.

“Yaralandın mı?”

“Durumun iyi mi?”

“Neden bana söylemedin?”

Boğazım düğümlendi.

Yazmaya devam ettim.

“Çünkü artık bir gaziyim.”

Uzun süre cevap gelmedi.

Telefonun ekranına bakıyordum.

Belki de gitmişti.

Belki de…

Tam o sırada yeni bir mesaj geldi.

Gülden:

“Hamza…”

“Sen gerçekten bunun için mi benden ayrılıyorsun?”

Cevap vermedim.

“Nerenden yaralandın?”

Parmaklarım dondu.

Demek bilmiyordu.

Hiçbir şey bilmiyordu.

“Sol bacağımı kaybettim.”

Mesajı gönderdim.

Hayatım boyunca attığım en ağır cümleydi.

Dakikalar geçti.

Telefon yine titredi.

Bu kez mesaj çok kısaydı.

Gülden:

“Bekle beni.”

Şaşırdım.

“Ne?”

“Hakkâri’ye geliyorum.”

Kalbim sıkıştı.

“Gelme Gülden.”

“Geliyorum.”

“Beni böyle görmeni istemiyorum.”

“Ben seni görmek istiyorum.”

“Gülden…”

“Hamza.”

“Ben seni bacağın için sevmedim.”

“Ben seni sen olduğun için sevdim.”

Gözlerim doldu.

Telefon elimden kayıp yatağın üzerine düştü.

Bir mesaj beni ağlatmıştı…

Bölüm sonu

5 yorum