İçeriğe geç

Son Bakışta Al Bayrak

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Son Bakışta Al Bayrak

Bölüm 10

Geleceğim

Telefonu elime aldım.

Uzun süre Gülden’in ismine baktım.

Arasam ne diyecektim?

“Gelme.” mi?

Bunu gerçekten söyleyebilir miydim?

Derin bir nefes aldım.

Ve aradım.

Telefon bir kez çaldı.

İki kez…

Üçüncü çalışta açıldı.

— Hamza…

Sesi yorgundu.

Belli ki ağlamıştı.

Boğazım düğümlendi.

— Gülden.

İkimiz de sustuk.

Sanki konuşacak çok şey vardı ama hiçbir kelime yeterli değildi.

İlk konuşan ben oldum.

— Gelmeyeceksin.

Hiç düşünmeden cevap verdi.

— Geleceğim.

Kaşlarımı çattım.

— Gülden, inat etme.

— İnat etmiyorum.

— Ediyorsun.

— Etmiyorum.

İç çekerek gözlerimi kapattım.

— Beni neden zor durumda bırakıyorsun?

Bu kez onun sesi yükseldi.

— Seni ben mi zor durumda bırakıyorum Hamza? Benden mesajla ayrılan sen değil miydin?

Sustum.

Haklıydı. Sonra derin bir nefes alıp cevap verdim:

— Ben bunu senin iyiliğin için yaptım.

— Ben senden iyilik istemedim!

İlk kez bu kadar sert konuşmuştu.

— Sen benim adıma nasıl karar verirsin?

— Çünkü…

Yutkundum.

— Çünkü ben artık eskisi gibi değilim.

— Bunu kaç kere söyleyeceksin?

— Gerekirse bin kere söylerim.

Sesim çatladı.

— Gülden, benim bir bacağım yok.

Telefonun diğer ucunda derin bir sessizlik oldu.

Sonra çok sakin konuştu.

— Tamam.

Şaşırdım.

— Ne demek tamam?

— Bir bacağın yok.

— Evet.

— Başka?

Cevap veremedim.

— Yüzümde yara izi var.

— Evet. Başka?

Yine sustum.

Gülden’ın sesi yumuşadı.

— Hamza…

— Sen bunları sayıyorsun. Ben seni sayıyorum.

Gözlerimi kapattım.

— Beni böyle görmeni istemiyorum.

— Ben de seni hiç görememeyi istemiyorum.

Sözleri içime oturdu.

— Gülden…

— Dinle beni.

İlk kez sözümü kesti.

— Çocukken sen asker olurdun. Ben de hemşire. Hatırlıyor musun?

İstemsizce gülümsedim.

— Hatırlıyorum.

— O zaman da seni yalnız bırakmadım. Şimdi hiç bırakmam.

Başımı yastığa yasladım.

Yeniliyordum.

Ama bu yenilgi canımı acıtmıyordu.

— Gelme…

dedim son bir kez.

Gülden hiç beklemeden cevap verdi.

— Geleceğim. Vazgeçmeyeceğim. İstersen bana kız. İstersen telefonumu kapat. Ama ben geleceğim Hamza.

Telefonu kapattığımda istemsizce gülümsedim.

Birine söz geçiremediğim için mutlu olmuştum.

Telefon kapandı.

Oda yine sessizliğe büründü.

Telefonu yavaşça komodinin üzerine bıraktım.

Başımı yastığa yasladım.

İstemsizce gülümsedim.

Ne kadar inatçı bir kadındı…

Çocukken de söz dinlemezdi.

Yıllar geçmişti.

Hiç değişmemişti.

Ama gülümsemem uzun sürmedi.

Elim istemsizce yüzümdeki sargılara gitti.

Sonra yorganın altındaki boşluğu hissettim.

İçimdeki umutla korku birbirine karışmıştı.

Bana geliyordu…

Ama beni görünce yine de aynı gözlerle bakabilecek miydi?

Bilmiyordum.

Gözlerimi kapattım.

İçimde ilk kez küçücük bir umut yeşermişti.

Ama o umudun gölgesinde hâlâ büyük bir korku vardı.

Yine de…

Geleceğini bilmek, uzun zamandır hissettiğim en güzel duyguydu.

Bölüm sonu

2 yorum