İçeriğe geç

SON AVCI

Bölüm 4 · 7 dk okuma

SON AVCI

Bölüm 4

Bölüm 4

Yalnızlığın bir günü daha başlıyordu. Bailey babasını, annesini, yerini, yurdunu kaybetmişti. Her gün daha da yok olmuyorsa; sebebi Jarome ve Ember'dan başkası değildi. Gökyüzü her aydınlandığında, Bailey sadece bu iki kişi için uyanırdı. Başkası yoktu.

Bir de büyükannesi vardı. Ejder Avcısı büyükanne. Yıldırımın çarpmasından sonra ona bir eğitmen tutarak mızrakla dövüşmeyi ve yıldırım toplamayı öğretmiş büyükannesi. Ejder Avcıları yıldırımı toplayan uzun mızraklarla dövüşürlerdi. Eğitmeni ona birçok şey öğretmişti. Ancak etrafta Ejder artık hiç görmediğinden bir iki kere Jarom'la birlikte avlanırken kullanmıştı gücünü. Normalinde yasaktı avcıların başka yaratıkları öldürmesi. Ancak Jarom da yasak bir avcı olduğundan sorun oluşturmuyordu. Diğer Kurt Avcıları kavga için gelseler, önce Jarom'u geçmeleri gerekiyordu. Hiçbiri dolunay geçesi şah damarından dağlanmış ancak ölümü bile yenmiş bir avcıyla savaşmaya yeltenmiyordu.

Şimdi bu farip hayatına Oriana katılmıştı. Komşusu, sürekli konuşan Oriana. İçinden ah geldi geveze dese de, aslında o olduğu için mutluydu. Bir kaç ay içinde, hayatı olarak tabir ettiği dünyanın ne kadar küçük olduğunu görmüştü. Oriana'nın sürekli yeni tanıştığı insanarla geçirdiği sohbetler, arada bir gelen müşterileri ve ardından gelip taklitlerini yapmasıyla, kıza iyice ısınmıştı. Artık sabahları uyanacak yeni bir şey bulmuştu; Oriana!

Ancak o sabah onu uyandıran şey bunlardan biri değildi. Tüm gücünü kapıyla deneyen bir öküzün sesine uyanmıştı. Ses üst kattan geliyordu ancak evin içinde bir odanın kapısı yumruklansa ancak bu kadar ses çıkarabilirdi.

Bailey sinir içinde hızla yataktan fırladı. Üstündeki pijamaları sinirle düzeltirken sokak kapısını hızla açarak "Biliyor musun ilkinde açmadıysa genelde insanlar evde olmazlar. Ya da seni görmek istemezler. Bu kadar ısrar edince açılan bir kapı yok" diye bağırdı.

Merdivenlerin sonunda kapıya dönük vücut aniden arkasını dönünce Bailey durduğu yerde sıçramak durumunda kaldı. Merdivenlerin yukarısında durduğu için de olabilirdi ancak, adam bir devdi. Adam aşağılar gibi "Pardon" dedi kıza. Bailey tekrar sinirli haline geri dönerken "Oriana evde değil. Zaten böyle çalmaya devam edersen kapıyı kırıp kendin de göreceksin"

Adam şaşırır gibi "Oriana mı?" dedi. Bailey göz devirerek "Ne yani iş yaptırdığın kızın adını bilmiyor musun?" dedi ellerini bağlayarak. Adam merdivenlerden inmeye başladığında Bailey hafifçe titredi. Sabahın soğuğu adamın heybetiyle birleşince kızı ürpertmişti. Refleks olarak burnunun ucunu kazağının ucuyla kaşıdı. Hafifçe burnunu çekti. Kaşlarını tekrar çatarak adama baktı "Bir diyeceğin varsa ben iletirim" dedi.

Adam önünde durup kızı süzdü. Hİç konuşmadan. Sanki suratına tükürecek gibi bakıyor yukarıdan aşağı kızı inceliyordu. Bailey sesli bir şekilde oflayarak "Felç mi geçiriyorsun yoksa genel olarak ikinci tekrardan sonra mı anlarsın?" dedi. Adam tek kaşını kaldırırken "Uzaktayken daha çok korkutuyordum sanırım seni." dedi. Bailey kafasını eğip imalı bir şekilde "Anlayamadım" dedi. Tam kavgaya hazırlanıyordu ki adam hafifçe dişlerini göstererek sırıttı.

Bailey adamın sivri köpek dişlerine bakakaldı. Düzgün, büyük ve beyazlıktan gözünü alan dişleri hipnoz etkisi yaratmıştı. Adam daha fazla sessiz kalsaydı onun dişlerine bakmaya devam edecekti ki konuşmaya başladı "İyi, Oriana 'ya Gregorn geldi dersin. Çok acil görüşmemiz gerek" dedi. Ardından kafasını çevirip sokağı taradı. Kıza tekrar dönüp "O beni bulur." dedi. Tekrar kızı iğrenir gibi süzdü ve arkasını dönerek gitti. Bailey kapıyı kapattıktan sonra "Farkını veriyim de kus bari. Tipe bak, Oriana ne biçim insanlara iş yapıyor böyle" diye söylenerek odasına geri döndü. Yatağına geri girip yattı ancak, tavana her baktığında adamı görüyor olmasından utanç duyduğu için kalkarak kendine bir kahve koydu.

O sırada Gregorn da evlerin pencerelerinden uzakta tekrar eski formuna dönmüştü. O buydu; bir ejderha. Göklerin buralardaki tek hakimi. Görenin asla gerçek olduğuna inanmayacak kadar heybetli bedenini oldukça ahenkli bir şekilde bulutların arasından geçirirken kardeşine seslendi "Orithiel !" diye. Kardeşleriyle arasında bir bağ vardı. Ancak annesi ve babası bunu bir süreliğine yasaklamıştı. Diğer katil ejderha onları bulmasın diye aldığı önlemi şimdilik es geçmişti. Evine bu yüzden gitmiş olmak, üstelik insan bedeniyle yolları dakikalar boyunca almak sinirini tepesine çıkarmıştı.Orithielda onun sinirini isminin her harfinde işitmişti. Olduğu yerden hızla ayrılarak koşarak sahile doğru ilerledi. Denize hızla atladı, tüm bedeni suya gömülürken kendi ejder formuna dönüşerek suyun altında yolunu arşınladı.

Buluşma yerlerine geldiğinde kardeşini sahilde gördü, ejder formundaydı. Orithiel hızla suda ilerledi, denizin içindeki taşlıklara yerleştirilmiş örtüyü alıp üstüne bağlarken "Gregorn" diye sitem etti. "Annemler uyarmıştı. Ne diye kükredin ismimi. Senin yüzünden her şeyi bırakıp geldim. Ne oldu?" dedi. Kız yakınına gelip kafasını yukarı kaldırdı. "Gregorn, şu formundan ayrılır mısın artık? Biri görecek"

"Sen ne halt ediyorsun?" diye tekrar yüksek sesle kükredi. Kız ellerini kavuşturup denize doğru döndü. Gregorn "Orithiel, sana diyorum. Cevap ver!" dedi. Kız ona omzunun üstünden "Bu formdayken seninle konuşmayı reddediyorum. Kardeşin olduğumu unutuyorsun. Tek prenses olduğumu unutuyorsun yani. İnsan formuna dönüş öyle cevap vereceğim" dedi.

Gregorn büyük bedenini hızla kaldırıp homurdanarak mağaraya ilerledi. Hemen ardından insan formunun beline bir şeyler bağlarken gün yüzüne çıktı.Orithiel'in yanına yaklaşırken kız "Heh şimdi konuşabiliriz" dedi. Gregorn "Öyle mi, tamam öncelikle tanıştığımıza memnun oldum ORİANA. " dedi. Kız ellerini önce yanlarına sarkıttı. Ardından bir elini kardeşine uzatarak "Sen, benim evime mi geldin? Gregorn ne yaptın sen? Biri görebilirdi" dedi. Gregorn "Evin mi? Orithielönceliklerini sıralamada sıkıntı mı yaşıyorsun. Sen insan değilsin. Oraya gidişinin amacı başka. Stemas seni nelerin içine çekti gerçekten anlayamıyorum. Annemle babamla konuşacağım, o kız değil ejderha, sinek avlayamaz." dedi. Orithiel "Sen Bailey ile mi konuştun. Gregorn her şeyi berbat ediyorsun" dedi. Kafasını sallayarak kollarını bağlarken Gregorn inanamıyor gibi bakarak "Berbat mı ediyorum? Zaten boktan olan bir planı daha da batıramazsın Orithiel. Sen sadece onu koruyacaktın. Bir bakıyorum ev arkadaşı olmuşsun. Dahası; kendini Oriana diye tanıtmışsın. Nedir tüm bu saçmalıklar" dedi.Orithiel"İsim olayı tamamen Stemas'tan çıktı. Evet orası saçmalık ama ne yapayım uyum sağlamak zorundaydım. Kendini Kuzen Steve olarak tanıtınca ben de aklıma gelen ilk ismi söyleyiverdim"

Gregorn ellerini açıp kıza arkasını döndü. Etrafına bakarak tekrar kıza dönüp "Siz iki salak neler yapıyorsunuz gerçekten anlamıyorum. İki ay Orithiel. İki aydır şu avcı bozuntusuyla iyi olmaya, yeteneklerini göstermesini sağlamakla geçirdiniz. Elinizde ne var sıfır. Kıza kendinizi sevdirmeye çalışmak görevimizde yok. Yarın öbür gün savaş çıktığında bizim yanımızda olması için hikayeye ihtiyacı var. Gerçek hikayeye. Bu kurgusal saçmalığa değil."

Orithiel"Gregorn bir kere daha salak dersen derini yüzeceğim artık. Yarın öbür gün bizim yanımızda olacaksa bizden birine güvenmesi şart. Stemas'a zerre güvenmedi. İçinden onun için sahtekar kelimesi geçti. Zihninde gördüm" dedi. Gregorn "Bak sen, sandığımdan akıllı çıktı o zaman" dedi. Orithiel"Dinle. Onun yakın arkadaşları var. Hayatları birbirine bağlı. Bir kurt avcısıyla arasında kardeş bağı var. Bizimki-sinden kuvvetli bir bağ. Adam hep şüpheci. Ve ilk zamanlar asla yanaşmama izin vermedi. Biz de en azından ortak bir nefret üzerinden gitmeye karar verdik. Kız yardıma ihtiyaç duyan bir çok kişinin yardımına koşuyor. Beni sevmesi gerekiyordu. Öyle de oldu. Bundan sonra da başka bir kurguya ihtiyacımız vardı. Ben zor durumda kalmalıydım. O yüzden bir site kurdum. İnternette avcıların gerçek olduğunu, aranızda yaşadığını ifşa eden bir site. Öncelikle buradan bilgileri öğrendiğimi söylemem gerekiyordu."

Gregorn kaşlarını çatarak "Avcı mı? Hangi avcıları" dedi. Orithiel "Şeytan avcıları, anladığım kadarıyla onları sevmiyorlar. Onlarla ilgili nefret içeren bir site kurdum. Ve bunu onun görebileceği bir yere..........." kızın bir anda gözleri büyüdü. Kardeşine korkmuş gibi bakarak "Lanett. Hepsi bilgisayarımda. Lanet olsun Gregorn. Senin yüzünden onu orada bıraktım." dedi. Kız telaşlı bir şekilde sağa sola gitmeye başladı. Gregorn olduğu yerden "NE oluyor" dedi. Orithia"Bilgisayarım. Onda siteye yeni bir yazı yazıyordum. Lanet olsun onu açık bıraktım. Avcıların cirit attığı bir barda bıraktım. Senin yüzünden; öyle biri ölmüş gibi bağırınca tamemen aklımdan çıktı. Şimdi iblis avcıların hedefi olacağım" dedi. Gregorn gülerek "Orithiel bedende durdukça senin zihnin zehirleniyor. Sen bir ejderhasın. Kendini koruyabilirsin" dedi.

Orithiel kafasını salladı "Bu kadar ileri gitmişken olmaz. Olamaz" o anda yerinde durdu. Kardeşine bir şey bulmuş gibi bakarak "Ama mağduru oynarsam Bailey bana gerçek yüzünü göstermek zorunda kalabilir" dedi. Gregorn "O cüceye bu kadar güveniyor musun?" dedi. Orithielomuz silkerek "O yapmazsa ben yapar ve ejder halime bürünüp onu kurtarırım. İki türlü de birbirimize borçlu olur ve sırlarımızı öğreniriz. O zaman ona bize güvenmesini sağlayabilirim. Sonra da senin görevin başlar."

Gregorn "İşte şimdi iyice saçmaladın" dedi. "Ben bu tiyatronuzda görevli değilim canım" dedi gülümseyerek. Orithiel ondan çok gülümseyerek "Ah, öyle bir görevin var ki. Eğer avcı beklediğimiz kadar hazır değilse, ona dövüşmeyi öğretecek kişi sensin." dedi. Gregorn "Hayatta olmaz" diye kestirip atsa daOrithiel 'in sırıtması bitmedi " Annemle babam, o çok övündüğün, hiç bir insanın seni yenemediğini bildiğin için turnuvalara katılıp gösterişlere doyamadığın dövüş yeteneğini avcıya öğretmende karar kıldılar. Tek Prenses olarak destekledim. "

Gregorn dudaklarını birbirine bastırdı. Çaresizce kuma tekme atıp bir öbek kumu havaya uçururken Orithiel kıkırdadı

Anket ekleyin

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.