İçeriğe geç

son arzum

Bölüm 5 · 7 dk okuma

son arzum

Bölüm 5

(yazarın anlatımıyla)

Jessica oğlu Brandon daha 1 yaşındayken evden kaçmıştı. Soğuk bir kış ayıydı. Jessica evden bir kaç parça bi şey alıp kaçmıştı. Kalacak hiç bir yeri yoktu. Bir parka geçip oturdu. O sırada ordan William geçiyordu işten eve dönüş saatiydi. Parkta simitçi görüp parka gitti. 5 tane simit alıp bir banka oturdu. bir simidi eline aldı ve yemeye başladı. Arkadan bir bebek ağlama sesi geldi arkasını döndü ve yürümeye başladı. Yanlarına yaklaştığında kadından izin alıp çocuğu kucağına aldı ve susturmayı başardı. Kadın başından geçenleri anlattı. Konuşma bittiğinde William Jessica ve oğlunu bir eve götürdü. Jessica ve oğluda orda yaşadı kısa bir süre. William'ın karısı evi terk ettiğinde onlarda o eve taşındılar. Birbirlerine alıştıklarında evlenmeye karar verdiler.

***

(Lorin'in anlatımıyla)

Abimin bize hızla geldiğini gördüm. Adrien'ı ittirip benim kolumdan tutup ve yere düşmüş çantamı alarak kapıya doğru yürüdük. Arkadan Adrien'ın görüşürüz dediğini duydum. Babamlarda geldiğinde arabaya bindik. Babam arabayı sürmeye başladı. Hastaneye doğru gidiyorduk. Araba çok sessizdi. Sessizliği açılan radyo bozdu. Şarkının melodisi tanıdık gelmişti şarkı sözleri şöyle diyordu. "Keşke hislerimi sana açıkça anlatabilseydim. Sana deli gibi aşık olduğumu söyleyebilseydim. Göz göze geldiğimiz o anda sanki dilim tutuldu bir anda. Konuşamadım karşında." Ve nihayet hastaneye gelmiştik niye gelmiştik acaba bilmiyordum. Babamları takip ediyorduk. Ultrason odasının kapısını babam çaldığında ben ve diğer kardeşlerimin kaşı çatılmıştı. Hepimiz şaşkın bi şekilde bir birimize bakıyorduk ne olduğunu anlamak için. İçeriden gir sesi geldiğinde babam bize gelin işareti yaptı. Doktor hanım üvey anneme "Hoş geldiniz Jessica hanım uzanın şuraya" dedi gülerek. Üvey annem sedyeye uzandı ve karnını açtı doktor üvey annemin karnına bi sıvı sürdü ve eline bir alet alarak üvey annemin karnında gezdirdi. Dördümüzde hala ne olduğunu anlamayarak bi şekilde olan bi tene bakıyorduk. Doktor konuşmaya başladı "Bebeğiniz çok sağlıklı 6 haftalık daha ama maşallahı var" dedi. Ne yani şimdi bizim bir tane kardeşimiz mi oluyordu hemde ufacık bir bebek. Yüzümde bir gülümseme belirdi ve mutluluktan sağ gözümden yaş akmaya başladı. Sağdan akarsa mutluluktan soldan akarsa mutsuzluktandı ama benim hep soldan akan göz yaşım şimdi sağdan akıyordu hemde mutluluktan. Diğerlerinede baktığımda onlarında güldüğünü gördüm. Üvey annem toparlanmaya başladı ve bizde babamla birlikte kapıya doğru çıktık. Babam konuşmaya başladı "Sizi bunun için getirmiştim mutlu olacağını tahmin etmiştim anneniz çıksın yemek yemeye gidelim sonra nereye isterseniz oraya gideriz olurmu çocuklarım?" Ben ve diğerleri olur anlamında başımızı salladık. Hastaneden çıktığımızda arabaya doğru ilerledik ve bindik. Yol boyunca hala inanamayarak birbirimize bakıyoduk acaba cinsiyeti ne olucaktı. Aklımda binlerce soru vardı. Bir restuaranta girdiğimizde masaya doğru ilerledik. Garson geldi yanımıza siparişleri verdik.Benim canım pek bişey istemediği için kebap siparişi verdim. Nihayet siparişler geldiğinde yemeğe başladık. Üvey annem konuşmaya başladı "Eee bişey söylemediniz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında." Abim konuşmaya başladı "Şahsen ben çok mutlu oldum erkek olsun da futbolcu yapayım onu. Belki Beşiktaş'ta oynarda gururla izlerim kardeşimi." abim sözünü bitirdiğinde ben söze girdim. "Bende çok mutlu oldum şahsen cinsiyeti önemli değil bence ama erkek olsun Fenerbahçe'de oynar severek izlerim" ben ve abimin fanatiklilik işte. Bu cümleyi abime inat söylemiştim. O sırada ablam söze girdi."Bende mutlu oldum şahsen. Ama bence kız olsun ya saçını örerim, giydiririm hayali bile çok güzel ya ama cinsiyeti çok önemli değil sağlıklı olsunda gerisi önemli değil." ablam cümlesini tamamladıktan sonra Brandon konuşmaya başladı. "Bende mutlu oldum hemde çok. Sağlıkla gelsinde cinsiyeti önemli değil." Brandon cümlesini tamamladı. O sırada yemeklerimizi bitirip kalktık. Şimdi lunaparka gidicektik. Lunaparka geldiğimizde Brandon'un telefonla ilgilendiğini gördüm yavaşça onun yanına ilerledim. Telefonuna eğildim tanımadığım biriyle konuşuyodu. Çok takmadım yürümeye devam ettim. Brandon arkadan bana seslendi bende olduğum yerde durdum. "Poz versene storiye atıcam." dedi. İki elimde doluydu. Bir elimde kalpli uçan balon diğer elimde de pamuk şeker. "Böyle mi çekeceksin?" diye sordum. O da başını evet der gibi salladı. Çekmesine izin verdim. Ve storiye atmıştı. Adrienle Brandon takipleşiyolardı. Bu benim için iyiydi. Brandon'a seslenerek "Bende seni çekeyim." dedim. O da poz verdi ve çektim sonra storiye attım etiketleyerek. Lunaparkta eğlendikten sonra eve gelmiştik. Ben duşa girdim hemen sonra pijamalarımı giydim ve uyudum.

***

Sabah olmuştu çalan alarm sesiyle uyandım. Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım. Okula gitmek için hazırlandıktan sonra kahvaltıyı hazırlayan üvey anneme yardım ettim. Abimleri de uyandırdıktan sonra kahvaltıya oturduk hepimiz. Kahvaltımız bittiğinde Brandonla okula gitmek için çıktık. Yolda yürürken bir kadınla küçük bir kıza takıldı gözlerim. Küçük kızın acı çektiği her halinden belliydi. Brandon bunu farkettiğinde bana baktı "Hadi sıkma canını bişey olmaz. Okula geç kalıcaz yoksa." dedi. Bende başımı tamam anlamında salladım. Okula gelmiştik. Brandon arkadaşlarını görünce onların yanına gitti. Bende sınıfıma doğru ilerledim. Sınıfa geldiğimde sıramın orda birisinin olduğunu gördüm. Sırtına dokundum "Pardon sıramdan kalkarmısınız orası benim sıram." dedim. Arkasını döndüğünde tanıdık yüzle karşılaştım. Kuzenim Ruby gelmişti.Şaşkınlıkla ona sıkıca sarıldım. "İkizin nerde kız" dedim alaycı bi sesle. "Bahçedeydi en son bak oraya bi ve artık hep beraber okuycaz biz buraya taşındık." Duyduğum en güzel haber olabilirdi. Hızlıca merdivenlerden indim ve bahçeye doğru yol aldım. Bahçeye geldiğimde kuzenimi aradı gözlerim. Nihayet gördüğümde ona doğru koştum. Boynuna atladım. Sıkıca sarıldım.O da sarılmama karşılık verdi. "Lorin dur kız boğuldum" dedi. Bende gülerek "Durmam Ryan durmam çok özledim sizi." dedim. "Tamam kız bende çok özledim seni de yeter artık." dedi. Bende gülerek boynundan indim o sırada Adrien bize ters ters bakıyodu. Kıskanmışmıydı neydi. Adrien'ı takmayarak Ryan'ı kolundan tutarak Brandon'un yanına ilerledim. Ryan ile Brandon'u tanıştırdıktan sonra sınıfa doğru ilerledik. Ryan Adrien'ın sınıfındaydı. Ruby ise bizim sınıftaydı. Tenefüs zili çaldığın da Ruby ve Brandon ile Ryan'ın sınıfına doğru ilerledik. Kapısı hala kapılıydı. Açılmasını bekledik. Ve nihayet açıldı. Tahtada duran Ryan ile Adrien'ı fark ettim. Kavga etmiş gibi duruyorlardı. Hemen içeri girdim. Ve arkamdan Ruby'ninde girdiğini gördüm. O Ryan'a doğru ilerledi ben ise Adrien'ın önündeydim. Benim girdiğimi görünce bakışlarını bana çevirdi. Dudağı patlamıştı ve kaşı açılmıştı. Ben elimi dudağına değdirdiğimde acıyla gözlerini kapattı, sanırım acımıştı. "Acıdı mı çok özür dilerim" dedim. "Yok acımadı" dediğini duydum. Ryan'a doğru ilerlediğimde kolumdan tutmuştu ve beni kendine çekti."Kuzeninmi dir nedir o zımbırtıyla çok yakın olma bu gördüğün halden daha beter yaparım onu kimse benim sevdiğime dokunamaz"dedi. Bana sevdiğim dedi hemde bana."Allah Allah dünya senin etrafında dönmüyo hem benim hayatım karışamassın." dedim.Aslında hoşuma gidiyordu."Sen benim dünyamsın ve etrafımda dönüyorsun onun için sorun yok." kısık bir sesle söylemişti sadece ikimizin duyacağı bi şekilde.Ben duymamazlıktan gelmiştim"Birşeymi dedin" kısık söylemiştim bende.O da başını iki yana salladı hayır anlamında. Zil sesi çalmıştı Ruby ile sınıftan çıktık. Ders Tarihti benim sevmeğim derslerden yine biriydi. Başımı sıranın üstüne koydum. Tam uyuycakken kapı çaldı. Nöbetçi öğrenci gelmişti. "Hocam dersinizi böldüğüm için özür dilerim.İlk yardım bilen biri varsa revire gelcekmiş." Hoca ilk bize baktı. Ben ilk yardım biliyodum. Elimi kaldırdım "hocam ben biliyorum izninizle gidebilirmiyim.

?" dedim. Hoca tamam dedi. Bende revire doğru yol aldım nöbetçi öğrenci ile. Revire geldiğimde Ryan ve Adrien vardı. Ryan'a hemşire ilk yardım ediyodu. Hemşire bana bakıp "Sen şu sevgiline ilk yardım yap çanta dolabın üstünde ben yapacaktım ama beyefendi bana sadece sevgilim dokuna bilir dedi o yüzden seni çağırttırdım." dedi. Ben ne ara Adrien ile sevgili olmuştum kendi kafasında kurmuş. Hoşuma da gitmedi değil. İlk yardım çantasını aldım batticon ve bir kaç tane pamuk aldım. Adrien'a doğru ilerledim bi elimi bacağının üstüne koydum. Pamuklardan bir tanesini aldım ve üzerine batikon sürdüm. Kaşına yavaşça dokunduktan sonra acıyla bacağının üstündeki elimi sıktı. Ben takmayarak devam ettim pansumana. Elimin üzerindeki eline baktığımda eli yara olmuştu baktığımı fark ettiğinde elini belinin arkasına sakladı. "Ver şu elini pansuman yapıcam hadi" dedim. Başını iki yana salladı. Kolunu tuttuğumda pes ederek elini verdi. Elini açtığında yaralara batikon sürdüm. Diğer eli az olmuştu ama diğer elinede pansuman yaptım. İşim bittiğinde hemşireden izin alıp revirden çıktım. Okul nihayet bitmişti. Ryan'ın sınıfına geldik kapının önünde bekliyorduk. Sınıf sonunda çıkmıştı. Adrien ve arkadaşları çıkıyodu. Adrien Brandon'a selam vererek yanımızdan geçti gitti. Banada göz kırptı giderken. Riven çıktığında bizde çıkışa doğru yürüdük. Bugün telefonuma hiç bakmamıştım. O yüzden telefonumu elime aldım. Baktığımda Instagramdan bir mesaj isteği gelmişti. Hesaba baktığımda tanıdık kullanıcı adıyla karşılaştım. @adrien58117 size bir mesaj isteği yolladı. Adrien'ın hesabıydı bu. Mesaja

tıkladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.