İçeriğe geç

Son 317 Günüm

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Son 317 Günüm

Bölüm 1

Giriş

Uzun hastane koridorunda ailesinin doktor odasından çıkmasını bekliyordu, küçük kız. Son zamanlarda kalbindeki ağırı onu bu kasvetli koridora getirmişti.Uzun bir bekleyiş ardından ailesi odadan çıkınca oturduğu hastane koltuğundan kalktı ve ailesinin yanına koştu ama yanlarına vardığında yüzü soldu. Annesinin gözleri kıpkırmızıydı, kirpikleri ıslaktı ve yaptığı göz makyajı akmıştı. Babasının ise yüzü bembeyaz olmuştu. Onları izlemeyi bırakıp "Anne, ne oldu size, doktor ne dedi?" Sorularını yöneltti. Annesi kendini tutamadı ve tekrardan ağlamaya başladı. Babası, küçük kız ile aynı hizada olmak için diz çöktü ve kızının iki elini tutup "Hazal, bu sorularını sonra evde konuşalım, olur mu? Şimdi bir şeyler yemek ister misin?" Diye geçiştirdi. Hazal sevinçle "Olur!" Dedi ve koşarak hastane çıkışına doğru ilerledi. Büşra Hanım, eşi Yunus Bey'e "Yunus, ne yapıcaz, kalbinde tümör olduğunu nasıl söyleyeceğiz? Hadi söyledik diyelim sonraki hayatı ne olacak?" Dedi ve daha çok ağlamaya başladı. Yunus Bey, derin bir nefes aldı. "Bilmiyorum, eve gidince bir şekilde açıklayacağım. Şimdi toparlan, Hazal'ı yemeğe götürelim. Gerisine sonra bakarız." Dedi ve o da çıkışa yöneldi. Varlıklı bir aileydiler. Yunus Bey, Aker Holding'in sahibiydi. Büşra Hanımın ise kendi giyim markası vardı. Eğer tedavisi olsaydı tüm varlıklarını verebilirlerdi ama kızın sahip olduğu hastalığın bir tedavisi yoktu ve kalp nakli ise daha çok küçük olduğunadan çok riskliydi, Hazal ölebilirdi... O gün akşama kadar geçirdiği en güzel günüydü, Hazal'ın. Bu zamana kadar ailesinin yasakladığı tüm yemekleri yiyebilmişti, ailesi ona abur cubur almışlardı. Bu da falza yaptıkları bir şey değildi ama bugün yapmışlardı. Çok mutluydu Hazal, ta ki babası onunla bir şey konuşma adına yanına çağırana kadar. "Hazal, kızım! Seninle önemli bir şey konuşmamız lazım, yanıma gelir misin?" "Geliyorum, baba!" Koşarak oturma odasına geldi, babasının ve annesinin ortasına oturdu. İlk başta annesi söze başladı: "Kızım, günün nasıldı?" Hazal büyük bir neşeyle cevap verdi. "Harikaydı, anne! Arada bir tekrarlasak sakıncası olmaz, değil mi?" Babası devam etti "Kızım, seninle bir şey konuşmamız gerekiyor..." Küçük kız dikkatle babasının söyleyeceği şeyi beklemeye başladı. "Nasıl söylesem bilemiyorum, senin için ne kadar zorsa bizim için de o kadar zor..." Adam boğazını temizleyip devam etti: "Senin kalbin çok hassas bir kalp." "Nasıl yani." "Senin kalbin hasta bir kalp, tümör var kalbinde"Annesi şiddetli bir şekilde ağlamaya başlarken küçük kız merakla sordu "Baba, tümör ne demek?" "Tümör demek, bir bakteri gibi bir şey." Adam, kızına sımsıkı sarıldı. "Güzel kızım, senin için çok zor olacak ama babanın her zaman yanında olduğunu asla unutma." Küçük kız hiç bir şey anlamamıştı ve dünya cehenneminin daha yeni başladığından bihaber bir şekilde babasına sımsıkı sarıldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.