İçeriğe geç

Sokak Lambası

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Sokak Lambası

Bölüm 2

"Tanışıyor muyuz bayım?"

Buğra Kaan 'dan;

Araba soğuktu ama onun bu hali daha soğuktu. Her şeyi bir anda nasıl unutulur? Aklım almıyor, kalbim kabullenmiyordu . Evin lambalarına baktım, yanıyordu demek ki evdeydi . Gülümsedim,içimden bir sebebten dolayı dışarıya çıkmasını beni bir kez olsun görsün istiyordum. O sıra dış kapının sesini duydum . Camı az açıp izlemeye başladım, gözden kaybolduğunda gözlerimi kapadım. Gözlerimin dolduğunu o an anlamıştım, neden unutuyor beni?

Havanın soğukluğu yüzüme çarptıkça gerçekler de bir o kadar canımı yakıyordu. Gözlerimi açtığımda yavaş adımlarla eve doğru geldiğini fark ettim , camı biraz daha açıp beni fark etmesini bekledim. Öyle de olmuştu, gözlerim belki de bakışlarım dikkatini çekmiştir. Zaten biz böyle tanışmamış mıydık? Bu soru aklıma gelince o Anlara ister istemez dalmıştım. Geçmiş zamanlarda yolculuk yaparken bunu bölen kapının çarpma sesiydi. Silkelenip evin camlarına baktım eğer onu azıcık tanıyorsam pencereden bakacaktır. Cama biraz daha umutla baktığımda bir silüet gördüm, sonra boncuk gözlerini. Pür dikkat bakıyor bir o kadar da sorguluyordu kim olduğumu, ona daha dikkatli baktım. Gözlerimden bakışlarımdan anlamasını bana gelmesini bekledim . Olmadı.

Sanki rahatsız olmuş gibi birden perdeyi çekti ve yavaşça kaybolan silüet dışında bir şey göremedim.. Önüme döndüğümde direksiyonu sıkıca tuttum , titrek nefes alıp "Sadece beni unutmamanı gözlerimden tanımanı bakışlarımı anlamanı istedim. Sahi çok mu şey istiyorum cimcime?" diye fısıldadım . Sesim ağızımdan çıkan dumanla beraber kaybolmuştu loş yanan sokak lambasının altında.. Oysa kulaklarına ulaşmasını o kadar çok istiyordum ki , bana gelmeni , sarılmanı, dizlerinde uyutmanı sanırım çok şey istiyorum senden ..Özür dilerim fark etmemişim, sen dileklerimin hepsini af büyür ama gelmeni o kadar istiyorum ki . Sana cimcime demeyi bile özledim, lütfen bir daha ki gördüğünde unutma beni Cemre. Arabayı çalıştırıp ilerlemeye başladım...

Cemre'den devam;

Alarmın sesini duymakla yatakta dikilmiştim, bu anı hareketin ile belime ağrı girmişti. Umarım duş alınca geçerdi yoksa ise gidemezdim bu da demek oluyor ki azar yiyecektim . Duşa girdikten sonra kıyafetlerimi giymeye başladım, ağrısı hâlâ vardı hissediyordum. Gidemeyecektim bunu anladıktan sonra kahvaltı yapmadan durağa yürümek için evden çıktım. Çantamdan telefonumu ararken yürüyordum bir yandan da , bulduktan sonra kafamı kaldırdım. Kaldırmam ile o arabayı bir daha gördüm, iyice bakınca dün gece ki araba olduğunu farkettim . Ürkek adımlarla ilerlerken bir yandan da arabanın içine bakmaya çalışıyordum, içine baktığımda o vardı dün gece bana bakan adam vardı.

Uyuyordu tuhaf hissettim , yüzü bir şeyi anımsatıyor gibiydi ama anlamıyordum. Otobüs kornası duyunca bakışımı çekip durağa baktım, korkmuştum. Hızla otobüse ilerledim ve bindim. Arabaya geri baktığımda onun da uyandığını gördüm ama o beni görmüyordu otobüs camları sağ olsun. Ücreti verip geri yerime oturduğumda, kulaklığımı taktım. Müziği açtıktan sonra düşünmeye başladım, gözleri yeşildi, ten rengi buğday gibiydi , yanakları biraz kızarmıştı bir ihtimal soğuktan diye düşündüm . Bu ihtimal aklıma gelince' acaba hasta olur mu ?'diye düşündüm. Bu düşünce ile hemen silkelenip kendime geldim , bana ne canım, tanımıyorum etmiyorum beni ne ilgilendirir . Ama dün nasıl baktı, tüm gece düşünmekten kafayı yedim. Bakışı bir orman gibiydi derindi , karanlıktı, huzur vericiydi. Neden bana öyle baktı ki ? Tanışıyor muyduk ? Aklımda isim tutmakta biraz beceriksizim bu yüzden eski arkadaşlarımdan biri diye düşünmeye başladım bu sefer . O zaman bir daha karşılaşırsak , denk düşersek kim olduğunu soracağım ona .

Hastaneye varınca acil tarafına ilerlemeye başladım, bir iğne yesem kendime gelirdim . İğneyi vurdurduktan sonra 1 günlük raporumu iş yerine bırakmak için otobüs durağına geri yürüdüm. Otobüs gelene kadar biraz kitap okuyabilirdim, telefondan kitabı okuyamaya başladıktan sonra otobüs geldi . İş yerine varınca güvenlik yerinde oturan Yusuf Dayıya selam verdim ,"Günaydın Yusuf Dayı , nasılsın iyisindir inşallah?" diye sordum . Bana bakıp gülümsedi "Aa kızım, görmedim af büyür iyiyim sen nasılsın ? Serviste inerken görmedim seni hayrola inşallah bir seymi oldu ?"diye sordu endişeyle , ona bakıp "İyiyim Dayım , rapor vermeye geldim sonra geri gidicem, belim ağrıyor da biraz . Ama endişelenecek bir şey yok . "diyip el salladım ona ve ilerlemeye başladım. Patronun odasına varınca kapıyı çaldım, içeriden 'gel' sesini duymamla içeri girdim . Patron bilgisayara gömülmüş sinirli sinirli bir şeyler yazıyordu, kafasını kaldırınca beni gördü . Konuşmadan önce gözlüğünü doğrultup bana alaycı gülümseme ile baktı..

"Oo Cemre Hanım, şeref verdiniz zahmet etmişsiniz buraya kadar ? Hayrola inşallah bu sefer ne bahanesiyle geldin bana ?"diye imali sert konuştu benimle . Aldırış etmeden sakince"Efendim raporum var size onu vermeye geldim izninizle." diyip masaya raporu bıraktım. Bir rapora bir bana baktıktan sonra konuşmaya başladı," Sen işten mi kaytarıyorsun? Ne bu ? Belin ağrıyor diye mi rapor aldın ? Kaç kişi ne ağrılara rağmen geliyorlar işe sen farkında mısın ?"demesiyle bende şantenler atmaya başladı daha fazla dayanamayıp "O zaman onlar da izin alsın, oturmaktan hiç bir iş yapmamaktan belleri ,bir yerleri ağrıyordur. Bana her şeyi yaptınız , dün mesaiye tek kaldım . Koskoca şirkette neden tek başıma mesaiye kaldım? Sekreterinizle orada burada sürtüneceksiniz diye bütün işleri bana kaldı , bana bakın ister kovun ister susun umurumda değil ben sağlığımdan mükellefim . Eğer çalışanlarınızın canlarına susamadıysa kalksinlar hastaneye gitsinler . Bu kadarda aç gözlü olmayın yeter ."diye bağırıp odadan çıktım. Çıkışa doğru ilerlerken bir yandan söyleniyordum 'Neymiş bahaneymiş, neymiş kaytarıyormuşum , ay bir tarafım. Sabır ya !' diye diye çıkışa geldim , Yusuf Dayıya selam bile vermeden çıktım ve aşağıya durağa doğru yürüdüm.

Saçım rüzgardan dolayı ağzıma girdiği için toplamaya başladım . Toplarken bir araba gördüm , iyice baktıktan sonra durdum . Bana bakıyordu, neden bakıyordu? Neden gelip benimle konuşmuyordu? Bir cesaretle arabaya yürüdüm, yürümekle arabayı çalıştırmaya başladı , bunu anlayınca koşmaya başladım ama çoktan gaza basmıştı. Oflayıp durağa gittim , otobüs gelince binip eve gitmeye koyuldum. Bir an önce eve gidip yatmak istiyordum , aşırı uykum gelmişti. İğne uykumu getiriyordu bu gayet normaldi . Eve varınca üstümü indirip duşa girdim bir daha , geceliğimi giyip yatağıma sokuldum . Müzik açtim , bir yandan da alarm kuruyordum uyanmak için . Şuan saat 12.45'di. Alarmı saat 14.45 yaptım ve yattım . Aklımdan geçen tek soru bu olmuştu.

"Tanışıyor muyuz bayım?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.