"Hani bazen cümleler değil de bakışlarımız konuşsun isteriz ya , şuan öyle durumdayım."
İyi okumalar dilerim efendim..🤍
Havalar bu aralar olması gerekenden daha soğuktu. Akdeniz bölgesinde ilk defa bu soğukluğa denk geliyordum . Eve vardığımda direkt olarak duşa girdim, her ne kadar üşensem de . Çıktığım gibi mutfağa gitmiştim, karnım acıkmaya başlamıştı. Bu gayet normaldi çünkü mesaiden geliyordum ,patron son evrakları da bana kitlemişti. Bir kez daha sinir krizi geçirdikten sonra gönül rahatlığıyla makarna suyumu koyabilirdim . Makarna suyumu kaynamaya bıraktıktan sonra diğer malzemelerimi mutfağın tezgahına koydum . Lakin en büyük malzemem kalmamış yani makarna yoktu evde . Ocağın altını kapatıp ceketimi giymek için vitrine yöneldim. Ceketimi ve cüzdanımı alıp markete yol almıştım.
Gece saat 2.30 'du . Kimseler yoktu , normaldi herkes eminim uyuyordur . Markete vardığımda direkt bakliyat bölümüne ilerledim , makarnayı aldıktan sonra kasaya gittim. Kasa da Ceyda Abla vardı. Onu görünce gülümsedim,"Kolay gelsin abla." dedim , makarnayı okuturken bana bakıp gülümsedi " Sağ ol kuzum , yine mesaiden mi geliyorsun? Ah be ablam yazık değil mi , bu yaşta bu kadar saat çalışıp üstüne az maaş almak ? Bir yandan sınava da çalışıyorsun, yorulmuyor musun?" dedi bana anne edasıyla. Ona bakıp gülümsedim , o da haklıydı, çok zorlanıyorum ve bir o kadar da yoruluyordum. Ama üzülmemesi için ona gülümseyerek "Yok be ablam alıştım ki artık, hem sen üzülme çok zorlanırsam çıkarım ki işten .." dedim , dedim ama çıkamazdım ki . Ev kirası,faturalar , kitaplar ,yemekler derken baya bir masraf oluyordu bu da benim çalışmayı asla bırakmayacağım anlamına geliyordu. Ben böyle düşünürken Ceyda Abla bana dokunup , "Başka bir şey ister misin ablacım?" diye sordu , düşüncelerimden ayrılıp "Yok ablam teşekkür ederim, neysekolay gelsin abla ."diyip marketten çıktım.
Yürürken hâlâ düşünüyordum, ama ne düşündüğümü de bilmiyordum . Böyle böyle eve varırken evin karşı binasında bir araba gördüm. Arabanın kısık farları bana bakıyordu lakin tek araba değil sanki içindeki kişi de bana bakıyordu. Kim olduğunu anlamak için plakaya baktım lakin tanımıyordum, kim olacağı hakkında bir fikrim yoktu. Yavaş yavaş yürümeye devam ettim , kapıya vardığımda hafif baktım. Çok belli değildi ama sokak lambası sayesinde az açık olan arabanın camından gözlerini gördüm.
Yeşildi hâlâ tanıyamamıstım , evin içerisine girince salona gidip aşağıya bir daha baktım hâlâ oradaydı. Fakat şöyle bir sorun vardı , bu sefer direkt bana bakıyordu. Öyle bakıyordu ki sanki gözleri bir ormanı anımsatıyordu, lakin bakışları öyle demiyordu. Sanki benden bir hareket, bir söz bekliyor gibiydi. Ben onu tanımıyordum bunu biliyorum, tanısaydım unutmazdım..
Daha fazla orada durmak yerine mutfağa gitmiştim. Makarnayı yiyeceğimi sanmıyordum , birden iştahım kaçmıştı. Açtım oysa, kendime kahve yapıp balkona ilerledim. Ceketim hâlâ üstümdeydi, cebimdeki kulaklığımı çıkardım. Müzik dinlemek bana her zaman iyi geliyordu , kafamı da susturuyordu. Müzik seçmek için uygulamaya girdim ,en son "Rei6 - Ah Canım Sevgilim" dinlemişim . Şarkıyı başa alıp bir daha dinlemeye başladım, gözlerimi kapatıp arkama yaslandım. Üzerimde bir çift göz hissediyordum hani biri sizi izler gibi hissedersiniz ya aynı o şekilde hissettim. Gözlerimi yavaşça açıp aşağıya baktım. O'ydu. Bir türlü tanıyamadığım , ama yabancılık hissi vermeyen adamdı. Kafam çok karışmıştı,
Kimsin sen ?
Ve niye geldin?