Güneşin altın renkli ışıkları sık ormanın üzerinde süzülerek yaprakların arasından sıyrılıp ormanın içini minik minik ışıklar saçıyordu. Kuşların cıvıltıları ağaçları dans ettiren rüzgarla bir senfoni oluşturuyordu.
Müthiş bir manzara, nefesimi kesecek kadar. İnsan burada yaşarsa hiç yaşlanmaz gerçekten. Orman adeta beni bir bataklık gibi içine çekerken ağaçların arasından yükselen bir sesle kendime geldim.
-Bu lanet çalılar neden burada ki?
Karşımda 1,70-1,75 boylarında esmer bir genç belirdi. Çalılıklardan tamamen kurtulduğunda karşıma dikilmiş bana bakıyordu, boylu ve hafif kaslı bir vücudu vardı. Ama ilk dikkatimi çeken griye çalan gözleriydi. Kısa bir süzmeden sonra “Ah! Seni korkuttum sanırım.” Dedi. Bu özür olmayan özürünün üstüne sağıma soluma baktım, bir dakika önce patikada yürüdüğüme yemin edebilirim. Neredeyim ben?!? Kayboldum ve yanımda bir adam var! Bu hiç de iyi bir kombinasyon değil.
Genç bir bana bir sağına soluna bakarak dikkatle etrafı izliyordu. Burada bir dakika daha durmak istemiyorum. Hiçbir şey söylemeden koşmaya başladım ama ayaklarımı çizen dal parçaları yüzünden çok da hızlı koşamıyordum. Birkaç adımdan sonra kolumda bir el hissettim. ”Hey!”
Birden beni kendine çevirdi ve “ Lütfen benden kaçma küçük hanım, sana zarar vermeyeceğim.” dedikten sonra kolumdaki elini çekti. Boy farkından dolayı hemen beni yakaladı! İlk defa boyumun daha uzun olmasını diliyorum. Tekrar koşmak istiyorum ama bir işe yarayacağını sanmıyorum. Tereddüt ederek “Pe-peki o zaman takip etme beni. Neden buradasın ki?”
Gözlerinin içine bakarak korkmadığımı belli etmeye çalışıyordum ama o halen etrafı izleyip duruyordu. Gri gözleri korku ve endişeyle parlıyordu. Kısa bir düşünmeden sonra kafasını eğdi ve eğildi. Yüzlerimiz karşı karşıya gelince durdu. “Yardımına ihtiyacım var. Sana güvenebilir miyim?” bu kısa yakınlaşma kalbimi hızlandırmıştı. Gri gözlerinin beklenti dolu hali ise beni korkutuyordu.
Kısa bir an duraksasam da gözlerimi gözlerinden ayırıp geri çekildim. Neden böyle bir şey yaptı ki şimdi?.. Sapık mı yoksa?!?
-Öz-özür dilerim yardım edemeyeceğim. İ-iyi günler.
Buradan acilen uzaklaşmalıyım. Tanımadığım bir adamla bu ormanda kalmaktansa bir ayıyla karşılaşmayı yiğelerim. Gözlerimi üstünden çekmeden birkaç adım daha geriye gittim. Bu hareketimi fark edip doğruldu ve yanımızdaki bir çalıyı ayakları ile araladı.
-Gerçekten mi? Yazık oldu.
Sesi hayal kırıklığı ve endişe doluydu. Şimdi koşmaya başlarsam beni yakalar mı? Yakalar! Bacakları uzun, iki adımda beni yakalar! Kaçmama gerek var mı? Hayır eğer normal biri olsaydı ilk kaçmaya çalıştığımda peşimden gelmezdi.
“O zaman küçük hanım bir iyilik daha isteyeceğim.” Yüzünde masum ve yalvaran bir ifadeyle devam etti. “Maalesef şu anda kaybolmuş durumdayım, patikayı bulmama yardım eder misin? Burada telefonda çekmiyor, haritam falanda yok. Az önce kendinden çok emin bir şekilde ormanda yürüyordun. Geldiğin yolu gösterirsen çok sevinirim.”
Ne demeliyim? Bende kaybolmuş durumdayım ama bu adamla doğru yolu bulmak için belki de saatlerce dolaşmak zorunda kalacağım! Ayrıca kaybolduğumu söylemek de çok utanç verici geliyor şu an.
-Üzgünüm yine yardımcı olamayacağım. Lütfen kendi başınızın çaresine bakın. Benim artık gitmem gerekiyor, ailem beni merak etmiştir. İyi günler.
İyi günler ne Asel, iyi günler ne!? Panikten ne dediğimi biliyor muyum ki? Lütfen artık beni takip etme.
Ben cevabını duymak için onu izlemeye başladım ama hiçbir şey demeden korku ve hayal kırıklığı ile etrafı izlemeye başladı. Tam zamanı Asel, kaç. Tabana kuvvet! Tüm hızımla koşmaya başladım. Kollarım ve ayaklarım dallara ve çalılara değip kanamaya başladı ama hızımı kesmedim. Korkuyla zikzaklar çizerek durmadan koştum. Artık takatim kalmadığında yavaşladım, boğazım cayır cayır yanıyordu. Deli gibi öksürük tuttu, kendimi daha fazla tutamayıp olduğum yere çöktüm. Kaçabildim mi? Beni takip etmedi değil mi?
Sonunda kurtulduğumu düşünüp derin bir nefes aldım. Kısa bir nefeslenmeden sonra gözlerim, kollarım ve ayaklarıma kaydı. Kan revan içindeydi, gözlerim korku ile ateşlendi. Artık sakinleşmeye başladığım için kollarımdaki ve bacaklarımdaki çiziklerin acısını yeni yeni hissetmeye başladım. Çok acıyor. Ağlamak istiyorum kollarımdaki çiziklerden daha önemli şeyler vardı. O sapık adam ve ormanda kaybolduğum gerçeği!
-Şimdi ne yapacağım?
Şurada gözlerim şişene kadar ağlamak istiyorum. Neden hızlı yürüdüm ki? Neden etrafıma dikkat etmedim? Neden bu adam ile karşılaştım ki? Gözlerimi avuçlarımın içine alıp akmaya başlayan gözyaşlarımı durdurmaya çalıştım. Şimdi burada kendimi bırakamam neredeyse gece olacak. Gece burada o gençten daha tehlikeli insanlar dolaşıyor olabilir, akrap veya yılan sokabilir beni. Burada sessizce ölümü beklemek istemiyorum ayrıca cesedimin bu ormanda çürüyüp gitmesini de istemiyorum… Fazla dramatik düşünüyorum belki ama artık eve gitmek istiyorum gerçekten.
Kalan son birkaç damla gücümle ayağa kalktım. Halen adrenalinin etkisindeydim ve ayaklarım titreyip duruyordu, beki de acıdan dolayı böyledir. Etrafımı son kez kontrol ettikten sonra tekrar yürümeye başladım. Ayaklarım çok ağrıyor ve akan kanım tenimde kuruyup kabuk kabuk olmaya başlamıştı. Hepsi onun suçu!
-Bir daha görürsem… korkudan hiçbir şey yapamam büyük ihtimalle.
Offf burada ölmeyi beklemek daha cazip gelmeye başladı.
Birkaç metreden sonra arkamdan yükselen çıtırtı sesiyle irkilip arkama döndüm ama bir şey göremedim. Kendi kendime bir sincap olduğuna inandırmaya çalıştım ve yürümeye devam ettim. Birkaç adım sonra ve daha sonraki adımlarımda aynı sesi duymaya devam ettim. Korku iyice bedenimi ele geçirmeye başladığında tekrar tüm hızımla koşmaya başladım ama ayaklarımdaki yaralar buna izin vermedi. Birden önüme düşen bir gölge ile çığlık atmaya başladım. Arkamdaki kişi ise birden kolumu yakalayıp beni durdurdu.
-Sakin ol! Bir şey yapmayacağım.
Beni telkin ederken ki yumuşak sesi iyice sinirlerimi bozdu ve yere çöküp ağlamaya başladım.
-Artık peşimi bırak lütfen. Çok zayıfım… Anne!
Ben tüm gücümle bağırıp ağlarken genç karşıma oturup beklemeye başladı. Bu sakin hareketleri sonunda ağlamamı durdurmamı sağladı.
-Bitti mi? Sana bir şey yapmayacağım! Tamam?
Ben hıçkıra hıçkıra göz yaşlarımı silmeye başladım. ”Neden beni takip edip duruyordun?”
Derin bir iç çekip konuşmaya başladı.” Patronumun köpeğini geziye çıkarmıştım ama kayışı elimden kaydı ve ormanda koşmaya başladı. Peşinden koşarken kayboldum. Seninle karşılaştım ve yardım edebileceğini düşündüm. Peşinden ise patikayı bildiğini düşündüğüm için geldim.”
Ben sessiz hıçkırıklarım ile onu dinledim ama söyledikleri acımı daha da arttırdı. Bir hiç uğruna bunlar başıma geldi yani?!? Şimdi ise tanımadığım bir adamın önünde salya sümük ağlamıştım, çok utanç verici. Yüzümü kan içindeki kolum ile silmeye çalıştım. Bu hareketim daha da kirlenmeme neden oldu.
Çocuk cebinden bir selpak çıkarıp bana uzattı. Sessizce teşekkür edip aldım. Ben yüzümü temizlemekle uğraşırken aramızdaki sessizliği bozdu ”Sen de kayboldun değil mi?”
Bu sorusu beni gücendirmişti açıkçası. Öfkeyle bağırmaya başladım” Sen en başından açıklama yapsaydın bunlar olmayacaktı. Sapık gibi benim iznim olmadan yakınlaşıyorsun. Biraz sağ duyun olsun!” bu çıkışım onu afallatmış ve birazda utandırmıştı. Elini kahverengi saçlarında gezdirip derin bir iç çekti.
-Haklısın özür dilerim. Paniklediğimde hareketlerime dikkat etmiyorum.
-…Olan oldu.
-Şimdi ne yapacağız peki? Kaybolduk!
-Bilmiyorum…
İkimizde olduğumuz yerde bir sağımıza bir solumuza bakakaldık.

Emeği geçenler: @sempatik_kedi @olivia.6 @sadie_wairhstar511
Merhaba, biz Çizgi Yazarlarıyız! Çizgi'de "kitabını duyurmaya çalışan ve destek arayan yazarlara" yardımcı olmak amacıyla kurulan discord sunucumuzda yazarlarımız, hikayeyi devam ettir etkinliği ile bu kurgunun temellerini attılar. Kitabı beğendiyseniz yazarları kendi hesaplarını takip ederek de destekleyebilirsiniz...
Sunucumuz yazarlara kitaplarını tanıtma, oy, yorum, eleştiri gibi desteklerin yanı sıra diğer yazarlarla arkadaşça sohbetler edebilecekleri bir ortam sunuyor. Yazarlara, kitap yazarken yardım istedikleri konularda el uzatacak olan kişiler bulabilecekleri, oyunlar ve etkinliklerle zaman geçirebilecekleri, saygılı ve huzurlu bir ortam vadediyoruz!
Eğer siz de ismini duyurmak isteyen keşfedilmemiş bir yazarsanız, topluluğumuza katılarak destek alabilirsiniz.
Aramıza katılmak isterseniz lütfen bize dönüş yapın...

