İçeriğe geç

SOĞUK AŞKIN ATEŞİ

Bölüm 4 · 3 dk okuma

SOĞUK AŞKIN ATEŞİ

Bölüm 4

4.BÖLÜM HİÇ YOKTAN İYİDİR

Cumartesi akşamıydı makyajımı silmiş,akşam yemeği yemiş,dişimi fırçalamış ve bakımımı yapmıştım.Artık uyumaya hazırdım. Rahat bir uyku çekeceğime inanıyordum çünkü aklımda birşey yoktu ve sınavdan iyi bir puan aldığım için mutluydum.Işığımı kapatıp gece lambasının açılma tuşuna bastım.Yatağıma doğru yürüdüm ve yorganı kaldırıp yatağıma yerleştim. Aslında bugün telefonla uğraşmadan uyumayı planlıyordum fakat telefonumdan gelen bildirim sesi beni bu düşüncemden arındırdı. Bildirime tıklayıp mesajı açtım.

Oğuz: İyi akşamlar Hazal. Geç saatte yazdığım için özür dilerim ama yarın buluşalım mı? :)

Ben: Sorun değil uyumamıştım.

Ben: Olur.

Oğuz:Pekala nerede buluşalım istersin?

Oğuz:Ayrıca ne zaman ve ne yapalım?

Ben: Bilmem belki küçük bir orman parkına gidebiliriz. Doğayı severim.

Ben: Belki saat 14.00 olabilir.

Ben: Ne yapacağımızı bilmiyorum sen söyle.

Oğuz:Pikniğe ne dersin?

Bu hiç beklemediğim bir öneriydi fakat zaten parka gidecek olursak yapılabilecek en mantıklı şey buydu.

Ben: Olur yemekleri buluruz bir yerden artık.

Oğuz: Aynen öyle. O zaman yarın görüşürüz.

Ben:Görüşürüz.

Mesajlarımdan çıktım ve telefonu sessize alıp başucumda ki komidinin üstüne koydum.

Sabah nasıl olduysa alarmlarım kapalı olsada erken uyanmıştım. Bu iyiydi çünkü pikniğe yiyecek bulmak için daha fazla zamanım olacaktı. Telefonumu aldım ve telefonun sesini geri açtım. Tam biraz sosyal medyada gezinecektim ki bir bildirim dikkatimi çekti .

*Oğuz adlı kişiden yeni mesaj*

Dün gece telefonumu sessize aldığım için geldiğini duymamış olmalıydım.

Bildirime tıkladım ve mesajı gördüm. Fakat Oğuz mesajı silmişti. Telefonumda silinen mesajları gösteren bir uygulama vardı. Uygulama üzerinde Oğuz'un silinen mesajını seçtim ve biraz bekledikten sonra mesajı gördüm. Mesajda aynen şöyle yazıyordu.

Oğuz: İyi geceler güzel Hazal. :)

Neden böyle bir mesaj atsındı ki? Tamam, iyi geceler diyebilirdi. Güzel olduğumu da düşünebilirdi ama neden bunu dile getirme ihtiyacı duyuyordu ki? Bu çocuk sürprizlerle doluydu. Belki de ben abartmış olabilirdim ama şuan bunu düşünme zamanı değildi. Bugünki pikniğe hazırlanmalıydım. Bu yüzden yatakta doğruldum, kollarımı, bacaklarımı ve sırtımı esnettim ve sonunda ayağa kalktım. Perdelerimi aralayıp odamın biraz gün ışığı görmesine izin verdim. Günlük sabah rutinimi gerçekleştirdikten sonra pikniğe yemek bulmak için mutfağa gittim.

Elimi dolabın kapağına uzattım ve kapağı açtım. Dolapta yumurta peynir ve biraz ekmek dışında kayda değer birşey yoktu. Bu yüzden markete gidip birşeyler almam gerekiyordu. Tam dolabın kapağını kapatacakken gözüme birşey çarptı.O düşündüğüm şey miydi? Havuçlu kek!

Havuçlu keki annem sayesinde küçüklüğümden beri çok sevmişimdir. Bunu pikniğe götürebilirdim.Fakat yinede bu çok azdı ve yinede markete gitmem gerekecekti fakat yinede havuçlu kek olduğu için çok mutluydum.

Marketten biraz aburcubur biraz meyve ve çikolata sosu almıştım. Eve döndüğümde bunları bez çantama attım ve hazırlanmaya başladım. Altıma beyaz sade bir etek giyindim ve üzerime koyu yeşil bir T-shirt giydim.Çantama birde piknik örtüsü koymalıydım ama nerede olduğunu bulamadım. Oğuz'un getireceğini düşünerek beyaz spor ayakkabılarımı giydim ve dışarı çıkıp arabama bindim. Oğuz'la hangi parka gideceğimizi kararlaştırdık. Yakındaki bir cafe'ye uğramayı planlıyordum ama Oğuz'un hangi içeceği sevdiğini bilmediğimden vazgeçtim ve yola devam ettim.

Parkın girişinde Oğuz'un arabasını görünce doğru yere geldiğimi anladım.Çantamdan el aynamı çıkardım ve makyajımı tazeleyip kızıl saçlarımı arkadan öne küçük bir el hareketiyle attım. Arabadan indim ve Oğuz'a doğru gittim. Parkın kapısının önünde durduk ve durum raporu yapmaya başladık.

"Ne getirdin?"

"Piknik örtüsü biraz atıştırmalık ve içecek.Sen? "

"Şükürler olsun. " diye düşündüm piknik örtüsü getirmemiştim.

"Biraz aburcubur meyve ve çikolata sos var. Birde kek. "

"Çok güzel. " dedi Oğuz seçtiğim yiyeceklerden hoşnut olduğunu gösteren bir gülümsemeyle.

"E o zaman gidelim hadi. "

Parkın içerisine doğru gitmeye başladık. Pazar günü olmasına rağmen ortam epeyce kalabalıktı. Fakat hoş çiçek kokuları ve parkın temiz kullanılmış olması çok güzel bir şeydi. Düzlük bir alan bulduk ve Oğuz çantasından piknik örtüsünü çıkarıp açtı.

"Eee Oğuz?"

"Efendim? "

"Şey Bu örtü... "

"Biliyorum pek geniş değil ama sadece bunu bulabildim. Bir şekilde sığacağız artık. "

Dedi Oğuz mahcup bir şekilde.

"Herneyse hiç yoktan iyidir. "

Ama nasıl sığacağımız hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.