Dudakları ilk kez dudaklarına değiyor, masumiyeti ise ikinci kez zedeleniyordu. Valery, geri çekildiğinde tutmuş olduğu nefesi serbest bıraktı. Solukları birbirine karışırken bu yakınlığın rahatsız edici olmadığını düşündü. Dük'ün elleri yüz hatlarını vurguluyor, bıraktığı izler tenine işliyordu. Bir daha bu şekilde öpülmeyecek, kimsenin bu izleri silmesine izin vermeyecekti.
"Daha önce hiçbir kadının dudaklarında tatmin olmamıştım." Valery, itirafının doğru olmadığını biliyordu. Yıllar önce başka bir kadına kurulan kelimelerin şimdi ona sarf ediliyor olması acı vericiydi.
Valery, dizginleri James'in elinden alarak atı hızlandırdı. Eve ulaştıklarında onu saran kollardan uzaklaştı ve onları karşılayan delikanlıya atı teslim etti. Boğazına takılan yumru onu çileden çıkartmak üzereydi. İçinden lanetler okuyor, öfkesini bastırmak için dudaklarını kemiriyordu. Kapı eşiğinde duraksayarak James'i inceledi. İçeri girmesine engel olacak şekilde boşluğun ortasında yer aldı.
"Arabanız ve refakatçiliğiniz için teşekkür ederim." Nezaketen edilen teşekkürün içtensizliği James'in gözlerini kısmasına sebep oldu. Valery istemsizce dişlerini gıcırdattı, vazgeçemediği bu alışkanlığın hikayesi çocukluğuna dayanıyordu.
"Ev sahibine geçmiş olsun dileklerimi sunmak isterim."
James, onu hizmetlilerden biri sanmış olamazdı değil mi? Tırnak içleri toprak kalıntıları ile dolu ve elleri nasırlarla kaplıydı. İlk kez görüntüsünden utanç duyuyordu, Londra'nın en çapkın ve en ünlü lordu karşısında kendini kötü hissetmemesi mümkün değildi.
Sağ elini diğer elinin üzerine örterek yutkundu. "İyi dilekleriniz için teşekkür ederim." Kırılganlığını gizleyemediği için hüznü ikiye katlandı.
James şaşkınlıkla gözlerini araladı. Valery, soluğunu tutarak çıkaracağı sonucu bekledi. James'in bakışları önce dudaklarına daha sonra ellerine kaydı. Gözleri, evlilik bağını simgeleyen yüzüğü arıyordu. Valery yüzük parmağını gizlemek istememişti, sadece ellerini görmesini istemiyordu.
"Beyefendiye, geçmiş olsun dileklerimi sunmamda sakınca yoktur umarım." dedi James boğuk bir sesle.
Valery bir süreliğine duraksadı. James'in böyle bir sonuca varacağı aklının ucundan geçmediği için nasıl bir tepki vermesi gerektiğini bilemedi.
Yalan söylemek istemiyordu, gerçeği söylemek için çok geç değildi ama söylemesi için sebebi de yoktu. Sadece "Beyefendi işleri gereği seyahatte." diyebildi. Babası, yolculuğa çıkalı iki hafta oluyordu. Valery'nin, geri dönme nedeni mülk ve hesapların kontrolünü sağlamaktı ama Bay Priestley'nin tek amacı bu olamazdı. Genç kadın, bu işleri annesinin ya da bir başkasının da yapabileceğini biliyordu. Babasını kıramadığı için geri dönmüş olsa da, annesine katlanması güçtü. Neyse ki uzun basamaklarla arası, annesiyle olan ilişkisinden daha iyiydi.
James sessizliğini koruyarak başıyla selam verdi. Arabasına binerek Valery'den mümkün olabildiğince uzağa gitti.
"Leydim, iyi misiniz?" Jane'in sorusuyla kendine geldiğinde, soğuktan uyuşan ellerini ayırarak "İyiyim.." diye yanıtladı.
"Yüzünüz bembeyaz olmuş, iyi olduğunuza emin misiniz?"
Valery iç çekerek araba yoluna baktı. "Jane, biraz önce bir hayalet gördüm. İnanabiliyor musun.. Etten ve kemikten bir hayalet."
Jane'in ürpermesine neden olan havanın soğuk olması değil, söyledikleri oldu. Genç kızı daha fazla korkutmamak için "Hayaletlere inanmıyorsun değil mi?" diye sordu.
"Elbette inanmıyorum. Sadece.. Bunları sizden duymak korkutucu. Hakkınızda konuşulanlar.." Jane dudaklarını birbirine bastırarak sustu.
"İnsanların ne düşündüğünü ve ne konuştuklarını bilmediğimi mi sanıyorsun. Ölüm'ün refakatçisi.. Adıma yakışan bu olmalı." Geçmişteki trajedi ve dedikoduların karşısına çıkması Valery için kaçınılmazdı.
Jane, konuyu değiştirmek için "Yanınızdan ayrılan adam kimdi? Tanıdığınız birisi mi?" diye sordu.
Valery ikinci kez iç çekti ve gözleri yeniden araba yoluna döndü. "Hayır.." Gazeteler, en müstehcen dedikodular ve gözlerinin şahit oldukları kadarıyla tanıyordu adamı. Gerçeği inkar etmek daha kolaydı.
...
Beğenmeyi ve yorum yapmayı lütfen unutmayın. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. ❤
Kendinize iyi bakın, sağlıcakla ve sevgi ile kalın..