İçeriğe geç

Skalf

Bölüm 10 · 6 dk okuma

Skalf

Bölüm 10

Beyaz Gözler

Meryem " Yani birisi sana ulaştı. " dedi.

" Bu kişide tüm bu söylentilere sebep olan şahıs yüksek ihtimalle. "

Büyükannem gözlerini boşluğa diktiği sırada başını bize çevirmeye tenezzül etmedi. Anlaşılan hala diyeceklerinden emin değildi fakat söylemesi gereken bir şeyler kalmış gibi duruyordu.

" Dün ben tanıdık birinin düğününe gitmiştim. Eve geldiğimde Salih amcan garip davranıyordu. Başta fazla üzerine düşünmedim fakat ışıklar yavaş yavaş sönüp yanmaya başladı ve - " Yarım kalan sözünün üzerine büyükanneme baktığımda söylememesi gereken bir şey söylemiş gibi dediklerini toparlamaya çalıştı. Bir şeyler saklamaya çalıştığını fark ediliyordu ancak büyükbabam kıstığı gözlerinin arasından herkese öyle bir bakıyordu ki kimse bu konuyu açmaya cesaret edeceğini sanmıyordum. Bu durumun üzerine büyükannem zayıf bir şekilde öksürerek konuşmasına dikkatlice devam etti. " Başka garip şeylerde oldu. Misal koridorda anlamsızca dolaşıyordu. Tuttuğu şeyleri aniden düşürüyor ve evde bir şey arıyor gibi duruyordu. İşler daha fazla garipleşince bir sorun mu var diye yanına gittim fakat o anda göz rengini gördüm. Griden yavaş yavaş beyaza dönüyordu ve tam olarak kendinde değildi. Bu yüzden ne yapacağımdan emin olamadım. Neyseki ciddi bir durum olmadı. Çok geçmeden normal davranmaya başladı fakat benimle konuşanın Salih değildi ve hiç saklama gereği de duymadı. Doğrudan defter konusuna girdi ve sizi uyarmamı söyledi. "

Büyükbabam söylenilen her şeyi tasdikledikten hemen sonra ev telefonu birden çalmaya başladı. Büyükannem telefona yetişmek için aşağı inerken büyükbabam " Kahvaltı hazır olunca sizi aşağı çağırırız. " deyip arkasından kapıyı çekti.

Tartışmanın son noktası koyulduğunda yeni öğrenilen bilgilerin ve belirli gerçeklerin ağırlığı ile odanın içinde kısılı kalmıştık. En zayıf fırtınalardan birisi bitmiş sayılır ancak bundan ben fazla etkilenmesem de aynı durumu Meryem için demem mümkün olamazdı.

' Gerçi onun için bu durum küçük bir fırtına sayılamaz. '

Meryem dalgın dalgın sandalyeye ilerlerken " Bunu benden sakladıklarına inanamıyorum. O gün nehrin karşına geçmeyi bile ben istemedim. " diye mırıldandı.

Sandalyenin dibine düşmüş kağıtlardan birine uzanıp elindeki yazılara bir göz attı. " Belki önceden bilebilseydim onları... "

" Meryem " dedim sakince. " Geçmişi değiştiremezsin. "

Çoktan farkında olduğu bir gerçeği yüzüne vurmuş gibi başını çevirip bana baktı. " Biliyorum. " diye cevap verdi.

Yanıtı üzerine " O halde ne yapacaksın ? " diye sordum.

" Devam edeceğim başka şansım yok. "

Maalesef, ondan daha iyi bir şekilde bu canları kurtarabilmek için uğraşacak her hangi birisinin olacağını sanmıyordum.

" Olayların hepsinde senin suçun olduğunu düşünmüyorum fakat bu işten dön diyemeyeceğim. Yüksek ihtimalle herkes yaptığınızın boşuna olduğunu savunuyor ama gerçekten çocuklar kurtulduysa ve konak bölgesinde ki herkes tehlikede ise bu işi sizden daha iyi yapabilecek birisi yok. Şimdi kaybettin ama ilerde daha fazlasını kurtarabilirsin. "

Dediklerime bir cevap vermedi. Sadece belirli bir süre yüzüme bakmayı sürdürdü. " Ne ? Yüzümde bir şey mi var ? "

Kafasını iki yana sallayıp " Hayır. " diye iç çekti. " Galiba seni diğerleriyle tanıştırsam mı diye düşünmeye başladım. Bize yararın dokunabilir."

Dediklerine biraz gülsem de konuyu bilerek başka yere çekmem gerektiğini hissettim. Bu işe onlarla beraber girmek konusunda emin değildim. Dürüst olmak gerekirse onlarla karşılaştırırsak ben korkağın teki sayılırım. Şeritlerden koşarak geçerken ' Buraya bir daha dönmeyeceğim. ' diye kaç kez içinden geçirdim acaba ?

" Meryem , büyükannem ve büyükbabam hala bir şeyler saklıyorlar. " dedim konuyu değiştirmek için en büyük kozumu oynayarak.

" Evet kesinlikle fakat ne olduğunu nasıl öğrenebilirim ki ? "

" Sana içeriden casusluk yapmamı ister misin ? Bir şey duyarsam sana iletebilirim. " deyince eski ruhsuzluğunu bir anda arkada bırakıp " Harikasın " diyerek ellerimi kavradı. " Kesinlikle bize katılman gerek. Çok işe yararsın. "

' Bir dakika , bir dakika sanki bu biraz ters vurdu. '

Derin bir nefes alıp ona sorunu en başından söylemeye karar verdiğimde bana hiç beklemediğim bir cevap verdi.

" Tabi , olabildiğince ama şerite geçebileceğimi sanmıyorum onun için çok işe yaramayabilirim. "

Meryem hızla kafasını iki yana sallayıp " Hayır. " dedi. " Korkma senden hemen oraya gitmeni istemeyeceğim. Yaşadıkların üstüne biraz zaman geçsin. Korku anında iyi hareket edemeyebilirsin ve bu bir cana sebep olabilir. "

Söylediklerini duyunca rahat bir nefes verdim. Gerçekten Meryem 'i hala iyi tanıyor sayılmazdım. Özellikle nasıl bir insan olduğunu. ' Neyse şuanlık gayet iyi birisi gibi duruyor. Gerisini sonra düşünürüm. '

...

Aslında gidip kahvaltı için yardım edeyim demek istiyordum fakat olanlardan sonra mutfağa gitmek biraz riskli geliyordu. Yinede bunun üzerine fazla düşünmeme kalmadan etrafa sucuk , yumurta ve daha bir sürü şeyin kokusu yayılmaya başladı. Demek ki kahvaltı hazırlığını bitmesi an meselesiydi. Yakında bizi çağıracaklardır , diye düşündüm ama beklenenden önce kapı aniden çalınınca zihnime bu durum hakkında birkaç soru zorla girdi.

' Beklenilmeyen bir şey mi oldu ? Normalde mutfaktan seslenirlerdi ? '

İçeriye ihtiyatla giren büyükannem gözleri bir süre Meryem'i aradı. Hemen arkasındanda " Aris bizi aradı. Galiba seni arıyorlar. " deyiverdi. Meryem ismi duyar duymaz yerinden kalkıp eşyalarına toparladığı sırada " Başka bir şey dedi mi ? " diye sordu aceleyle.

Büyükannem " Sanırım bir yerden bahsetti. Oraya gelmeni istedi. " diye yanıtladı. Meryem ayaklanıp hemen bana döndü. " Ben bugün erken çıkacağım. Galiba bir şeyler oluyor. Rüya bugün kasabaya inmek ister misin ? Fazladan kişi lazım olabilir. İstersen kahvaltı yapıp kasabaya in. Hastanenin yakınlarına gel sonrasında biz seni buluruz. "

" O kadar aceleyle mi çıkacaksın ? " diye sordum.

" Evet , maalesef. "

Onunla gelmek istesem de büyükannem " Kahvaltı etmeden bir yere gidemezsin." deyince yapacak bir şey kalmadı. Meryem odadan çıkmadan önce " Kahvaltı yapınca yanınıza gelirim. " dedim.

Meryem de bekliyor olacağım. " deyip çıktı.

...

Kahvaltı tabağımı bitirmek üzereyken büyükanneme bakıp aklıma takılan sorulardan birini daha sordum. " Büyükanne, geçen ki bahsettiğin olaya benzer bir şey yaşadın mı ? Kasabalılar buna benzer durumlarla karşılaşmışlar fakat o kişi neden aniden böyle bir ricada bulunsun ? Hiç tahminin var mı ? "

Büyükannem ve büyükbabam 'bu soruyu ne cevap vereceğiz ? ' dercesine birbirlerine bakıp durumu uygun bir cevap aradılar fakat akıllarına bir şey gelmedi sanırım.

" Hiçbir fikrim yok fakat boşuna bu tür bir şeyi isteyeceğini sanmıyorum. Normalde o defteri saklamamızı isteyen de oydu. Çocukların nehiri geçmesini istemiyordu fakat neden zamanın vermediği anlaşıldı çünkü çocuklar her ne kadar nehiri geçmeden kayıp verildiğini söyleselerde işin aslı şimdi ortaya çıktı. Nehiri geçtikleri için kayıp verdiler ama bunu kasabaya söylemeli miyiz ? "

Dedikleri üzerine biraz düşünerek " Çocukların iyiliği için söyleyin derdim normalde. " dedim fakat başka durumları bunun dışına atamazdım.

" Ancak birilerinin bunu yapması lazım. Aslında belki de onlar doğru olanı yapıyor çünkü göz göre göre tanımadığımız insanların kayıplara karışmasını engelliyorlar ve bunun dışındaki herkes sorundan sadece geçici süreliğine kaçıyor. Bu görmezden gelinebilecek bir durum değil. "

Büyükbabam bana hak verdiğini belirtecek bir şekilde kafasını salladı ama ardından bir şey daha ekledi. " Fakat siz daha bir çocuksunuz ve ilerde yaşayacak bizden daha uzun bir hayatınız var. Evet , bu riski alıp almayacağınıza karar verecek olan sizsiniz ama asıl sorumluluğu üstlenecek kişilerin siz olmaması gerekirdi. Dediğin gibi her birimiz bu sorundan kaçıyoruz. "

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.