Odamın kapısı sanki baskın yapar misali açıldı. Gelen kişi annemdi ve en girmemesi gereken anlarda odama dalma gibi bir yeteneği vardı.
"Kızım sen deli misin ?" Tam Sam ile öpüsücektik kahretsin anne. Hem deli misin mi ? Bana bu soruyu sorması fazla kırıcıydı.
"Anne sanki bilmiyorsun " cidden istemsizce sorduğu bu sorular beni derinden incitiyordu. Sam'ı göremediği için havayı öptüğümü düşünüyor olabilirdi fakat bu benim açımdan pek de bir şey deiştirmiyordu.
"Tamam özür dilerim yemek hazır diyecektim. "
Annem biraz tuhaf bir kadındı. Sadece yemek oçin odama baskın misali girmesi hiç de normal deildi. Aşağıdan bağırsa da ben yemek için inecektim.
Mutfağa girdiğimde yemekte fırında patatesli tavuk olduğunu gördüm. Sevdiğim bir yemekti. Hatta neredeyse favorilerimin arasına girebilecek düzeydeydi.
Annem sevdiğim yemekleri biliyordu ve mutsuz olduğumda ve ya kavga ettiklerinde bana bu yemeklerden birini yapıyordu mutlaka.
Zaten yemek zevklerimiz çoğunlukla birbirine uyuşuyordu annem ve babamla. Mesela ben hamburgeri severdim annem sevmezdi ama babam bayılırdı. Ve ya tavuk bu yemeği üçümüz de yerdik.
Yemeğimi hızlıca yiyip odama çıkmıştım. Sam ortalıklarda deildi tam da onunla olan işimizi tamamlayacakken ortadan kaybolması tuhaftı. Yarın pazartesiydi ve önemli bir matematik sınavım vardı. Dersleri Sam ile birlikte çalışıyorduk ve Şam herşeyi benden kat ve kat daha iyi hatırladığı için sınav zamanında bana kopya verebiliyordu. Saat daha sekiz buçuktu bu yüzden biraz kitap okuyacaktım şu sıralar maral atmacanın yaralasar adlı kitabını okuyordum. Ana karakter olan sedefin de benim gibi psikolojik bir hastalığı var ama benimkinin aksine onun hastalığı şizofreni deil çift kişilik bozukluğu ve ortak bir yanımız daha var. Onun bu hastalığı da o yedi yaşındayken başlamış daha önce bu kadar ortak noktamız olduğunu farkedememiştim çünkü neredeyse zıt karakterlere sahiptik. Ben onun aksine dış dünyaya kendimimi tamamen soyutlandırmıştım.
Saate baktığımda saat on ikiyi çoktan geçmiş olsuğunu fark ettim. Kendimi kitaba fazlasıyla kaptırmıştım sanırım. Yarın okul olduğu için yatmak zorunda kalmıştım.
Sam da bana sonunda eşlik etmeye karar vermişti. Ona sarılarak uyuyordum ve bu benim çok rahat bir uyku çekmemi sağlıyordu. Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı.
"İyi geceler Sam " diye fısıldadım.
" iyi geceler Lavin "
Ertesi gün:
Aceleyle kahvaltımı yapıp evden çıkmıştım. Büyük sınav bu gündü.
Sam yanımda yürüyordu. Sınavda çıkacak tüm konuları gözden geçirmiştik beraber. Ben unutsam bile Sam'ın unutması biraz zordu.
Sınav ikinci ders olacaktı. Sınıfa adımımı atar atmaz birileri benim hakkımda konuşmaya başlamıştı bile.
"Şizofren de geldi işte "
-gülme sesleri-
Bunlar kendilerini ne bok sanıyordu.
Sınav saati gelmişti. Sorular beklediğim kadar zor deildi. Ama takıldığım bir kaç soru vardı. Üçüncü, on birinci ve on dokuzuncu soruların cevaplarını bulamadığım için Sam dan yardım almıştım.
1) A
2) C
3) E
4) B
5) D
6) A
7) C
8) E
9) D
10) D
11) A
12) B
13) C
14) E
15) B
16) B
17) A
18) D
19) C
20) E
Soruların tümüne yanıt vermiştim. Her soruyu beş defa okumuş ve hepsini Şam'da sormuştum. Bu sınavdan fazlasıyla emindim. Sınav kağıdını matematik hocasına verdikten sonra karnımın guruldadığını fark ettim. Zilin çalmasına beş dakika kalmıştı. Yanımda param vardı . Kendime kantinden poğaça ayran alacaktım.
Kantin sırasından hayatta kalarak (şüpheli) poğaça ve ayranımı alıp bir masaya oturdum.
Reklam arası okuduğunuz için teşekkür ederim ballarım. Bir sonraki bölümde görüşürüz. Sizi seviyorum Allah'a emanet olun öptümm 😘 🫀 💓



