Melis’ten…
Berk’e ders anlattıktan sonra vedalaşıp eve döndüm. Babamın seslerini duydum. Bir dakika…
O ağlıyor…
Ayakkabılarımı çıkarıp hemen babamın odasına gittim.
-“Baba. Ne oldu?”
Babam, benim odaya girdiğimi görünce hemen toparlandı.
-“Yok bir şey kızım, iyiyim ben…”
+“İyi falan değilsin baba.”
Babamın yanına oturdum.
-“Ne oldu baba?”
Babam derin bir nefes aldı.
-“Annen… annen İstanbul’a geri dönüyormuş kızım…”
+“Ne?!… Peki bu senin neden umrunda? Dönüyorsa bize ne?”
Babam tekrar derin bir nefes aldı, konuşmakta zorlanıyordu.
-“Senin velayetini almak istiyor…”
O an tüm dünyam başıma yıkıldı… En nefret ettiğim insan, onunla yaşamamı istiyordu…
-“H-hayır… hayır hayır hayır!!”
Kriz geçirmeye başladım…
Murat’tan…
Melis sinir krizi geçirmeye başladı. O an, ona neden söyledim diye kendime kızıyordum ama onun sonradan öğrenmesi benimle arasını bozabilirdi.
Melis’i sakinleştirmeye çalışıyordum ama o bir türlü sakinleşmiyordu.
-“Melis sakin ol. Seni o kadına asla vermem.”
Sakin bir şekilde yaklaşıyordum ama Melis çok ciddi bir şekilde kriz geçiriyordu.
En sonunda Melis odamdaki bir vazoyu yere fırlatıp parçaladı. Kırılmış camlara hiçbir şey olmamış gibi eline aldığı için her yerinde derin kesikler oluşmaya başladı.
Aradan birkaç dakika geçtikten sonra Melis neyseki sakinleşti… Hemen onunla kesikler için hasteneye gittik.
Tam o sıradada Berk taburcu olacağı için onunla ve ailesi ile karşılaştık.
Berk’ten…
Hastaneden kurtulduğum için sevinirken bir anda karşımda Murat amcayı ve Melis’i gördüm. Melis üstü kan olmuş ve bitkin bir şekilde Murat amcanın yanında duruyordu. Hemen Melis’in yanına gittim ve nazikçe kollarından tuttum.
-“Melis! Ne oldu?”
Murat amca bana döndü.
-“Berk anlatıcam ama şu an da Melis’e bir şey sorma, sakinleşmesi gerekiyor.”
Bir süre sonra bir doktor Melis’in kesiklerine bakmaya başladı. O sırada Murat amcaya neler olduğunu sordum.
-“Melis daha evde değilken annesi bana mesaj attı. Mesajda ‘İstanbul’a geri dönüyorum ve Melis’i senden alıcam, bunu unutma Murat,’ yazıyordu. Melis eve geldiğinde ne olduğunu sordu ve ben de söyleyince sinir krizi geçirmeye başladı. Sonra odamdaki bir vazoyu kırdı ve her yerini kesti.”
Murat amcanın anlattıklarıyla şok oldum çünkü bu kadın bir anda nereden çıkmıştı ki?
Benim tanıdığım Melis’i, aşık olduğum kızı bu hale getiren kadını merak etmeye başladım. Fakat bir yanım da onu tanımak, Melis’i onunla karşılaştırmak istemiyordu. Kim bilir onunla karşı karşıya gelse kendine ne yapar?…
Annem, babam ve Murat amca sigara içmeye çıktılar. O sırada da Melis’in kesiklerine bakıldı ve doktor odadan çıktı. Bende Melis’in yanına oturdum.
-“İyi misin?…”
Melis kafasını çevirip gözlerini kaçırdı. Başını, çenesini tutarak kendime çevirdim.
-“Bana bak…”
Melis gözlerimin içine baktı… Onunla hiç bu şekilde göz göze gelmemiştim… Gözleri deniz gibiydi…
-“Merak etme… diğerleri gibi, ‘bunu kendine neden yaptın?’ gibisinden cümleler kurmam… Şu anlık sadece iki sorum var. İyi misin, ne hissediyorsun?”
+“Daha iyiyim… İkinci soruna gelecek olursak, ne hissettiğimi tam olarak bilmiyorum. Negatif olan tüm duyguları hissediyorum…”
Melis bir süre boyunca sustu.
+“Annem beni alabilir mi sence?”
-“Bu konularda çok bir bilgim yok ama bence alamaz. Çünkü mahkeme olursa sana ne istediğini sorarlar ve bu da önemli tabii.”
Melis’in kollarındaki kesiklere elimi götürdüm.
-“Bu konuda korkma… annen seni alamayacak…”
+“Emin misin?…”
-“Değilim… ama öyle olacağını düşünüyorum…”
Melis bir anda bana sarıldı… ben ise donup kaldım, kollarım havada bir şekilde durdum…
-“Teşekkür ederim Berk…”
En sonunda kollarımı Melis’e doladım…
-“Rica ederim… sadece sakin ol…”
Sevdiğim kıza bunları yaşatan kadınla karşı karşıya gelmeyi iple çekiyorum…

