Berk önümde kanlar içinde yatıyordu. Adam küfür ederek kaçtı ve hemen Berk’in yanına oturdum ve elimi onun yarasına koydum.
-“Berk… beni duyuyor musun?”
+“M-Melis…”
“K-kapatma gözlerini tamam mı? Ambulansı arayacağım.”
+“C-canım yanmıyor…”
-“Gerizekalı şoktasın çünkü!”
Hemen ambulansı arayıp bulunduğumuz yerin adresini verdim, telefonu kapattım ve babamı aradım. Olanları anlattığımda hemen yanımıza geleceğini söyledi, ardından telefonu kapatıp tekrar Berk’e döndüm.
-“Ailen ve babam hemen gelecek tamam mı? Kapatma gözlerini.”
+“Haklıymışsın… c-canım yanmaya başladı…”
Olabildiğince Berk’in yarasının üzerine elimi bastım. Gözlerimden yaşlar akarken Berk’in yüzüne baktım.
-“Sen çok güçlüsün tamam mı? Okuldaki herkes senden korkuyor.”
+“Bu güçlü olduğum anlamına mı geliyor?”
-“Evet! Senin sen olman bile güçlü olman için yeterli!”
+“Okul birinciliğini garantiledin.”
Berk’in yüzünde alaycı bir gülümseme oluştu.
-“Kes sesini! Okul birinciliğini seninle rekabet ederek kazanamayacaksam ne anlamı var!”
O an şunu anladım. Ben birinciliği değil, Berk ile rekabet etmeyi seviyormuşum…
Berk’ten…
Yerde yatarken Melis’in gözlerinin içine bakıyordum… O ise sadece ağlıyordu. Canım yanıyordu ama Melis’i bu halde görmek bana çok daha fazla acı veriyordu…
Melis’ten…
Bir süre sonra ambulans geldi. Hastaneye doğru yol aldık.
Hastaneye gittik ve ailelerimiz de hemen geldi. Berk’in ailesi hemen onun yanına, sedyeye gittiler. Babam ise benim yanıma gelip yüzümü ellerinin arasına aldı. Ben ise hala ağlıyordum.
-“Kızım ne oldu? Anlat.”
+“B-baba… ben eve gidiyordum, bir a-adam beni sıkıştırdı. Sonra Berk geldi, bir süre sonra adam bı-bıçak çıkardı ve…”
Ben devamını getiremedim. Babam hemen bana sarıldı.
-“Şştt… tamam yok bir şey… Berk’e hiçbir şey olmayacak.”
Berk ameliyata alındı ve biz de ameliyathanenin kapısında bekliyorduk… Özellikle Berk’in annesi çok kötü durumdaydı…
-“Hepsi benim yüzümden…”
+“Kızım sen adamın geleceğini nereden bilebilirdin?”
Aradan saatler geçti, en sonunda doktor ameliyathaneden çıktı. Hepimiz doktorun yanına gidip ameliyatın nasıl geçtiğini sorduk. Doktorun ağızından çıkacak olumlu bir cümleyi bekliyorduk. Doktor karşımızda durdu ve gülümsedi.
-“Berk’in durumu iyi. Geçmiş olsun.”
Doktora teşekkür ettikten sonra doktor gitti ve ardından ameliyathaneden sedye ile Berk’i çıkarttılar.
Hepimiz Berk’in yanına gittik. O hala uyurken onu hastanedeki odasına götürüyorlardı. Berk odasına götürüldükten sonra saatlerce onun yanında durduk. Babam, ellerini Nalan teyze ile Ahmet amcanın omuzlarına koydu.
-“Mehmet, Nalan. Hadi kantine gidelim, çok yoruldunuz.”
+“Murat, oğlumuz bu haldeyken nasıl gidelim?”
-“Biliyorum ama şu an yapabileceğimiz bir şey yok. Saatlerdir hiçbir şey yemediniz ve içmediniz. O uyanınca sağlıklı olmanız gerekiyor.”
Mehmet amcaya döndüm.
-“Babam haklı. Siz gidin, ben buradayım.”
Biraz uğraşmakta Mehmet amcayı ve Nalan teyzeyi ikna ettik. Babam ile birlikte hastanenin kantinine gittiler. Odada, uyuyan Berk ile tek kalmıştık.
-“Berk… beni duyuyor musun?… Beni koruduğun için teşekkür ederim, sen olmasaydın olacakları düşünmek bile istemiyorum.”
Berk’in başını okşadım.
-“Uyan hadi…”
Dakikalar geçti. Elim hala Berk’in başındaydı. Bir süre sonra Berk’in başının hareket ettiğini fark ettim.
-“Berk?…”
Berk yavaşça gözlerini araladı
-“Şükürler olsun, uyanıyorsun.”
+“M-Melis…”
-“Bekle aileni çağırayım.”
Ayağa kalktım ama Berk beni bileğimden tutup durdurdu.
-“Şimdi haber verme. Şu an onların sorularını çekemem, sonra haber ver.”
+“Peki…”
-“Sen iyi misin?”
+“Evet… ama sen olmasaydın iyi olmayacaktım.”
-“Ohh… yetişebilmişim…”
+“Berk, ben çok teşekkür ederim. Aynı zamanda da çok üzgünüm, benim yüzümden bu haldesin.”
-“Teşekkür etmene gerek yok, üstelik bu senin suçun da değil. Ben kendim gelmeyi seçtim. Tamam mı?”
+“Tamam… Peki beni neden takip ettin?”
Berk bir süre sessiz kaldı ve gözlerini kaçırdı.
-“Buse tenha yerlerden geçtiğini söyledi… ben de takip ettim.”
Berk’ten…
Siktir, yalan söylediğimi anlamamıştır umarım. Tenha yollardan geçtiğini biliyordum ve bu gün başına bir şey gelmemesi için onu takip ettim. İyiki de takip etmişim. Çünkü o orospu çocuğu piç, ben olmasaydım kim bilir Melis’e ne yapacaktı…
Bir süre sonra aklıma gelen şey ile gülmeye başladım ama acıdan dolayı o gülme öksürüğe dönüştü.
-“Neye gülüyorsun öyle?”
+“Okul birinciliğini garantileyemedin!”
-“Gerizekalı! Benim derdim o mu?”
+“Şaka şaka… O an çok korktun mu?”
-“Tabiki de korktum! Gözlerimin önünde, kanlar içinde yatıyordun!”
Melis’in gözleri doldu. Onu böyle görünce içim acıdı…
Hayır hayır aklıma gelen şey olmasın!…
Siktir…
Ben Melis’e aşık oldum…

