İçeriğe geç

SİYAH TAÇ

Bölüm 2 · 2 dk okuma

SİYAH TAÇ

Bölüm 2

Victoria koleji

Victoria Koleji'nin demir kapıları önümde yükseliyordu.

Siyah.

Gösterişli.

Ve gereğinden fazla büyük.

Elimdeki kayıt dosyasına baktım, sonra tekrar kapıya.

Burası gerçekten benim okuyacağım yer miydi?

Birkaç saniye öylece durdum.

Arkamdan bir araba sesi geldi.

Sonra bir diğeri.

Ve bir diğeri.

Siyah, gri ve lacivert lüks arabalar birbiri ardına okulun önüne yanaşıyordu.

Şoförler iniyor, kapıları açıyor ve öğrenciler tek tek araçlardan çıkıyordu.

Kimsenin acelesi yoktu.

Kimsenin elinde eski bir sırt çantası yoktu.

Kimsenin saçları sabah aceleyle toplanmış gibi görünmüyordu.

Bir an kendi kıyafetime baktım.

Yeni ütülenmiş formam.

Eski spor ayakkabılarım.

Ve omzumdaki çanta.

Derin bir nefes verdim.

Tam burs.

Bu iki kelimeyi kazanabilmek için iki yıl boyunca neredeyse her gün ders çalışmıştım.

Şimdi geri dönmek gibi bir niyetim yoktu.

Kapıdan içeri girdim.

Bina dışarıdan büyük görünüyordu.

İçeriden daha da büyüktü.

Yüksek tavanlar.

Mermer zemin.

Duvarlarda eski mezunların fotoğrafları.

Burası liseden çok müzeye benziyordu.

Tam önümden iki kız geçti.

Beni baştan aşağı süzdüler.

Önce yüzüme.

Sonra çantama.

Sonra ayakkabılarıma.

Hiçbir şey demeden yollarına devam ettiler.

Harika.

Daha ilk on dakikada dikkat çekmeyi başarmıştım.

Telefonum titredi.

Annem.

"İlk günün güzel geçsin."

Mesajın sonuna bir kalp bırakmıştı.

İstemeden gülümsedim.

Tam cevap yazacaktım ki...

Koridor bir anda sessizleşti.

Başımı kaldırdım.

Az önce konuşan insanlar susmuştu.

Birkaç kişi kenara çekildi.

Bazıları gözlerini yere indirdi.

Bazıları ise doğrudan koridora bakıyordu.

Kaşlarım çatıldı.

Ne olmuştu?

Sonra onları gördüm.

Altı kişi.

Birlikte yürüyorlardı.

Konuşmuyorlardı.

Acele etmiyorlardı.

Ama herkes onları izliyordu.

Öndeki siyah saçlı çocuk diğerlerinden yarım adım öndeydi.

Ellerini pantolonunun ceplerine koymuştu.

Yüzünde hiçbir ifade yoktu.

Sağında ve solunda diğerleri yürüyordu.

Sarı saçlı bir erkek.

Kahverengi saçlı, uzun boylu bir diğeri.

Kızıl saçlı bir çocuk.

Kısa saçlarının yarısı siyah yarısı sarı olan bir kız.

Ve uzun, kızıl, kıvırcık saçlı başka bir kız.

Altı kişi.

Sanki bu koridor onlara aitmiş gibi yürüyordu.

Yanımdan geçtiler.

Bir saniyeliğine bile etrafa bakmadılar.

Ben de onlara bakmayı bıraktım.

Çünkü gerçekten anlamıyordum.

Altı lise öğrencisi.

Bu kadar.

Peki herkes neden nefesini tutmuş gibi davranıyordu?

Tam o sırada yanımdan biri fısıldadı.

"Siyah Taç."

Başımı çevirdim.

Gözlüklü bir çocuktu.

Koridora bakmaya devam ediyordu.

"Kim?"

Bu kez bana döndü.

Bir saniye sustu.

Sonra sanki çok açık bir şeyi söylüyormuş gibi konuştu.

"Sen yenisin."

Bu soru değildi.

Tespitti.

Ben de başımı salladım.

Çocuk tekrar koridora baktı.

"Anlaşılıyor."

Ve hiçbir açıklama yapmadan yürüyüp gitti.

Koridor yeniden seslerle dolmaya başladı.

Ama benim aklım başka bir yerdeydi.

Siyah Taç.

Ne olduğunu bilmiyordum.

Kim olduklarını da.

Fakat bir şeyden emindim.

Victoria Koleji'nde herkes aynı formayı giyiyordu.

Ama herkes aynı yerde durmuyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.