Jisoo ertesi sabah gözlerini açtığında hâlâ konser salonunu hatırlıyordu.
Ama en garibi şuydu:
Telefonunda geceye dair hiçbir kayıt yoktu.
Sanki o anlar hiç yaşanmamış gibiydi.
🎹 SABAH HABERİ
Kafeteryada öğrenciler fısıldaşıyordu.
“Dün gece bir öğrenci kaybolmuş.”
Jisoo hemen dikkat kesildi.
Kimse ismini yüksek sesle söylemiyordu.
Sadece Rosé soğukkanlı bir şekilde kahvesini içiyordu.
Jisoo yanına gitti:
“Dün gece konser salonunda biri vardı… Rosé, sen miydin?”
Rosé yavaşça başını kaldırdı.
“Konser salonuna gece gitmedim.”
“Yalan söylüyorsun.”
Rosé hiç tepki vermedi.
Sadece şunu söyledi:
“Burada bazı geceler insanlar aynı şeyi farklı görür.”
🕯️ KAYIP ODASI
Jisoo, kayıp öğrencinin odasına gitti.
Oda tamamen boştu.
Ama duvarda bir şey yazılıydı:
“DUVARLAR ÇALIYOR”
Tam o anda Jisoo duvarın içinden çok hafif bir melodi duydu.
Aynı piyano sesi…
Ama bu sefer daha netti.
Ve melodi bir noktada bozuluyordu…
sanki biri çalarken hata yapıyordu.
🎼 ROSÉ İLE YENİ GERÇEK
Jisoo Rosé’yi tekrar buldu.
“Bu okulda ne oluyor?”
Rosé uzun süre sustu.
Sonra ilk kez ciddi şekilde konuştu:
“Bu okul müzik öğretmiyor.
Müzik topluyor.”
“Ne demek o?”
Rosé gözlerini Jisoo’ya dikti:
“Burada çalınan her parça… birinden alınır.”
🩸 SON SAHNE
Gece 03:33
Bir öğrenci tek başına koridorda yürüyordu.
Piyano sesi duydu.
“Kim çalıyor bu saatte?”
Sese doğru gitti.
Konser salonunun kapısı açıktı.
İçeri girdi.
Ve kapı arkasından kapandı.
Sessizlik.
Sonra tek bir nota.
🎹
Işıklar söndü.
Ve sadece Rosé’nin sesi fısıldandı:
“Bir kişi daha eksildi.”
🔚 BÖLÜM SONU
Jisoo uzaktan konser salonuna bakarken şunu anladı:
Bu okulda insanlar kaybolmuyordu…
siliniyordu.