Bebek sireni... Gece için sabah bu sesle uyanmak hiçte hoş değildi. Ağaç evinin bir köşesine kıvrılıp uyuduğu yerden fırladı, hemen önce ağaç evinin iniş kısmına sonrada pencereye baktı. Yine aynı şekilde karşısındaydı ve yine aynı şekilde yine ev işareti yapıyordu... Gece önceden karar vermişti zaten.. inecekti. Gece ne kadar korksada defterini ve kalemini alarak dikkatlice ve yavaşça aşağıya indi, Gece'nin tam karşında duruyordu. 1,69 olan gece için bu 4 metreye yakın garip yaratık sadece korkunç değil, rahatsız ediciydi aynı zamanda. Yaratık bir adım attı ve elini uzattı, yaratık bunu yaparken Gece kendini geriye doğru atmaya çalıştı ama arkasında ki taşları fark etmedi, taşlar dengesini bozduğu için sırtüstü yere düşmüştü, artık daha saldırıya açık bir hale gelmişti. Yaratık Gece'nin düştüğünü gördü ve yaklaşmaya başladı yavaş yavaş yaklaşıyordu ona. Gece haraket edemiyordu, korkudan ayakları bağlanmış, çoktan öleceğine inanmıştı, şuan tek yaptığı ölümünü kabul etmek ve beklemekti. Yaratık Gece'ye elini uzatınca Gece eliyle onu boğacağını düşündü, ölümünü kabullenerek gözünü kapattı...
_Hala bir şey olmadı, ya da ölümde ben mi fark etmiyorum?_
Hiç bir şey olmamıştı, Gece ölmüş olsa da yaşıyor olsa da gözünü açması gerektiğini düşündü ve açtı..
_Elini uzatıyor, bana elini uzatıyor..._
Yaratık Gece'ye elini uzatmıştı, Gece başka şansı olmadığını anlayınca yaratığın elini tuttu ve yaratık onu kaldırmak için hafifçe yukarı doğru çekti.
_Elleri ne kadarda pürüzsüz ve yumuşak ama parmak uçlarında yuvarlak pütürcükler var, sanki bir yerlere daha iyi tutunmak için ve avuç içinde bir daire şeklinde bir kabarıklık o ne için peki? Ayrıca ben niye yaşıyorum? Öldürmedi beni... Nefes alıyorum, zor olsada, bilincim de yerinde gayet. Kafam.. kafam çok karıştı, zaten yeterince karışıktı *umutsuzca zorla aldığı nefesle iç çeker*_