O günden sonra Aras’ı görmemek için elimden geleni yapacaktım ama bir sorun vardı. Aynı sınıftaydık amk.
Ertesi gün olmuştu.
Alarmım yine çalıyordu. Telefonu elime alıp kapattım ve birkaç dakika daha yatakta öylece kaldım.
— Siktir, yine okul.
Yataktan kalkıp banyoya gittim, yüzümü yıkadım. Sonra odama geçip dolabımı açtım. Ne giyeceğime karar verdikten sonra üstümü değiştirdim, saçımı yaptım ve çantamı aldım.
Tam evden çıkacakken telefonuma mesaj geldi.
İrem 💗
İrem: KANKAAA
Ben: Ne var amk sabah sabah
İrem: BUGÜN BİZDE KALIYOSUN
Ben: Kim karar verdi buna?
İrem: BEN
Ben: He tamam o zaman bütün hayatımı sana devredeyim aq
İrem: Akşam pijama partisi yapıcaz tartışma yok
Ben: Tamam lan gelirim
İrem: SEVİYORUM SENİİİ
Ben: Bende kendimi seviyorum
İrem: ÖL AMK
Gülerek telefonu cebime koydum ve evden çıktım.
Dolmuşların olduğu yere geldiğimde İrem çoktan gelmişti. Beni görünce koşarak yanıma geldi.
— AQQQ AYZA
— Ne bağırıyon sabah sabah, sağır mıyım ben?
— Ayza bugün sana anlatacağım çok önemli bir şey var.
— Yine Mert mi?
— NERDEN BİLDİN?
— İrem, amk, başka kimi anlatıyorsun? Mahallenin muhtarını mı?
— Ay, dün gece rüyamda gördüm.
— aşkından aklını kaybetmişsin sen.
Koluna vurdum, o da bana dil çıkardı. Tam o sırada dolmuş geldi. Bindik ve okula doğru yola çıktık.
Okula vardığımızda bahçede birkaç arkadaşımız duruyordu. İrem onlara doğru giderken ben de çantamı omzuma düzelttim.
Sonra onu gördüm.
Aras.
Yanında birkaç arkadaşı vardı ve bir şeye gülüyorlardı. Beni gördüğü anda yüzündeki gülümseme biraz daha büyüdü.
Siktir.
Yine ne yapacaktı acaba?
Yanından geçip gidecektim ki kolumu tuttu.
— Ayza.
Koluma baktım, sonra yüzüne.
— Elini çek.
— Sana bir şey vereceğim.
— Ben de sana bir şey vereceğim ama önce elini çek.
Elini bıraktı. Çantasını açıp içinden siyah bir kart çıkardım.
— Bu ne?
— Kart.
— görüyorum amk. Ne kartı bu?
— Siyah kart işte.
Kaşlarımı çattı.
— Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
— Yok, dün bana bir şey vereceğini söylemiştim ya. Ben de sana vereyim dedim.
Kartı elinden aldı ve çevirdi. Üzerinde hiçbir şey yazmıyordu.
— Bunun olayı ne?
omuz silktim.
— Artık benim kölemsin.
Bir saniye yüzüne baktı.
Sonra kahkaha attı.
— SENİN KÖLEN Mİ? SEN KENDİNİ NE SANIYORSUN?
— Bağırma, kulaklarım var.
— O kulaklarını koparırım senin!
— Önce yakalaman lazım.
Gülümsemesi yüzünden eksik olmuyordu.
— Sen var ya…
— Ne? Çok mu yakışıklıyım?
— Psikolojik tedaviye ihtiyacın var.
— Sen de bana âşıksın ama söyleyemiyorsun.
— ARAS!
Kahkaha atarak geri çekildi.
— Tamam, tamam. Akşam görüşürüz
— Akşam derken amk?
Arkasından yürümeye başladım ama o çoktan arkadaşlarının yanına gitmişti.
Bu çocuk beni gerçekten delirtecekti.
Dersler bitmek bilmiyordu. Öğretmenin anlattığı şeylerin yarısını dinlememiştim bile. Aklım sürekli o lanet karttaydı.
Okul çıkışında çantamı omzuma taktım ve sınıftan çıktım. Koridorda yürürken Aras’ın birkaç metre önümde olduğunu gördüm. Arkadaşlarıyla konuşuyordu.
Tam yanından geçecektim ki arkasını döndü.
— Ayza!
Dönmedim.
— Ayza, sana diyorum!
— Duymuyorum, kulağım bozuk!
— Dün kavga ettik diye bugün konuşmayacak mıyız?
Durup ona döndüm.
— Sen benimle konuşmayı hak ettiğini mi düşünüyorsun?
— Bence fazlasıyla hak ediyorum.
— Senin özgüvenini nereden satın alıyoruz? Bana da lazım, bu kadarını bulamıyorum.
Arkadaşlarından biri gülmeye başladı. Aras ona ters ters baktı.
— Komik mi lan?
Çocuk hemen sustu.
Ben de gülmemek için dudağımı ısırdım.
— Neyse, yolumdan çekil.
Aras kenara çekildi. Ben de yürümeye devam ettim.
Ama tam merdivenlere geldiğimde arkamdan seslendi.
— Malsın ama güzelsin
-biliyorum
Eve gittiğimde ilk işim üstümü değiştirmek oldu. Sonra yatağıma uzanıp İrem’i aradım.
— Efendim kızım?
— Kızım mı? Ne oluyor lan?
— Bir şey yok, sevgi gösterisi yapıyorum.
— Kes şunu, korkuyorum.
İrem kahkaha attı.
— Neyse, hazırlan. Bir saate sende olacağım.
— Benim senin yanına gelmem gerekmiyor mu?
-o plan ıptal sende yapıyoruz kk💜💜
-Benim neden şimdi haberim var?
-İdk..
-neyse bekliyorum amk gel.
Bir saat sonra kapı çaldı.
Kapıyı açtığımda İrem’in elinde kocaman bir poşet vardı.
— MARKETİ Mİ SATIN ALDIN AMK
— Cips, çikolata, içecek… Bir de yüz maskesi aldım.
— İYİ BOK YEDİN
— Sus ve yardım et.
Poşetleri alıp içeri geçtik.
Önce üstümüzü değiştirdik. Ben siyah pijamalarımı giydim, İrem de pembe olanları giydi. Sonra yatağın üstüne yastıkları dizdik, atıştırmalıkları açtık ve televizyonu çalıştırdık.
İrem telefonunu eline aldı.
— Şimdi sana bir şey göstereceğim.
— Yine Mert mi?
— EVET!
— Allah’ım sabır ver.
Telefonunu yüzüme tuttu. Mert’in sosyal medya hesabına bakıyordu.
— Kız, sence yakışıklı mı?
Ekrana baktım.
— İrem, çocuk normal.
— NORMAL Mİ?
— Evet, ne bekliyorsun? Adamın kafasında taç mı olsun?
İrem yastığı yüzüme fırlattı.
— SENİNLE BİR DAHA KONUŞMAYACAĞIM!
— Beş dakika sonra yine anlatırsın.
Gerçekten de beş dakika sonra yine Mert’i anlatıyordu.
Bu kızın ayarları bozuktu.
Bir süre film izledik, sonra yüz maskelerimizi yaptık. İrem saçlarını toplamış, yüzünde maskeyle yatağın üstünde oturuyordu.
Ona baktım.
— Kanka.
— Efendim?
— Sen şu an korku filmindeki hayalete benziyorsun.
İrem elindeki yastığı kaldırdı.
— Ayza, kaç.
— Nereye kaçayım, kendi evimdeyim amk egoya gel
Yastık yüzüme geldi.
Sonra ikimiz de gülmekten yerlere yattık. Çok komıgız abı ocuz abi🤣🦶
Gece ilerledikçe konu konuyu açtı. Okuldan, arkadaşlarımızdan, saçma sapan şeylerden konuştuk. En sonunda İrem birden sustu.
— Ayza.
— Ne oldu?
— Aras’la gerçekten birbirinizden nefret mi ediyorsunuz?
Elimdeki cipsi tabağa bıraktım.
— Evet.
— Ama sürekli birbirinizle uğraşıyorsunuz.
— Çünkü sinir bozucu bir orospu çocuğu.
— Peki ya o senden hoşlanıyorsa?
Ona döndüm.
— İrem, gece gece saçmalama.
— Ne var? Belki de hoşlanıyordur.
— Benden hoşlanmak mı? O mu? HAH!
Gülmeye başladım.
— çocuk beni görünce sinirden kuduruyor.
İrem omuz silkti.
— Sen de onu görünce kuduruyorsun.
Bir an sustum.
Sonra yastığı alıp kafasına vurdum.
— Şu an götünden her şeyi uyduruyorsun ama ben ona aşık olacağıma giderim maymuna aşık olurum daha iyi emin ol ona vereceğim Değeri giderim bir kıza veririm Ve emin ol ondan asla hoşlanmıyorum.
Gerçekten hoşlanmıyordum onu görünce midem bulanıyordu.
İrem yorganın altına girdi.
O gece geç saate kadar konuştuk. Sonra ikimiz de uyuyakaldık.
Ertesi gün olmuştu.
Alarmımın sesiyle gözlerimi açtım. Başımın altında iki yastık vardı, İrem de yatağın diğer ucunda çapraz yatıyordu.
Bir süre ona baktım.
Sonra telefonumu alıp alarmı kapattım.
— İrem.
Ses yok.
— İreeem.
Yine ses yok.
Yanına gidip omzunu salladım.
— SINAV VAR!
İrem bir anda doğruldu.
— NE? SINAV VAR?
Kahkaha attım.
— Yok amk şaka yaptım çok komıgım ben.
Bana öyle bir baktı ki az önce beni öldürmediğine şükrettim.🥰🥰🙏
— Ayza hanım seni bir gün geberteceğim.
— Sıraya gir, benden önce davranan çok.
İrem yastığı kafama attı.
Ben de ona attım.
Ve sabahın köründe ikinci yastık savaşımız başlamış oldu.
