Bu gün o büyük kararın verileceği gündü ne olup biteceğini bilmeden umutsuzca bekleyeceğimiz gündü biz kadınlar konağın terasında oturupta stresle alınacak kararı bekliyorduk
Aşağıda ise aşirette sözü geçen aşiret büyüklerimiz oturuyordu onlarda en az bizim kadar alınacak kararı korku ve endişe ile bekliyorlardı ama bu korkularını bizlere yansıtmıyorlardı
Yaklaşık iki veya üç sattin sonunda hayla toplantı devam ediyordu yada bize bu kadar çok uzun bir zaman gibi geliyordu
Aşağiya baktı ğımda ise konaktan patlamaya hazır bir bomba gibi çıkan Devranı gördüm ardından ağalar da dağılmaya başla mıştı görünüre babam çıktığında bana doğru bir baş haraketi yaptığında aşağıya gelmemi istediğini anladım
Yavaş ayağa kalktı ğım da terasın merdivenlerini inmeye başladım ne karar verdiklerini deliler gibi merak ediyordum acaba ne karar verdiler de devran bu kadar sinirlendi diye düşünürken avluya inmiştir
Babamın karşısına geçtiğimde "buyur baba" diye sordum babam karşımda bana çatık kaşları ile bakarak "hazırlan haftaya düğünün var" dedi o sözleri duyduğum gibi zaten ayaklarımın bağları çözüldü ayaklarımın beni sanki taşıyamıyacak gibiydi ama yinede kendi toparlayarak konuşmaya başladım
"Bav sen nedersin ben nasıl beni sevmeyen tanımayan bir adamla evlenip bir ömür geçiririm bav senin kulakların duyar mı bu dediğini" dediğimde kaşları sanki çatıla bilecek miş gibi dahada çatıldı
"Terbiyesizlik etmeyesin keça min gayette iyi duyar kulaklarım büyükleri miz böyle uygun görmüş sende susup Devran ağa ile evlenecen hem tanımadığı mız insanlardan değiller Azad amcan seni çocukluktan beri tanır sever bilirsin o yüzden Devran ağa ile evlenecen bu konuda burada kapandı de haydii yukardaki lere kararı açıkla" diyerek
Beni bir yangının içine itti arkasına birkez bile bakmadan konağa girdi bedenimim beni daha fazla taşıyamayacağını anladığım da yere doğru çöktüm ve mavi gözlerimden daha fazla tutamadı ğım yaşları akıttım
Bana deli misin işte sevdiğin adam ile evleniyorsun niye üzülüyorsun diye bilirsiniz ama ben beni severek evlenmesini istiyordum
Böyle beni asla sevmeyecek ve benden nefret edeceğini adım gibi emindim çünkü Devran zorlanmaktan nefret ederdi
Bu durumda bile Devranı düşünüyorum ya oda ayrı bir komedi ama napabilirim ona okadar çok aşıktım ki gözüm ondan başkasına değmiyordu bile
Yerden kalkmaya çalıştığımda kalkamadım çünkü okadar fazla ağliyor dum ki ayaği ya kalkacak gücü kendimde bulamıyordum arkamdan birinin geldiğini hissediyordum ama arkama dönüpte bakacak gücü bulamadım kendimden
Gelen kişi ellini sırtıma koyup sıvazla maya başladı konuşmaya başladığında onun afra olduğunu anladım onlara da kızamıyordum birbirlerini seven iki kişiydi ler onlarda
"Mizgin kalk yapma böyle arkadaşım" diyerek beni kollarımdan tutarak kaldırdı ama ben ağlamaya devam ediyordum "hem sen abimi sevmiyor muydun neden böyle yapıyorsun arkadaşım" dedi
Ben ağlamamı durdurmayı başar dı ğımda
konuşmaya başladım "abini seviyorum sevmesine ama o beni sevmiyor afra ben beni sevmeyen bir adamla değil beni seven aşık olan bir Devran la evlenmek istiyordum ama o ise beni seni nasıl görüyorsa öyle görüyor beni kız kardeşi gibi görüyor" diyer daha fazla ağlamaya başladım
Afra susup beni konağa doğru götürmeye başladı ezbere bildiği yolları geçerek beni odama getirdi oda'ya girdiğimizde afra beni yatağıma yatırdı ve saçlarımı sevmeye başladı "yarın çarşıya çıkıcaz düğün ve nişan için" dedi ve kos kocaman Oda'da beni tek başıma bırakarak çıktı
Bundan sonra eski mizgin olmayacağını hissediyordum elimin tersiyle göz yaşlarımı silmeye başladım bu kadar ağlamak yeter ben ağlamak yerine gülümseyip kahkalarla güle cektim ben mizgin isem herkesi şaşırtacaktım zaten bunları düşünürken uyuya kalmıştım.