Hayat ne garipdi ya … Tükürdüyünü yalatdırıyordu ille de…. Öldürmek için yaraladığım insanın iyileşmesi için yarasını mı saracaktım gerçekten ??? Nasıl boktan bir hayatım var ya benim böyle…
_ > Hadi Oylum dedi yumuşak gözleriyle bakarak. Nasıl da mutluydu ona bakacağım için. Gülüşü sinirimi bozuyordu ama onu bozguna uğratmak istiyordum. Durup kavga etmenin ona daha fazla hazz verdiğini bildiğimden
_ > Odan nerde ? diye sordum. Evet başarmıştım. Şaşırmıştı ama daha da mutlu olmuş gibiydi. Suratını dağıtmamak için kendimi zor tutuyordum. Bir anda elleriyle omuzlarımdan tutup beni ona ters olacak şekilde döndürdü. Asansöre dönüktüm ve arkamdan sıcak nefesini hiss ediyordum. Tiksiniyordum. Arkama dönüp bana dokunmamasını söyleyecektim ki beni göğsüne doğru çekip arkadan ağzımı tutdu. Yavaşça kulağıma doğru
_ > Sen hep konuştun ben dinledim. Şimdi be konuşucam ve sen dinleyeceksin.
Elini ağzımdan çekti ve beni bıraktı. Yanıma geçip eli ile asansöre binmek için önceliği bana verdi. Böyle bir mağara ayısından nezaket görmek beni şaşırtmıştı ama umursamamışım gibi asansöre bindim. İkimiz asansöre ilk defa binmiştik ama bu son olmayacaktı. Asansördetken konuşmasını bekledim belki bir şey anlatır diye düşündüm ama hiç bir şey anlatmadı. Mahzenin olduğu kata indiğimizde beni geri kapatacağını düşündüm kapı açılınca kaçsammı diye düşünmedim değil. Asansör açıldığı anda koşarak asansörden çıktım ama arkamdan gelmediğini fark etdiğimde durdum. Dönüp ardıma baktığımda bana gülümseyerek bakan adamı gördüm.
_ > Niye gülüyorsun ?
_ > yasak mı ?
_ > Yasak. Sen bana gülemezsin!
_ > Sonra ?
_ > Ne sonra ?
_ > Başka yasak ?
_ > Sana benimle ilgili her şey yasak !
Güldüğünü uzaklaşmış olmama rağmen görüyordum. Her kesin konuşamadığı kadar sert olan bu buz dağı bana gülüyordu.
_ > Neye güldüğünü söylermisin ?
_ > Sana
_ > Napmışım da gülüyorsun?
_ > Sana dedin
_ > Eeee ?
_ > Beni kendine yakın gördün demek ki
_ > Hayır. Siz deyecek kadar saygı duymadığım için
_ > İyi. Az sonra pişman olduğunda bu lafını hatırlatıcam.
_ > Nasıl pişman edeceksin ?
_ > Odaya götürecektim de sen zaten koşarak kapımın önüne varmışsın.
Soluma döndüğümde heybetli bir kapının olduğunu gördüm 10 adım uzağındaysa benim köpek yuvam yani mahzenim vardı. Yürüyerek bana doğru gelmeye başladı. Nefret ediyordum ondan.
Yanıma vardığında yüzüme biraz baktı sonra kapıyı açtı ve içeri geçmem için bana öncelik verdi. İçeri girdiğimde büyülenmiş gibiydim. Oda boydan pencerelerle güzel bitkilerle ve kitap raflarıyla doluydu. Büyük bir iş masası ve iki kişilik yatağı …. Ve evet büyük bir dolap… Odaya ne kadar hayran kaldım hatırlamıyorum ama bakışlarımdan anlamış olmalıydı ki yanımdaki adam kahkaha atmıştı.
_ > Yine noldu ? Neye gülüyorsun?
_ > Ağzın açık kalmış da
yine bir bozgun anı ve yine ben. Toparlanıp
_ > Eee beni niye buraya getirdin ?
_ > Bunu görmen için deyip bileğimden tutdu ve beni masanın üzerindeki bilgisayarın yanına getirdi. Videoyu açtı. Volkan ve O… Volkan ….. gerçekten beni satmıştı. Bana ihanet etmişti hem de …….. Gözlerimdeki yaşlar bir-birini kovalarken yüzümde bir sıcaklık hiss etdim. Taş kalpli olduğunu zanetdiğim insan gözyaşlarımı siliyordu. Kendime gelemiyordum. Ağlamayı durduramıyordum. Çocukluktan bir hastalığım vardı. Çok üzülünce kriz geçiriyordum ve nefes alma özelliğimi kaybedip boğuluyordum. Doktorlar üzülmem gerektiğini söylüyordu ve şu an o kriz anlarından biriydi. Derinden nefesler almaya çalıştım ama alamıyordum boğuluyordum sanki boğazım düğümlenmişti. Durmuyordu. Kalbim yırtılmış gibi acıyordu. Kontrolümü tam kaybetmiştim. Gözıerimi bilgisayardan ayıramıyordum. Bir anda yanımdakı adam telaşla bilgisayarı sertçe kapatdı ve pencereden dışarı atdı. Dizlerimin üstüne kayıp düştüm. Ölüceğimi hiss etdim. Gerçekten son nefes alışlarımmış gibi hiss etdim. Karşımda duran adaç derhal dizlerinin üzerine çöktü. Gözyaşlarımı silerek yüzümü kendime gelmem için hafig tokatlayarak
_ > Oylum. Oylum bana bak. Bana bak. Lütfen kendine gel. Derinden nefes al. Hadi gel birlikte nefes alalım. Hadi 1,2,3 deyince tamam mı ? Duyuyorsun değil mi beni ?
Hafif başımı oynatarak onayladım.
_ > Hadi nefes al
Nefes almaya çalıştım
_ > Aferin Oylum . Aferin çok güzel şimdi aldığın nefesi ver.
Nefesimi verdim. Bunu nefes alıp verme şeklim düzelene kadar birlikte yaptık. Artık nefes alıp verme şeklim düzelmişti. Gözümden akan son yaşları da sildi ve
_ > Daha iyi misin ? diye sordu. Değildim. Bana ihanet eden adama sonsuz güvenmiştim. Bana ihanet etmeyeceğini söylemiştim. Bana başından beri doğru söyleyen adama sırf bu yüzden tokat atmıştım. Ona karşı çok yanlış davranmıştım. Haksızlık etmiştim. Bana yapılan zaten canımı yakıyordu da peki benim yaptığım ??? Ona yaptıklarım bana yapılandan dah çok canımı acıtıyordu. Sorusuna hiç bir cevap veremedim. Sadece şunu söyleye bildim:
_ > Sana sarıla bilirmiyim ?
Cevap vermedi. Omuzlarımdan tutup beni göğsüne bastı. Bende ona sıkı-sıkı sarıldım.
Evettt ne düşünüyorsunuz yeni bölüm hakkında? Geçen hafta bölümü atamamıştım ama merak etmeyin telafi edicem😁