Sedef Aksu
Geçmişten ;
Bir insanın bitişi doğarken mi başlardı yoksa büyüdüğünde mi?
Geçmiş yüzüme çarptığında tüm düşünceleri aklımın ücra köşelerine kaldırdım.
Küçük bir kız çocuğuydum. Sevecence aynada giydiğim pembe elbiseye bakıyordum.
" Tık, tık." Ablam Zümra, kapıyı hafifçe aralamış beni izliyordu.
" Burda bir prenses varmış." Sağ elini uzatıp yanımda diz çökerek
" Prensesim bana bu dansı lütfeder misiniz?" Ablam ümitli gözlerle bana bakıyordu.
Tereddüt etmeden elimi ona uzattım. Elimi tutup beni kucağına aldığında annem ve babamı yeni fark etmiştim.
"Burda iki tane güzeller güzeli prenses varmış. Kader şu prenseslere bakar mısın?" Annemi hep garip görürdüm. Bana hiç ablama davrandığı gibi davranmıyordu.
Annem yüzüne zorla bir tebessüm getirdiğinde bize baktı.
" Çok güzel olmuşsun Zümra."
Beni yok saymıştı. Doğduğumdan beri beni istemiyordu ama zorda olsa kabül görmüştüm.
Ablam beni kucağından indirip yanağımı okşadı, sorun yok der gibi.
Babam yanıma gelip elimi tutara, odanın kapısına götürdü beni. Eğilip yanağımı öptü güven vermek istermiş gibi.
Bir ses duyuldu arkadan çığlıklar geceye karıştı. Kanlar aktı. Ruhumdan parçalar koptu yarım kaldım.
Yerde kurşunla vurulan annem ve ablama bakıyordum.
Ablamın o güzel mavi elbisesi kanla koyulaşmıştı.
Annem. Annem. Annem. O, ölmüştü. Onlar ölmüştü. Arkadan iki silah sesi duydum. Babamın beni tuttuğu eli yavaşça hafiflemişti. Babam gözlerindeki acıyla bana bakıyordu. O ölmüştü. Kanlar akmıştı.
Onları benden almışlardı.
"Baba, anne, abla. " Ağlayışlarım duvarda yankı yapıyordu. Boğazımda ki yumru gitgide büyüyordu. Boğuluyordum. Babamın yanına gittim hala açıktı gözleri bir umut vardı içimde. Elini elimin altına koydu.
" Kızım, sen bu dünyadaki en güçlü prensesin." Gözlerimden yaşlar akıyordu babamın sözleri kulağımda yankı yapıyordu.
"Beni bırakma, beni bırakmayın baba."
Babam gözlerime bir umut ışığıymışım gibi bakıyordu. Acıyla cebine uzanarak bir kağıt parçası çıkarıp elime verdi.
"Kızım, bir tanem, tek varlığım nolur üzülme tamam mı? Bunu al ve oraya git olur mu ?"
Babamın verdiği kağıdı açtım. Bir numara vardı ve altında bilmediğim harflerden cümleler oluşuyordu.
" Hayır gitmeyin. Ben sizsiz naparım. " boğazımda ki yumru gitgide büyüyordu. Nefesim kesilene kadar beni bırakmıyordu.
O gün ambulans ve polisler gelene kadar babam, annem ve ablamın başında saatlerce ağlamıştım.
Ellerime baktım onların kurumuş kanı vardı elimde. Hep ölür müydü iyiler kötülere bir şey olamaz mıydı ?
Kalmaz mıydı mutlu sonlar ?
O gün kendime bir söz vermiştim.
Onların intikamını alıcakt
ım ne pahasına olursa olsun...
🖤
Emek vererek yazıyorum lütfen destek olur musun 🖤🕯️











