İçeriğe geç

SİYAH

Bölüm 5 · 3 dk okuma

SİYAH

Bölüm 5

~Siyah 1~

Giriş

Karşımdaki bir ölüye yaşam olabilecek kadar, siyah gözlere kapılmıştım.

"Niye öyle bakıyorsun." istemsizce kaçırdım gözlerimi ondan. Ben bu kadar kapılmamıştım kimseye.

"Beni kaçırdınız hatırlatırım. Hem siz kimsiniz de böyle bir şeye cüret edersiniz!" Bana boş gözlerle bakmaya devam etti.

Ama daha beni tanımıyordu.

Beni siyah arabanın arka koltuğuna oturtukları sırada adamın cebinden bıçağı almayı başarmıştım.

İpi çözüp hızlıca bıçağı karşımdaki adamın boynuna dogrulttum.

" Kimsin dedim!" o an doldu burnuma o huzurlu toprak kokusu içimi ısıtmaya.

Hızlı bir harekette bıçağı elimden alıp, beni geriye itti.

Elini uzatıp " Ateş Arslan, dünyaca aranan seri katil." Hızla gözlerim irileşirken, beynim gerçekten o olup olmadığını, belki de yalan söylediğini düşünüyordu.

Gözlerimi kısıp elini tutmadan " Sedef Aksu, dünyaca aranan seri katil." dedim gözlerine bakarak.

"Sonunda tanıştık Sedef Aksu" Arkada duran elindeki bıçağı uzattı alayla bakarak.

"Beni neden kaçırdınız? Ne istiyorsun?" Bana biraz daha yaklaştı.

" Arslan, kendini akıllı mı sanıyorsun?" Nerdeyse burunlarımız deyecek kadar yakına gelmişti. Omuzlarıma dökülen siyah saçlarımı yana atarak kulağıma eğildi.

"Bizim hakkımızda neden bilgiler topluyorsun konuş." Kalın sesi kulaklarıma ürkütücü bir tını bırakıyordu.

" Beni neyle suçladığının farkında mısın?" Sorumu yanıtlamadan tekrar fısıldadı.

" Bizden ne istiyorsun Aksu ?"

" Pekala yakalayamadığım bir adam var yıllardır." İnanmadığını belirten bir sima vardı yüzünde.

Ne yani her seri katil her şeyi bulacak diye bir şey mi vardı?

"Bunun bizle alakası ne ?"

"Dün gece her sene yapılan ünlü sergilerden birinde bir elmas satıldı ama bir tanesi çalındı."

"Evet, dün akşamki sergi. Adam préz satın aldı birisini." Hala açıklama beklermiş gibi bakıyordu bana.

"Adam préz satın almadı aradağım adam satın aldı öne de o zavallı adamı yem etti."

İnancağını düşünmüyordum elbette.

" Kanıt. Kanıtın var mı?" Gözlerimi devirdim.

" Senin var mı kanıtın beni kaçırma konusunda? " Kolumu tutarak beni deponun dışına doğru yönlendirdi.

" Dokunma! Aksi takdirde asla acımam."

Kale bile almadan dışarı çıkarttı. Kolumu tutan elini serçe tutup ittim. Kolumu bırakmıştı. Etrafıma bakma fırsatı bulmuştum. Upuzun bir koridordu. Her kapının başında iki tane koruma vardı. Yaklaşık 64 tanelerdi.

Gel işaretiyle yanına çağırdı. İnatla yanına gitmedim. Hem ben niye onun ayağına gidiyor muşum ?

Göz işareti yaparak "Şunu getirin uğraşamam." İki tane koruma bana yaklaşırken, ikisini de dirseğimle yere devirdim.

Arkada olan korumalar da yaklaşmaya başlamıştı. İki tane koruma, arkamdan yaklaşmıştı. Ters bir tekme ve hareket ile onları da yere serdikten sonra dört adam daha yaklaşmaya başladı. Karşımda duran Arslan bana ilk hayran gözlerle baksa da hemen eskisi gibi bakmaya başladı.

"Yeter!" Ona alayla baktım.

"Noldu Arslan, çok mu hafife almışsın. Daha hiç bir şey görmedin." Dedim ona yaklaşarak.

" Sende görmedin, Aksu. Geç önüme düzgünce yürü." Omzuma gelen saçlarımı arkaya atıp güldüm.

"Bana emir veremezsin! Senin o kuçu kuçularına benzemem ben. Anladın mı?"

O sıra önümde duran camı fark ettim en üst katta bir holding şirketindeydik.

"Eee kuçu kuçu diyordun ne oldu ?" Şaşkınca ona döndüm.

" Beni nereden tanıyorsun ve nasıl buldun kim sana bu bilgiyi verdi? " yüzündeki elmacık kemiklerini hafifçe yukarı kaldırdı ve bana baktı, o siyah irisleriyle. Tam cevap vericekken koridorda biri seslendi.

Uzun boylu, esmer, zayıf ve yirmi beşli yaşların da gözüküyordu.

"Abi şu dosyalara bakman gerekiyor."

Arslan ufak bir mırıltı çıkarınca karşımdaki adam kafasını kaldırdı.

"Ediz, sence dosyalara vaktim var mı? "

Arslan'ın Ediz diye seslendiği adam cebinden bir anahtar çıkartıp ona uzattı.

Arslan başıyla onay verdikten sonra "dosyaları masaya bırak. " Ediz, başıyla onayladı ve arkasını dönüp gitti.

Arslan beni arkasında bırakarak üçüncü kapıya ilerledi. Anahtarı üç ker çevirip, tık sesi gelince kapı açıldı. Bana içeri geçmem için elini uzattı tutamayıp kendim içeri girdim.

İçerisi hacker dizaynı gibi duruyordu.

Tam önümde kocaman bir ekran vardı.

Büyük ekran gürültüyle açıldı.

"Al sana kanıt kamera kayıtları bunları doğruluyor."

Ordaki Adam Préz olabilirdi ama arka kameraya kesin bakmaya bile tenezzül etmemişlerdi.

" Arka kamerayı açar mısın?" İlk başta sorgular gibi baktı ancak kafasını sallayıp kamerayı açtığında o da gördüklerine inanamadı. Elini kulağına koymuş ve verilen komutları dinliyordu.

" Sen de gördün. Sizi araştırmamın amacı güvenilir olup olmadığınız başka bir niyetim yok ve o adamı da öldürmek için birlikte çalışmak."

•••

Rica etsem yeni yazdığım Esaret adlı kitabıma da şans verir misinnnnn

Emek vererek yazıyorum lütfen destek olur musun???

Beğeni ve yorumlar benim için çok önemli!!! 🖤🕯️

Bölüm sonu

46 yorum