İçeriğe geç

SİYAH

Bölüm 22 · 3 dk okuma

SİYAH

Bölüm 22

~Siyah 18~

Eve geldiğimizde arabadan inip kocaman ağacı Ateş omzuna koyup eve yürüyordu.

Bana dönüp " Pırıltı bak çok güçlüyüm." Sırıttığım da yanına gidip ağacı omzundan alıp evin içine kendim taşıdım. Herkes bana bakarken " E ne sandınız beni daha tanımıyorsunuz."

Silah sesleriyle kafamı dışarıya çevirdiğimde korumaların üç tanesinin yerde kanlar içinde kaldığını gördüm. Ateş silahları alıp etrafı kontrole gittiler gitmeden bana bakıp " burda kal." Dedi. Tabi onu dinlemeye çektim.

Caktirmadan onlarla birlikte yürüyerek etrafa baktım duvar kısmın da bir şey görüp belim deki silahı çıkartıp arakdan oraya doğrulttum. Vurduğum da etkisiz hale getirmiştim adamı ama tam zamanın da olmadığı için adamı etkisiz hale getirmeden kurşunu Ateşin olduğu tarafa atmıştı. "Ateş! eğil!" Dediğim de kafasını eğerek geri çekildi. Neyse ki vurulmasını engellemiştim.

Giray çıkışa doğru beş korumayla giderken. Ateş, Toprak, Barkın ve haytta kalan öbür korumalar bana bakıyordu. Ateşe zaferle baktığım da yüzü bir şey demek için hareketlendi. E bizde boş değildik.

Ateşe bakıp " Sonra teşekkür edersin." Diyip Girayın yanına gittim.

Toprak arkamdan bağırıp koşarak " Taramalı tüfekli yenge beni de bekle." Dediğinde gülmeye başladım.

Ateş ile Barkın da yanımıza geldiğin de kapıdan dışarı çıktık.

Yerde kanlar içinde yatan adamı gördüğümde başından vurduğum nokataya baktım.

Yanında duran en iyi ajan tüfeğini gördüğümde yanına çömelip silahı elime aldım. Silahın üstündeki yazıyı Ateşe gösterdim. Sesli bir şekilde " Б.А.Н." Dedi. Harfler rusçaydı. Türkçesi " B.A.N." dedim

Toprak bana dönüp" Yenge adamın kafası delik deşik olmuş."

" E tabi ben vurdum." Dedim göz kırparak. Elime adamın silahını alarak Ateşin yanına gittim.

" içinde hala mermi var bence bunu bir inceleyin. Çünkü mermiler normal mermi değil."

Ateşe silahı uzattığım da silahı alıp Kuzeye verdi.

Korumalara dönüp " şu cesedi temizleyin." Deyip beni belimden tutup içeri geçirdi.

Bağırmasıyla irkildim. " Sana ne dedim ben burda kal diye?"

Bağrışıyla birlikte bizimkiler içeri girince ne oluyor gibisinden baktılar.

Bende bağırıp " seni kurtardım ben, adam sana nişan almıştı. Teşekkür etmek yerine geçmiş karşıma bağırıyorsun. Kimsin de bana bağırabiliyorsun?" Diyip montumu alıp bahçeye çıktım. Dış kapıya doğru yönelirken arkamdan " Sedef bekle." diye Ateş bağırıyordu.

Ona kulak asmayıp korumlara kapıyı açmalarını söyledim birisi öne atılarak " Sedef hanım Ateş abim-" sözünü yarıda keserek " kapıyı aç dedim üçüncü kez uyarmam." Gözünde korkudan başka hiç bir duygu yoktu kapıyı açıp tam çıkacağım sırada Ateş kolumu tutup beklemediğim bir hareketle kendine çekip, dudaklarıma kapandı.

Ellerimle onu ittigimde geriye sendelendi. Üstüne yürüyüp sert bir tokat attığım da kafası geriye gitti. Başparmağımla göğüsüne vurarak

" Bir daha sakın bana yanaşma. Bı daha sakın karşıma çıkma. Çünkü çıkarsan seni öldürürüm." Açık tehtidimle şaşırmıştı.

Arkamı dönüp kapıya çıktım Ateş arkamdan " nasıl gidiceksin? daha doğrusu nereye gidiceksin?"

" Beni çok hafife alıyorsun Arslan senden daha çok bağlantılarım var." Dediğimde arkandan motor sesi gelmeye başladı.Bir adam geldiğinde motorla siyah kask içindeydi. Kaskı çıkartıp bana göz kırptı. Yanına gidip arkadaki kaskı elime aldığımda başıma geçirdim önündeki camı kapattığım da arkasına geçip Ateşe baktım.Adam hızlı bir şekilde gaza bastığında önlerinden toz bulutu gibi geçtik.

Devam edecek...

Buraya kadar gelmişken bir beğeni ve yorum alırımmm 💙🖤

Emek vererek yazıyorum lütfen destek olur musun 🖤🕯️

Bölüm sonu

9 yorum