İçeriğe geç

Sisli kıyılar

Bölüm 3 · 1 dk okuma

Sisli kıyılar

Bölüm 3

Fısıltılar ve Dalgalar

Akşamüstü, limanın kenarında oturan yaşlı balıkçıları gördü Elif. Elleri tuzdan çatlamış, bakışları uzaklara kilitlenmişti. Yanlarından geçerken, biri diğerine alçak sesle bir şey söyledi, ama rüzgâr kelimelerin yarısını aldı götürdü.~Deniz hâlâ tek başına mı yaşıyor fenerde? diye sordu biri.~Yaşar da… gece olanları hâlâ hatırlıyordur, dedi diğeri. Sesinde hem acıma hem de korku vardı.Elif istemeden durdu. Onlar fark etmeden biraz yaklaştı.~O gece fırtına vardı. Annesi denize açıldı, geri dönmedi. Deniz de kayalıklarda sabaha kadar bekledi. Dalgalar öyle yüksekti ki, insanı yutardı. Ama o… hâlâ duyuyormuş annesinin sesini.Elif’in içi ürperdi. Ayaklarını kıpırdatamadan balıkçıların sözlerini dinledi.~O yüzden bazı geceler feneri yakmaz. “Anne gelecek, ışık karanlığı bozmasın” dermiş.O an Elif’in aklında bir görüntü belirdi: Sis içinde yalnız bir çocuk, dalgalara bakarak bekliyor… ve karanlığın içinde, sanki bir ses ona sesleniyor.•O gece, pansiyonda uyuyamadı. Dalgaların sesi odasının duvarlarına vuruyordu. Birden, aralı pencereden tuhaf bir melodi gibi gelen bir kadın sesi duydu. Net değil, rüzgârla karışıyordu ama… kelimeler vardı.“Gel… buradayım…”Elif hızla pencereye koştu. Fenerin ışığı yanmıyordu. Deniz simsiyah görünüyordu. Ama çok uzakta, kıyıya yakın bir yerde suyun üzerinde dalgalanan küçük bir ışık vardı — sanki bir fener lambası.Elif, kalbinin atışlarını bastıramadan o yöne baktı. Ve ışığın hemen ardında… sisin içinde kısa bir anlığına insan siluetine benzeyen bir gölge gördü.Gözlerini kırptığında ise… hiçbir şey yoktu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.