İçeriğe geç

Sırlı Ateş

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Sırlı Ateş

Bölüm 5

5.

Hatırlatma

Babam, pardon albayım dosyanın kapağını açtığında içinde 30 a yakın askerin bilgileri ve resimleri vardı. Önce o incelediğinde sıra bana gelmişti ki kapı çaldı.

Gel komutu verildiğinde içeri giren çömez asker selam verip gelme sebebini açıklamaya başladı. Ben aslında daha önemli bir şey beklerken olay sadece yeni gelen çömezlerin yer sorunuydu.

Babam bir şekilde o işi halledip tekrar odaya döndüğünde ben aynı şekilde hiçbir şeye dokunmadan öylece duruyordum. Geri tekrar masasına oturunca mavi dosyayı önüme doğru itip timden bahsetmeye başladı.

-Timin adı:Şafak Timi

Toplam sen de dahil 8 asker olacak. Bu tim görevlere gitmenin yanında istihbarat konusunda da bize yardım edecek. Tim üyelerini sen seçeceksin. Mavi dosyada bulunan toplam 27 asker var. Bu askerlerin 18i Kara Harp Okulu'ndan, 5i Deniz Harpden, 4ü de Havacılıktan mezun, okullarında derece yapmış askerler. Timine kendin deneyerek ve test ederek askerlerini alacaksın. Tek şart ise sen hariç 3 kara,2 deniz, 2 hava askeri olmalı. Sen hepsinden derece yaptığın için seni tim komutanı seçtik. Timini en kısa zamanda kurman gerek, hatta ve hatta yarın gelip askerleri denemeye başlaman lazım. Şimdilik bu kadar şey sanırım yeterli. Sen evine gidip üstündeki şıku atlat ve beni ara. Tamam mı Asena?

-T-tamam, sonra görüşürüz baba

Odadan çıktığımda hala şaşkındım. Şaşkın olma sebebim hem bu kadar hızlı bir şekilde timin başına geçmem hem de babamın benim deniz ve hava harpten derece aldığımı öğrenmesiydi.Bu bilgiyi babamın arkadaşı albay ve aynı zamanda benim de sevdiğim bir aile dostumuz olan Kenan amcadan istemiştim saklamasını ve o da memnun bir şekilde saklamıştı.

Bahçeye kendimi zor attığımda ciğerlerime dolan temiz hava az da olsa rahatlatmıştı beni. Hemen bir bank bulup üstüne kurulduğumda düşüncelerimden ve gece hiç uyumayışımdan dolayı uykum ağır basmış ve kendimi orada uykuya teslim etmiştim.

Yaklaşık 1,5 saate yakın uyumuştum ve bankın üstünde olmak belime hiç iyi gelmemişti. En son hatırladığımla gözlerim yuvalarından çıkacak derece de açıldı.

1 saat önce

Üstüme bırakılan yük ile aniden irkilip kaslarımı çattım. Karşımda birisi askeri ceketini üzerime bırakıp ben aniden ırkılince de teselli cümleleri ve başımda bulunan eli ile tekrar beni mayıştırmış, sesi ise beni kendine resmen aşık etmişti.uykuya tekrar daldığımda hiçbir şeyin farkına varmadan rüyamı görmeye devam ettim.

Şimdi

Aklıma gelen anlar ile yerin dibine girmek istedim. Adam bana ceketini vermişti ve ben hiçbir şey yapmayıp yalnızca uyumaya devam etmiştim. Adam hakkında hiçbir şey bilmiyordum, gerçi sesi ve bal gözleri hariç. O gözler o kadar garipti ki anlatamam. Tek bildiğim bunl-A pardon bir de soyadı var, ceketinin üzerinde bulunan isimlikten anlamış olduk

O an çok garip olmuştum, ilk defa öyle güzel gözler görmüştüm. Aniden banktan kalktım ve başım dönmeye başladı. Birden kalkınca olduğuna eminim. Artık gitme vakti olduğundan motoruma atladım ve çok özlediğim evime gittim. Hemen bizimkilere o güzel gözleri anlattım.Pelin hemen araştırmaya başladı sadece soyadigini bildiğim o çocuğu.

Elimizde sayılı denebilecek kadar az bilgi vardı ve bu durum bizi daha da çıkmaza sokuyordu.

Bilgi 1:Soyadı Öztürk

Bilgi 2:Bal gözlere sahip

Bilgi 3 :Aaşşşşıırrı güzel kokuyor.

Ve elimizde bundan başka bir şey de yok. Zaten 3. Bilgi sadece benim bildiğim ve daha ne tür bir koku olduğunu bile bilmediğim bir önerge idi ve hiç sayılmasa da bir şey değişmezdi.

Eve geldiğim ilk an bile kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu ve Fulya bunun ısrarla motordan kaynaklandığını ve önemli bir şey olmadığını dile getiriyordu.

Pelin ise aksi yönde kesin bir şey olduğunu yoksa benim kalbimin bu şekilde atamayacağını,söylüyordu.sebebini sorduğumuz da ise

'sen ilk görevine gittiğinde bile kalbin bu kadar hızlı atmamıştı Asena'

demişti. Ben anladığıma dair mırıltılar çıkarırken Fulya

bu bilgiye nereden ulaştığını, onun da benimle birlikte göreve gelmediğini ve inanmadığını söylüyordu.

Pelin ise ona

Göreve gittiğimizde üzerimize takılı olan cihaz sayesinde sağlık durumumuzun kontrol altına alındığını ve benim cihazımın başında kendisinin olduğunu söylüyordu.

O ikisi atışmaya devam ederken benim aklım hala o bal gözlerde idi.

Pelin önce tüm sosyal medya hesaplarından soyadı öztürk olanları seçti. Daha sonra sıra asker olanı bulmaya geldiğinde gizli bir hesap bulmuştu. O olma ihtimali yüksek iken düşük olma ihtimali de bi o kadar fazla idi.

Profil resminde arkası dönüktü, sadece omuzlarından bile ne kadar yapılı olduğu anlaşılabiliyordu. Üstünde bulunan askeri üniforması ile asker olduğunu varsaymıştık. Yüzü görünmediğinden ise onun o bal gözlü asker olup olmadığını bilmiyorduk.

Hoş gözleri yeşil ile bal arasıydı ama bala daha yakın olduğundan ve ona Öztürk diye seslenmek pek bize hitap etmediğinden bu lakabı kullanmıştık.

Artık tek bir dileğim vardı:Bal gözlü askeri bulmak...

Kanalın sm hesapları;

Whatsapp:Sırlı Ateş

Youtube;Sırlı Ateş

İnstagram;sirli_ates

Bölüm sonu

1 yorum