Diyorum ki vizelerden önce son bir kez eğlenmeliyiz.”Kitaplarımı koymak için dolabımın kilidini açtım.Lily bara gidip eğlenmeyi teklif ediyordu ama benim hiçbir şey yapacak halim yoktu.
“Ayrıca kutlamış oluruz.”dediğinde neyden bahsettiğini anlamamış bir şekilde ona baktım.
“Neyi?”
“Sana takıntılı eski sevgilinden kurtulmayı”Anlamış gibi yaparak başımı salladım.Her ne kadar ondan kurtulamamış olsam da bunu yansıtamazdım.
Dolabın kapağını kapatmadan önce gözüme orda olmaması gereken bir şey çarptı.Dolabımda siyah güllerden bir buket vardı.
“Görünüşe göre yeni bir aşığın var Amelia.”Ya da hala bana takıntılı bir eski sevgilim.
“Anlamını biliyor musun?”Tom bana neden siyah güller versin ki?O bana hep lavanta alır.
“Takıntılı aşk demek.”Şimdi her şey mantıklı geliyordu.Gülleri alıp çöpe attım.
“Dua edelim de Tom kadar takıntılı olmasın.”dedim rol yapmaya devam ederek.
“En azından Tom lavanta sevdiğini biliyordu.”dedi.
“Akşam sekizde buluşalım.”diyip yanından ayrıldım.
Odama girer girmez kendimi yatağa attım.Önce bana yalanlar söylüyor sonra da hiçbir şey olmamış gibi yanıma gelip hala sevgiliymişiz gibi davranıyordu.Şimdi de çiçek mi veriyordu?Bu psikopata iyi bile katlandım.Elimdeki telefonum titredi.Kilidi açıp gelen mesaja baktım.
Tom:Gülleri sevdin mi?Lavanta mevsimi bitmiş.
_________________________
“Bir tane daha.”diyip elimdeki bardağı gösterdim.Lily dans pistinde eğleniyorken ben sadece içmekle ilgileniyordum.Belki sarhoş olursam her şeyi unutabilirdim.Bir süreliğine de olsa anılarımın yükü azalırdı.
“Yalnız mı içiyorsun?”Yanıma oturan çocuğa baktım.Daha önce görmüş müydüm?
“Öyle görünmüyor mu?”diye cevap verdim.
“Senin gibi güzel bir kızın yalnız içiyor olması üzücü.”Bana mı asılıyordu?Kime bulaştığı hakkında hiçbir fikri yok.
“Ben üzülmüyorum.”diyip içmeye devam ettim.
“Senin gibi güzel bir kız üzülmemeli zaten”dediğinde yüzüne yumruk atmak istedim.Sadece yalnız kalmak istiyordum ama bana asılmaya çalışan bu çocuk her şeyi zorlaştırıyordu
“Kimin eski sevgilisi olduğumu biliyor musun?”Tom varken hiçbir erkek bana böyle yaklaşamazdı.Hepsi Tom’dan korkuyordu.
“O piç uzun zamandır ortalıklarda yok.Görünüşe göre terk edildin.”Demek biliyordu.Ama yine de fazla cesaretliydi.Tom’un tüm şehirde aranan bir katil olduğunu ve beni gizlice ziyaret edip hediyeler bıraktığını da bilseydi benimle böyle konuşur muydu?
“Merak etme güzelim sana onu unutturabilirim.”diyip elini saçıma uzattı.Ama başka bir el saçı elime değmeden engel olup elini tuttu.
“Ben sana kim olduğunu unutturmadan önce siktir olup git.”
Burdaydı.
İnsan kalabalığının içinde fark edilmiyordu ama burdaydı. Tam karşımdaydı.
“Ben onu terk etmedim.Hiçbir zaman.”Mavi gözlerini yeşil gözlerime dikti.Çocuk Tom’un elinden kurtulup arkasına bakmadan hızlıca gitti.
“Ne işin var burda?”Yanıma oturup ben daha itiraz edemeden elimdeki bardağı aldı.
“Belli olmuyor mu?Sevgilimi pislik erkeklerden koruma görevindeyim.”
Beni koruması gereken kişinin kendisi olduğunu biliyor muydu?
“Sana içmemen hakkında ne söyledim?”bardağı kafasına dikti ve barmenden bir tane daha istedi.
“Sen benden daha çok içiyorsun.”Odaklanmam gereken konu bu değildi.Ama aranan katil sevgilim bir barda yanımdayken ne konuşabilirdim ki?
“Tom her yerde arandığının farkında mısın?Ve şu an kalabalık bir bardasın.”
“Aranıyor olmaktan korksaydım Saklanırdım Amelia.”
“Konuşmamız lazım.”diyip kolundan kaldırdım ve barın dışına sürükledim.Sessiz bir köşe bulup oraya çekiştirdim.
“Matthew’ı öldürdüğünü öğrendim.”diyip tepkisini görmek için yüzüne baktım.Ama yüzünde hiçbir duygu yoktu.
“Yeterince uzun sürmüştü”Sadece bu mu?Birini öldürdün.Benim tanıdığım birini ve sadece bunu mu söylüyordu.
“Neden?Neden onu öldürdün?Birbirinizi tanımıyordunuz bile.”
Kahkaha attı.Yani doğruydu.Birbirlerini tanıyorlardı.
“Birini öldürdün Tom ve sadece kahkaha mı atıyorsun!?”
“Emin ol bundan daha fazlasını yaptım”diyip beni duvarla arasına sıkıştırdı.Bunu önceden yapsaydı romantik bulurdum ama karşımdaki bir katildi.Ne zamandan beri romantik anlar ondan korktuğum anlara dönüşmüştü?
“Onu öldürdün sonra da saklamak için arkadaşlarına başka üniversiteye gideceğini söyleyen bir mesaj attın.”
“Aferin kızıma.Onu nasıl öldürdüğüm kısmına da gelmek ister misin?Yoksa orasını dedektifin çözmesini mi bekliceksin.”
“Ne yaparsın?Beni de mi öldürürsün?”
“Sana asla kıyamam Amelia”
Ama sen bize kıydın Tom…
“Verdiğin siyah güller…Neden siyah güller?”diye sordum.Konuyu değiştirmek istemiştim çünkü sindiremiyordum.
“Sana takıntılıyım çünkü Amelia.Sevdin mi?”Mesajına cevap vermemiştim ve aynısını tekrar sormuştu.
“Çöpe attım.”diye itiraf ettim.Bunun onu sinirlendirmesi mi gerekiyordu bilmiyordum ama etkilenmiş görünmüyordu.
“Sevmedin mi?Bir sonraki sefer başka bir şey gönderirim.”
“Hayır Tom hiçbir şey göndermeni istemiyorum.”
“İstemiyor musun?Ama sen hediyeleri çok seversin Amelia.”
Artık senden gelenleri değil.
“O zaman seni daha sık ziyaret ederim.”
“Hayır.Ne yanıma gelmeni ne de hediye göndermeni istemiyorum.”
Bana daha çok yaklaştı.Üzerime eğildi.Soğuk nefesi yüzüme çarpıyordu.Elini kaldırıp saçımı okşadı.
“Ne dediğinin farkında mısın Amelia.Sence istememe lüksün var mı?Seni gerçekten anlayan ve seni olduğun gibi seven tek kişi benim.Ben olmasaydım bir hiç olurdun ve bu yüzden benimle kalmalı ve asla ayrılmamalısın.”
“Kendine yalanlar söylemeye devam et Amelia.Günün sonunda yanında kimse kalmadığı zaman bana ne kadar muhtaç olduğunu anlayacaksın ve sadece beni isteyeceksin.Sana olan takıntım senin ihtiyacın olan şey.O zamana kadar yalanlar söylemeye devam et .Sadece kendini kandırıyorsun.Ama kalbini kandıramazsın.Kalbin biliyor bana ait olduğunu bana ihtiyacın olduğunu.Kalbin beni istemeye devam ettiği zaman anlayacaksın.Kalbin benim için atıyor Amelia.”
Elindeki saçımı dudaklarına götürüp öptü.Karanlığın içinde kayboldu.
Haklı olabilir miydi?Kalbim onun için mi atıyordu?.