İçeriğe geç

Şirketteki Casus

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Şirketteki Casus

Bölüm 6

1. Sezon 6. Bölüm

Sabah Amber erkenden uyanıp sabah sporunu yaptı. Sonra duş alıp kahvaltı yaptı. Saati gelince işe gitti. Geldiğinde odasında otururken ansızın biri kapıyı tıklatıp içeri girdi. Darian elinde bir zarf ile Amber’ ın karşısına gelip ona zarfı uzattı. Amber zarfı açıp yazılanları okudu. Davaların hepsi geri çekildiğini duyuran bir mektuptu bu. Amber mektubu okuduktan sonra kağıdı zarfın içine geri koyup Darian ‘ a uzattı. “Sorun çözüldü.” “Açıkçası senden bekliyordum. İnan şuana kadar gelen hiçbir avukatın yerini asla tutamazsın Amber.” “Boşuna mı okuduk o kadar yıl? – Eliyle masanın önündeki sandalyeyi işaret ederek- Otur istersen, ayakta kalma.” Darian oturup: “Herkes senin gibi mesleğinde uzman ve ilgili değil maalesef. Bazı insanlar okudu görünmek için okuyorlar.” “Çok doğru.” Bir dakika odada sessizlik oluştu. Aniden Amber: “Bu arada sana soracak hiç fırsatım olmadı izninle sana bir soru soracağım. Neden bana koruma tuttun? Ben zaten kendimi savuna biliyorum.” “Evet gördük.” “Senin dövüşmen sanki çok iyi.” “Evet iyi. Buraya geldiğinden beri hiç duymadın mı?” “O zaman seninle bir iddiaya girelim. En iyi dönüşen kazanır.” Diyerek ayağa kalktı. Masasının üzerindeki vazoyu alıp ona fırlattı. Darian ona fırlatılan vazoyu tutup ayağa kalkarak eski yerine koyduğu sırada: “Sen bilirsin.” Ardından ikisi on dakikalık dövüşten sonra Darian aniden sağ kolunu tutarak geri çekildi. “İyi misin?” -Sol Elindeki kana bakarak- “Evet... İyiyim” “Ama ben kesici bir alet kullanmadım.” “Senin ile ilgili değil zaten önceden oldu.” Amber bir şey hatırlarcasına gözlerini büyüterek: “Sen ajan mısın?” Darian hiç bir şey söylemeden ona baktı. Amber: “Ajan Keen’ lerlemi çalışıyorsun? Sanki seni gördüm gibi...” Darian aniden ona silah doğrulttu. Amber: “Merak etme. Bende onlarla çalışıyorum. Resmi evraklara bakıyorum. Ek iş için geldim buraya.” Diyerek kartını gösterdi. Gerçekten de orada çalışıyordu. Darian silahını indirerek: “Ben...Şüphelendim sadece. Yanlış anlama lütfen. Seni suikastçı zannettim.” “Hastaneye götüreceğim seni.” Diyerek çekmeceleri karıştırıp temiz bir fular alarak Darian’ ın koluna sardı. Darian ise: “Gerek yok. Ben hallederim.” “Bu gidişle kan kaybından ölürsün Darian.” Kendini suçlu hissedermişçesine konuşarak. Darian: “Sen bir şey yapmadın senden öncede böyleydi.” “Ne zamandır kanıyor?” “Yaklaşık iki buçuk saattir.” “Senin acilen hastaneye gitmen lazım. Haydi ben seni götüreyim.” Dedikten sonra kapıyı açıp etrafa baktı. Sonra birlikte garaja indiler. Amber’ ın arabasına binip Hastaneye gittiler. Darian ‘ ın tedavisi bitince Amber onu evine bırakmak için ondan adresini aldı. Yolda Darian elinde Amber’ ın kanlı fularına bakıp uzun uzun düşündü. Geldiklerinde Amber arabayı evin önüne çekip Darian’ a geldiklerini söyledi. Darian ona bakarak: “Her şey için teşekkürler.” Amber Darian’ ın Elindeki fulara bakıp: “İstersen sende kalabilir.” “Sevdiğin bir fular mıydı?” Bunu söylerken elindeki fuları ona gösterdi. Amber: “Yani, evet...Hayır hayır! Değildi. Öylesine almıştım çok da önemli değil.” Bunu söylerken ikilemdeymiş gibiydi. Darian onun en sevdiği fuları olduğunu anlayınca fark ettirmeden: “Neyse ben en iyisi gideyim artık. Tekrardan teşekkürler.” Diyerek arabadan inip evine girdi. Amber oradan ayrılırken: “Neyse sağlık olsun.” Diyerek evine gitti. Eve geldiğinde üstünü değiştirip bir şeyler alıştırıp evin arka bahçesinde oturup kitap okudu. Sonra annesi ile görüştüğü sırada ona olanları anlattı. Annesi ise: “Boş ver, yenisini alırsın.” “Anne o bir koleksiyonumun parçasıydı. Benim sorunum o bana ver demedi zaten ben ona verdim.” “Merak etme o adamın annesini ve babasında tanıyorum. İyi bir çocuk sana yenisini alır.” Amber bir süre daha konuşup telefonu kapattı. Ardından yarın giyeceği kıyafetleri belirleyip uyudu. Sabah erkenden uyanıp günlük bakımını yaptı. Sonra kahvaltı yapıp üstünü giyindi. İşyerine gelip odasına geçtiğinde masasının üzerinde bir paket fark etti. Paketin üzerinde fuları ile aynı markanın adını gördüğünde, uzun süre pakete baktı. Bu Darian' a verdiği fuların markasıdır. Paketi açtığında aynı fuları gördü. Ayrıca iki fular daha vardı. Bu tam da koleksiyonu için istediği fularlardı. Amber, Darian'a bir an için gitmeyi düşündü, ancak Darian şu anda müsait değildi. Amber odasında öğle arasını bekleyerek biraz zaman geçirdi. Öğle arası sırasında kahve almak için şirketin ortak alanına gitti. Amber otomat makinesinden kahve aldığı sırada Darian onun yanına gelerek: "Hediyelerini beğendin mi?" "Gerek yoktu. Kendime yeni bir tane alırdım.” “Olsun senin sevdiğin eşyana zarar verip gerekeni ödememek benim dilimde ayıp olurdu.” “İyide onu ben sana kendi isteğimle verdim. Sen istemedin ki.” “Olsun-Kahve bardağını eline aldığı sırada- hazır Boş zamanımız varken biraz konuşmaya ne dersin?” Ardından Eliyle az ilerdeki Boş masayı gösterdi. Sonra gidip masaya oturdular. Amber oturur oturmaz: “Daha iyi misin?” “Evet, iyiyim.” Bir süre hiç konuşmadan oturdular. Aniden Darian: “Sevdiğin bir çiçek türü var mı?” “Elbette, Laleler... Laleleri severim.” “Hangi renk?” “Pembe veya kırmızı. İkisi de birbirinden güzeller bence.” “Anladım.” “Ne için sordun?” “Hiç öylesine işte.” “Peki senin sevdiğin bir çiçek türü yok mu?” Darian uzun uzun düşünüp yanıtladı: “Sanırım siyah gül... Evet siyah gül.” “Güzel. Neyse benim halledecek işlerim var sonra görüşürüz.” Ardından kalkarak boş karton kahve bardağını çöpe atıp odasına doğru ilerledi. Darian o sırada halen daha olduğu yerde duruyordu. Aradan 5 dakika sonra o da kalkıp odasına geçti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.