İçeriğe geç

Sırık Oğlan ve Saf Kız

Bölüm 48 · 6 dk okuma

Sırık Oğlan ve Saf Kız

Bölüm 48

Bölüm Kırk Beş

Hoş geldinizzz

Umarım severek okursunuz bu bölümü.

Keyifli okumalarr

*****

Mutfaktan gelen seslerle gözlerimi araladım. Babam beni eve bıraktıktan sonra duş almış, sonraki güne kadar uyumuştum. Odamdaki saatte bakıp hazırlanmak için çok vaktimin olduğunu görünce birkaç dakika daha uyudum.

“Çın!”

“Çın!”

Gözlerimi açmadan yatağımdan telefonumu bulup bildirimlere baktığımda Efe’nin mesaj attığını görünce kalbim heyecanla atmaya başladı. Hemen doğrulup ayılmak için gözlerimi ovuşturdum.

Efe: Günaydın güzelim.

Efe: Okula beraber yürüyelim mi?

Efe’yle beraber okula gitme fikri kalbimi ısıttı bir anda ama Efe’yle okula yürürken yoldan Pınar’ları almak istesem Efe’ye, eğer almazsam da Pınar’lara ayıp olacakmış gibi hissettim. Ne cevap vereceğimi düşünürken Efe’den bir mesaj daha geldi.

Efe: Pınar ve Baran’ı da alalım yoldan.

Efe: Hep beraber gidelim.

Efe aklımı okumuş gibi mesaj atınca gülerek cevap yazmaya başladım.

Sıla: Günaydınnn

Sıla: Olur tabii ki.

Sıla: Evden çıkınca arıyorum onları normalde.

Sıla: Bugün de öyle yaparız.

Efe: Tamamdır.

Efe: Ben kahvaltıya gidiyorum şimdi.

Efe: Sen de atıştır mutlaka bir şeyler.

Efe: Hastasın zaten.

Efe: İlaçlarını da al yanına.

Efe: Okulda içersin.

Sıla: Tamamm

Sıla: Yarım saat sonra aşağıda görüşürüz.

Efe: Görüşürüz 😊

Her şey o kadar güzeldi ki kendimi rüyada gibi hissediyordum. İçimde hiç bitmeyecek gibi hissettiren bir enerji vardı, kalbim küt küt atıyordu ve ben gülüşümü durduramıyordum.

Hemen hazırlanmaya başlayıp birkaç dakika içinde kahvaltı masasına oturdum. Ben hızlıca bir şeyler yerken içeri uykulu haliyle Melih girdi.

“Oha! Ablam hazırlanmış bile. Hangi dağda kurt öldü?

Sinirlenmeye çalışsam da sinirlenemedim. Yanıma oturunca sessizce ona döndüm.

“Efe’nin sevgilisi yokmuş.”

Uyku gözlerini terk etti anında. Parıldayan yüzüyle bana döndü.

“Eee…?”

“İşte beni seviyormuş. Konuştuğu kişi arkadaşıymış. Tanıştırayım dedi ama istemedim hemen tanışmak. Sevgili değiliz, bir şey değiliz diye. Ağırdan almak istedim.”

Kafamı ellerinin arasına alıp alnımdan öptü. Şaşkınlık ve neşeyle gülümsedim.

“Seninle gurur duyuyorum ablacım. Sana helal olsun. Senden bu performansı beklemiyordum. Sabah sabah şoka soktun. İyi geldi. Denemem var bugün. Hiç iyi değildim.”

“Hazır değil misin?”

Korkuyla yüzüme baktı.

“Abla sınav geliyor. Ben hiç hazır değilim. Denemeler desen zaten yerlerde. Yemin ederim stresten öleceğim.”

Gözleri dolmaya başlayınca içim sızladı birden. Onu bu noktaya gelene kadar fark etmediğim için kendime kızdım. Ne kadar benim başım dertte olsa da onunla ilgilenmediğim için vicdan azabı çekmiştim.

“Tamam. Sen bir sakin ol. Annem kızarsa arkanı toplarım ben. Bir sonraki denemeye de asılırız seninle. Benden yardım isteyebilirsin her zaman. Zaten sınav haftam geliyor, kütüphaneden çıkmayız biz. Sen de gelirsin. Hallederiz, tamam mı?”

Başını sallayarak önüne döndü. Biraz daha yemek yedikten sonra telefonumu alıp masadan kalktım.

Melih’in yanağına bir öpücük kondurduktan sonra “Görüşürüz!” diyerek eşyalarımı alıp evden çıktım.

Merdivenleri inerken Efe’yle konuştuğumuz saatten beş dakika erken indiğimi görünce kendime sinirlendim.

“Heveslisi gibi erkenden indim ya! Tamam heveslisiyim de bu kadar belli etmesem mi sanki?”

Ben Efe’nin, ona olan hislerimin büyüklüğünü anlamasını istemediğim için bin bir şey yaparken kaldırıma oturup beni bekleyen Efe’yi görünce neye uğradığımı şaşırdım.

“Efe, ne yapıyorsun orda?”

Efe beni görünce hemen ayaklandı. Ben bahçeden çıkarken onun gülümseyerek beni izlemesi ister istemez yüzümde bir gülümseme oluşmasına sebep oldu.

“Ya ben biraz erken çıkmışım evden. Saate bakmamıştım. Sana da yazıp acele ettirmek istemedim, benim hatam sonuçta bu.”

Yavaşça yürümeye başladığımda o da bana eşlik etti.

“Ben de erken indim zaten. İşim bitmişti. Melih’le konuştum biraz. Dersleri pek iyi gitmiyor galiba. Bugün denemeye girecekmiş. Morali bayağı düşüktü.”

“Benim derslerim iyidir. İstediği zaman ona yardımcı olabilirim.”

Gülümseyerek ona bakarken Pınar’ları aramadığımın aklıma geldi.

“Çocukları aramadım ben.”

İlk olarak Pınar’ın binasına gideceğimiz için onu aradım.

“Günaydın. Geldin mi?”

“Geliyoruz beş dakikaya. Sen iyi misin bu arada? Dün bana cevap vermedin, merak ettim.”

“Kanka anlatırım gelince. İniyorum şimdi. Baran da gelmiyor bu arada. Arama onu hiç.”

“Neden gelmiyor? Ay! Dur. Sen gel konuşalım.”

“Tamam.”

Telefonumu kapatınca Efe merakla bana döndü.

“Ne olmuş?”

“Bilmiyorum ki. Baran gelmiyormuş, Pınar’ın sesi de kötü geliyordu. Dün kavga etmiş olabilirler. Pınar’a yazmıştım gece ama cevap vermemişti.”

Sıkıntıyla nefes alırken Pınar’ın binasına yaklaşmıştık.

“Hallederler bence. Uzun bir süredir sevgililer zaten. Olur böyle şeyler.”

Efe’nin beni sakinleştirmeye çalıştığının farkındaydım ama Pınar’ın sesi o kadar tuhaftı ki olayların ciddi olduğunun farkındaydım.

Pınar binadan çıkıp ağır adımlarla birkaç adım attı. Her zamanki halinin aksine o kadar bitkin görünüyordu ki ona neyin iyi gelebileceğini düşünemedim bile.

Bizi görünce gülümsemeye başladı. Hızla yanımıza gelirken, “Allah’ım bu günleri de mi görecektik?”, deyince Efe’yle birbirimize bakarak gülümsedik.

“Günaydın.”

Efe’nin utangaç tavrıyla Pınar daha da gülümsedi.

“Günaydın. Nasılsınız bakalım?”

Pınar koluma girince Efe’yi diğer tarafıma alıp yürümeye başladım.

“Biz iyiyiz. Siz nasılsınız asıl?”

Derin bir nefes alıp sesli bir şekilde dışarı verince gerilerek kolumla vurdum ona.

“Kızım ne oldu?”

“Biz biraz ara vermeye karar verdik.”

“Niye?”

Efe dikkatle Pınar’ı dinlese de hiçbir şey söylememişti.

“Biz buluştuk işte. Sahildeki yeni pizzacıya gittik. Orada birkaç garip tip vardı. Herkes rahatsız oldu onlardan ama Baran’ın ne kadar hassas olduğunu biliyorsun. Orada bir kere gerildi sonra kendine gelmedi. Sokakta biraz yürüyelim hava güzel kendimize geliriz dedik, bu sefer de konu elbisemin boyuna geldi. O an…”

Konuşmak ona iyi gelmemişti. Sesi titremek üzereyken derin bir nefes alıp konuyu toparladı.

“Kavga etmedik ilk defa. Kavga etmek istemiyorum ama çok sinirliyim dedi. Sakince beni eve bıraktı olaydan sonra, bir daha da konuşmadık.”

“Sen neden bana yazmadın ki akşam?”

“Konuşmayı sevmiyorum pek, biliyorsun beni. Ders çalışayım kafam dağılsın dedim, bir baktım saat gecenin dördü olmuş. Çok iyi uyuyamadım bu yüzden.”

“Kızın kafa dağıtma yöntemine bak. Ders çalışmış. Helal olsun.”

Gülerek Pınar’a biraz enerji vermeye çalıştım.

“Bizim kızımız hep böyledir. Okuyacak o, memur olacak.”

Okulun bahçesine girdik gülerek.

“Bu arada,” dedi Pınar bize dönerek, “Ben psikoloji okumaya karar verdim.”

“Dün gece mi?” dedim gülerek.

“Dün gece oldu cidden.”

O da benim gibi gülünce onu mutlu ettiğim için biraz olsun içim rahatlamıştı.

“Efe,” dedim sınıfımızın olduğu kata geldiğimizde, “Pınar hayatımda gördüğüm en iyi dinleyici biliyor musun? Seninle ilgili her şeyi ona anlatıyordum hep. O kadar konuşuyordum ki benden bıkar diye çok korkuyordum ve bunu korkumu bile anlıyordu. İnsanın içini görür her zaman. Eğer bir gün bir derdin olursa ve bana anlatamazsan ona anlat. O zaman ne demek istediğimi anlayacaksın.”

Pınar’ın gözleri gururla parlarken yanağıma bir öpücük kondurup bana sarıldı.

“İyi ki varsın.”

Biz birbirimize sarılırken Efe cebinden telefonunu çıkarıp bize doğrulttu.

“Gülümseyin!”

İkimiz gülümseyerek kameraya değişik pozlar verdik.

“Ben de sizi çekeyim. Geç Efe sen de Sıla’nın yanına.”

Pınar karşımıza geçince heyecandan donup kaldım. Bunu fark eden Efe büyük bir keyifle kolunu omzuma atıp beni kendine çekti. O gülümseyerek kameraya bakınca ben de kameraya bakarak gülümsedim.

Birkaç poz verdikten sonra Efe’nin nefesini boynumda hissettim.

“Seni seviyorum.”

Ben şaşkınlıkla ona bakarken Pınar bir fotoğrafımızı daha çekti.

Ders zili çalmaya başlayınca telefonunu Pınar’dan alıp merdivenleri çıkmaya başladı Efe.

“İyi dersler!” diyen Efe’ye aynı neşeyle karşılık verdi Pınar.

“İyi dersler!”

Benim sesimse bir fısıltı gibi kaybolmuştu.

“İyi dersler.”

***********

Bölümü beğendiniz mii?

Yeni bölüm 7 temmuzda gelecek.

Kendinize iyi bakın.

Göşürüzzzz

Bölüm sonu

21 yorum