İçeriğe geç

Siren

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Siren

Bölüm 2

Dönermiş

Hasret, gözlerini araladığında odanın karanlığında bir siluetin belirdiğini fark etti. Kalbi hızla çarparken, korkuyla başını kaldırdı. Tam o anda, Serdar’ın derin bakışlarıyla karşılaştı. O an, içinde bir şeylerin yerinden oynadığını hissetti. Başının ağrısı dayanılmaz hale gelirken, "Dün gece neler oldu? Başım ağrıyor," diye fısıldadı ve başını iki elinin arasına aldı. “Sen kimsin? Niye beni izliyorsun? Nerede benim?” diye bağırdı panik içinde. Hatırlamaya çalışırken, aklında sadece karanlık ve sarhoş bir gece belirdi. Serdar, ona sakin olmasını işaret etti. “Sakin ol. Dün gece sarhoştun, arabama yaslandın. Yağmur yağıyordu, ıslanmaman için seni arabama aldım. Hatta zorla şu tatlı kediyi de aldın ama bak burada,” dedi ve elini koltuğa doğru uzattı. Hasret, kedinin uyukladığını görünce biraz rahatladı. “Ben nasıl senin arabana bindim ya?” diye sordu, kafası hâlâ bulanıktı. “Zaten zor bindin, ben ısrar edince bindin,” diye yanıtladı Serdar gülümseyerek. Hasret, başını tutmaya devam etti. “Başım…” dedi kederle. “Bekle, bir şeyler getireceğim,” dedi Serdar ve mutfağa yöneldi. Birkaç dakika sonra, elinde bir bardak su ve ağrı kesiciyle geri döndü. “Al, bunu iç. Daha iyi olursun,” dedi. Hasret, teşekkür ederek hapı suyla birlikte yuttu. “Teşekkür ederim,” dedi. Serdar, kediyi kucağına alarak onu sevmeye başladı. Hasret de, sıcak bir gülümsemeyle ona bakarak, “Evin beni ağırladığın için teşekkür ederim. Sana zahmet oldum,” dedi ve yorganları toplamaya başladı. Serdar, ona yardımcı oldu. Tam o sırada, Hasret’in telefonu çaldı. Arayan, kardeşi Gözde’ydi. “Ablaaa, sen nerdesin? Dünden beri seni bekliyorum!” diye bağırdı Gözde. Hasret, “Boşver, gelince anlatırım. Hadi bay, geliyorum, merak etme,” dedi. Serdar, “Kardeşin mi var?” diye sordu, gülümseyerek. “Benim de bir abim var,” dedi. Hasret, “Evet, benim de kız kardeşim var,” diye yanıtladı. “Tamam, o zaman ben artık gideyim. Zahmet verdim,” dedi Hasret, kediyi alarak kapıya yöneldi. Serdar, onu kapıya kadar uğurladı. “Kedi de mi seninle gelecek?” diye sordu. “Evet, o kadar ısrar etmişim ki arabaya almak için. Sana yük olmasın,” diye yanıtladı Hasret. “Özleyeceğim onu, tatlış kedi,” dedi Serdar, kediyi okşayarak. “Neyse, görüşürüz. İyi günler. Bu arada, yük olmadın, hiç sorun değil,” diye ekledi. Hasret, “Görüşürüz,” diyerek evine gitmek için taksi çağırdı. Taksi gelirken, aklında bir sürü soru vardı. Serdar kimdi? Neden ona yardım etmişti? Dışarıda yağmur hala yağıyordu ve kalbinin ritmi, yeni bir başlangıcın işareti gibiydi. Gözde’yi düşündü; onu arayacak ve her şeyi anlatacaktı. Ama içindeki hisler, ruhundaki boşluk, bu buluşmanın sonunun ne olacağını sorguluyordu. Bir yudum su, bir hap ve bir kedinin sıcaklığıyla dolmuştu kalbi. Ama bu yeni tanışıklığın ne getireceğini, nelerin döneceğini henüz bilmiyordu. Hayat bazen çok beklenmedik yönlere sapabiliyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.