Yağmur, gecenin karanlığında bir melodik tını gibi düşerken, Hasret sokaklarda kaybolmuş bir ruh gibi yürüyordu. Yüzündeki sarhoş gülümseme, içindeki boşluğu gizlemeye yetmiyordu. Bir barda geçirdiği gecenin etkisiyle, ayaklarının altında ıslak kaldırım taşları kayarken, bir anda siyah bir arabanın yanına dayanıp derin bir nefes aldı. O sırada, arabanın içinde ona bakan bir çift göz vardı; Serdar. Serdar, hayatının en karanlık dönemini geride bırakmaya çalışıyordu. Kayıplar onun omuzlarına ağır bir yük bindirmişti. Ailesinin depremde yitip gitmesiyle, yalnızca abisi Erkan ile bir arada kalmıştı. Şimdi, bir başına oturduğu bu arabada, hayatın ne kadar acımasız olabileceğini düşünüyordu. Hasret'in sarhoş hali, ona bir anlık rahatlama hissi vermişti ama o, bir tepki vermemeyi tercih ediyordu. Sadece izlemek, gözlemlemek; bazen en doğru karar gibi geliyordu. Hasret, gözleri kapalı bir şekilde derin bir nefes alırken, yanına küçük sarı bir kedi yanaştı. Onu sevgiyle okşarken, Serdar’ın içindeki merak kabardı. Arabanın camını açarak, "İçeri gel, ıslanmaman gerek," dedi. Hasret, sarhoş bir gülümsemeyle, "Gerek yok, burada iyiyim," diye yanıtladı. Ama Serdar ısrar edince, tam gitmeye kalktığında, Hasret’in sesi, gecenin sessizliğinde yankılandı: "TAMAM BE, dur!" Serdar, gülümseyerek, "Hani gelmeyecektin, hanımefendi?" diye sordu. Hasret, "Binmiyorum lan," diye cevapladı ama içindeki merak onu yenmeyi başardı. "Tamam tamam, yok bir şey, hadi bin, hasta olacaksın," dedi Serdar. Hasret, "Tamam geleceğim ama sarı kedide gelsin, o çok tatlı," diyerek gülümsedi. Serdar, "Off, tamam, o da gelsin bari," dedi. Hasret, arabaya binerken kediyi kucağına aldı ve onu sevgiyle okşadı. Serdar, yavaşça arabayı hareket ettirirken, Hasret’in gülümsemesi, onun içindeki karanlığı bir nebze aydınlatıyordu. Villaya vardıklarında, Hasret kendini koltuğa attı, gözlerini kapatıp derin bir uykuya daldı. Serdar, onu izlerken içindeki hislerin karmaşası büyüyordu. Bir süre sonra, Hasret’in üzerini örtmek için yanına gitti. Kedi, Hasret’in yattığı koltuğun ucuna kıvrılmıştı. O an, Serdar, hayatının beklenmedik bir dönüm noktasında olduğunu hissediyordu. Hasret, kederden uzak, yalnızca anın tadını çıkarıyordu. Ama ikisinin de içindeki yaralar, henüz kapanmamıştı. İkisi de birbirlerinin yanında olmanın getirdiği huzurdan habersizdi. Ama bu gece, yağmurun melodisi altında, belki de yeni bir başlangıcın ilk adımları atılıyordu. Hasret ve Serdar, hayatlarının en beklenmedik anında, birbirlerine dokunmanın eşiğinde duruyorlardı.
Bölüm 1
Yalnız kaldım bu şehirde
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.