İçeriğe geç

Sır

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Sır

Bölüm 11

9. Bölüm

‎SIR – 9. Bölüm: Son 60 Saniye ‎ ‎60… 59… 58… ‎Geri sayım santralin metal duvarlarında yankılanıyordu. Her saniye kalbime çarpıyordu sanki. ‎“Emir!” diye bağırdım. ‎Demir kayarak Emir’in yanına ulaştı, sandalye devrilmişti ama ipler hâlâ sıkıydı. Bıçağını çıkarıp bağları kesmeye çalıştı. Kıvılcımlar yukarıdan yağan kurşunlarla karışıyordu. ‎Babam Arman’a doğru atıldı. İkisi platformun kenarında boğuşmaya başladı. Kumanda Arman’ın elinden düşmedi. ‎45… 44… ‎“Çıkın oradan!” diye bağırdı kadın kulaklıktan. “Yakıt tankları zincirleme patlar!” ‎Emir’in bağları çözüldü. Demir onu kaldırdı ama Emir sendeledi. Yüzü kan içindeydi. ‎Yanlarına koştum. ‎“Yürüyebiliyor musun?” ‎“Denerim,” dedi dişlerini sıkarak. ‎Yukarı baktım. Babam Arman’ı duvara yaslamıştı. Ama Arman gülümsüyordu. ‎“Geç kaldın,” dedi. ‎Babam kumandaya uzandı. Arman direndi. Silah sesi patladı. ‎Babamın omzundan kan fışkırdı. ‎“Baba!” diye haykırdım. ‎Demir kolumdan tuttu. ‎“Şimdi değil!” ‎30… 29… ‎Santralin içi titremeye başladı. Tavandan toz dökülüyordu. ‎Kadın alt kata indi, Arman’a nişan aldı ama net bir açı yoktu. ‎“Sera, dış kapıya yönelin!” dedi. ‎Babam son bir hamleyle Arman’ın bileğini büktü. Kumanda yere düştü, metal zeminde kaydı. ‎Koştum. ‎Demir arkamdan bağırdı: ‎“Dur!” ‎Ama çok geçti. Kumandaya ulaştım. Ekranda kırmızı geri sayım akıyordu. ‎18… 17… ‎“İptal kodu yok,” diye bağırdım. “Sadece manuel durdurma!” ‎“Merkez panel!” dedi kadın. “Türbin odasının arkasında!” ‎Demir Emir’i omzuna aldı. ‎“Sen gidemezsin!” diye bağırdı bana. ‎Babam kanayan omzuna rağmen ayağa kalktı. ‎“Gidecek.” ‎Göz göze geldik. ‎O bakışta ilk kez emir değil, güven vardı. ‎Koştum. ‎Metal merdivenlerden atlayarak indim. Türbin odasının arkasında eski bir kontrol paneli vardı. Ekranı kırık ama sistem hâlâ aktifti. ‎10… 9… ‎Ellerim titriyordu. Nefesimi hatırladım. ‎Kadının sesi kulaklığımda: ‎“Sakin ol. Kırmızı kablo ana tetik. Onu kesersen zincirleme başlar. Mavi kablo gecikmeli devre.” ‎“Hangisi durdurur?!” diye bağırdım. ‎“Hiçbiri tam durdurmaz. Ama mavi kablo süreyi uzatır!” ‎6… 5… ‎Babamın sesi yankılandı arkamdan: ‎“Sera!” ‎Makas gibi duran eski penseyi kaptım. ‎4… ‎Mavi kabloyu kestim. ‎Bir anlık sessizlik. ‎Ekran titredi. ‎SÜRE UZATILDI – 03:00 ‎Nefesim boşaldı. ‎Ama yukarıdan silah sesi geldi. ‎Koşarak geri çıktım. ‎Platformun yanında Arman yerdeydi. Ama ölü değildi. Demir’le boğuşuyordu. Kadın ateş etmeye çalışıyordu ama Emir araya girmişti. ‎Babam duvara yaslanmış, kan kaybediyordu. ‎“Çıkın!” diye bağırdı. ‎Santral bir kez daha sarsıldı. ‎Arman Demir’i itip ayağa fırladı. Gözleri bana kilitlendi. ‎“Bu daha başlangıç,” dedi. ‎Arkasındaki acil çıkış kapısına doğru koştu. ‎Demir ateş etti ama ıskaladı. ‎“Bırak!” diye bağırdı kadın. “Patlama hâlâ aktif!” ‎Babam zorla doğruldu. ‎“Sera… git.” ‎O an seçim netti. ‎Emir’i Demir’le birlikte sürükledik. Kadın babamı omzuna aldı. Arka bakım tüneline yöneldik. ‎02:10… 02:09… ‎Tünel dar ve karanlıktı. Koşarken ayak seslerimiz yankılanıyordu. ‎Arkamızdan bir çökme sesi geldi. Isı artıyordu. ‎Çıkış kapısına ulaştığımızda Emir neredeyse bayılacaktı. ‎Kapıyı ittik. ‎Soğuk hava yüzümüze çarptı. ‎Tam o anda— ‎Santral patladı. ‎Alev göğe yükseldi. Şok dalgası bizi yere savurdu. ‎Kulaklarım sağır oldu. ‎Yere kapandım. ‎Bir süre hiçbir şey duymadım. ‎Sonra yavaş yavaş sesler geri geldi. ‎Emir’in öksürüğü. ‎Demir’in “iyi misin?” diye sorması. ‎Kadının telsiz sesi. ‎Ve babamın ağır nefesi. ‎Başımı kaldırdım. ‎Santral yanıyordu. ‎Ama biz yaşıyorduk. ‎Arman yoktu. ‎Demir etrafa baktı. ‎“Ceset yok.” ‎Kadın kısa cevap verdi: ‎“Kaçtı.” ‎Babam gözlerini kapadı. ‎“Bitmedi.” ‎Emir bana baktı. Yüzü yaralı ama gülümsüyordu. ‎“Geldin,” dedi. ‎Gözlerim doldu. ‎“Gitmeyecektim.” ‎Ama içimde bir şey değişmişti. ‎Artık kaçan kız değildim. ‎Artık hedef olan da değildim. ‎Ateş Çemberi beni istiyordu. ‎Ve ben artık saklanmayacaktım. ‎Uzaktan siren sesleri duyulmaya başladı. ‎Demir bana baktı. ‎“Şimdi ne yapıyoruz?” ‎Santralin alevlerine baktım. ‎Arman’ın sözleri kulaklarımda çınlıyordu: ‎Bu daha başlangıç. ‎Derin bir nefes aldım. ‎“Onlar bizi avladığını sanıyor,” dedim. ‎Babam gözlerini açtı. ‎“Şimdi sıra bizde.” ‎Ateş gökyüzünü boyarken bir şey kesinleşti: ‎Bu savaş savunma savaşı olmaktan çıktı. ‎Artık biz saldıracaktık. ‎Ve Ateş Çemberi yanacaktı. ‎

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

12. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.