İçeriğe geç

Sır

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Sır

Bölüm 1

SESSİZLİK

Sabahlar Duru için hiçbir zaman “yeni” başlamazdı.

Sadece devam ederdi.

Aynı duvarlar, aynı ışık, aynı sessizlik… ve en kötüsü aynı düşünceler. Sanki gece uyumak, zihnindeki gürültüyü susturmuyordu; sadece sesi biraz kısıyordu.

Duru yataktan kalkmadan önce tavana baktı. Orada hiçbir şey yoktu ama yine de bazen bir şey varmış gibi hissederdi. Açıklayamadığı bir ağırlık. Bir bakış gibi değil… daha çok hatırlanmamış bir anı gibi.

Gözlerini kapattı, bir saniye daha kalmak istedi o boşlukta. Çünkü gözlerini açtığında dünya tekrar başlayacaktı.

Ve dünya başladığında, sesler de başlardı.

İstanbul sabahı her zamanki gibi aceleciydi.

Pencereden içeri süzülen ışık bile sanki bir yere yetişmeye çalışıyordu. Duru kahvesini hazırlarken radyo açık değildi. Televizyon da. Sessizlik onun için bir lüks değil, bir korumaydı.

Çünkü sesler geldiğinde sadece kulakları değil, zihni de doluyordu.

Ve o sesler her zaman ona ait olmuyordu.

Dışarı çıktığında apartmanın merdivenleri soğuktu.

Kapıyı kapatırken bir an durdu. Yan daireden gelen çocuk sesi, bir kadın tartışması, bir televizyon uğultusu… hepsi aynı anda zihnine dolmaya başladı. Ama bunlar sıradan şeylerdi. Duru onları filtrelemeyi öğrenmişti.

Sorun, sıradan olmayanlardaydı.

Sokakta yürürken kalabalığın içine karıştı.

İnsanlar… hızlıydı.

Ama Duru için hızlı olan ayaklar değil, zihinlerdi.

Bir adam yanından geçerken bir an durdu Duru. Sadece bir saniyelik bir temas—omuzları birbirine çok hafif değdi.

Ve dünya değişti.

Bir anda gürültü kesildi.

Sokak hâlâ oradaydı ama Duru artık orada değildi.

Karanlık bir odanın içindeydi.

Bir çocuk ağlıyordu.

Bir kapı kapanıyordu.

Ve bir kadın “Bunu kimse bilmemeli” diyordu.

Ama Duru o anın içinde değildi.

O anın içindeydi… zorla çekilmişti.

Nefesi hızlandı. Gözlerini kırpıştırdı.

Ve geri döndü.

Adam uzaklaşmıştı.

Hiçbir şey olmamış gibi.

Ama Duru’nun içi aynı değildi.

Çünkü bazı anılar gelirken “görülmez”… sadece bırakılır.

Tıpkı bir iz gibi.

Duru kaldırımın kenarında durdu. Bir süre hareket etmedi.

Kalabalık devam etti.

Hayat devam etti.

Ama onun içinde bir şey artık aynı değildi.

“Bu…” diye fısıldadı kendi kendine, ama sesi çıkmadı.

Çünkü cümleyi tamamlamaya cesaret edemedi.

O gün ilk kez şunu düşündü:

“Ben insanların hayatını yaşamıyorum… onların unutmaya çalıştığı şeyleri yaşıyorum.”

Ve o an fark etmediği şey şuydu:

Bu sadece başlangıçtı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.