olaydım. Saat şuan 11.32 ben nasıl bu kadar uyudum ya, hayırr. Albay ağzıma sıçacak. Saate baktığım gibi yataktan fırladım, üstüme üniformalarımı geçirip hemen saçımı taradım. Bi yandanda "Allah'ım sen bana yardım et. Lütfen Allah'ım daha çok gencim" diyede söyleniyorum. Çünkü Albay benim bildiğin ağzıma sıçmazsa bende birşey bilmiyorum. Gerizekalı Oğuz yazdığı mesaja bak 'Önimliymişşşş' Allah ın gerizekalısı yok keyfine sabahın köründe çağırıyo. Söylenirken bi yandanda saçımı yaptım. Odadan çıkıp mutfağa yöneldim. Bizimkiler çoktan kahvaltıya oturmuş bile. Annem beni gördüğü gibi yanıma gelip "Kız noldu acil bişey mi var? Neden hazırlandın? Kahvaltı etmicek misin?" diye beni soru yağmuruna tuttu. Anne bi dur da açıklama yapayım. "Anne Albay çağırmış beni acil gitmem lazım ben askeriyede ederim kahvaltı hadi öptüm" dedim ve arkama bakmadan evden çıkmaya çalıştım. Evet, çalıştım çünkü annem, evden aç çıkmama izin vermiyordu."Kızım bu ne acele bi iki dilim ekmek yeseydin" anne eve sağ gelirsem yerim zaten bu gidişle o da olmayacak. "Anne gözünü sevim bırak. Adam sabahın köründe mesaj atmış, izinli olduğumu bildiği halde. Belli ki acil bi durum geç bile kaldım. Ben sonra sana haber veririm, tamam mı annem? Hadi size afiyet olsun" Annemin bişey demesini beklemeden merdivenlerden fırladım. Arkamdan "Dikkat et yavrum kazasız belasız git gel" diye bağırıp sesini duyurmaya çalıştı.
Binadan çıkıp arabama bindim, -araba benim değil abimin ama abiler sömürülmek için vardır. O yüzden benim.- emniyet kemerini takıp yola çıktım. Güzel güzel uslu uslu giderken karşıma birden birisi çıktı frene basıp durmaya çalışsamda nafile. Karşıma çıkan zaata çarpmış bulunmaktaydım. Aslında çarpma değilde sürtmek gibi bişey abartmaya gerek yok, diye içimden salak salak konuşurken bi anda beynim aydınlandı. 'LAN BİRİSİNE ÇARPTIM! ' Arabadan hızlıca inip çarptığım kişiye bakmak için eğilirken siması sanki tanıdıktı. Biraz daha eğilip yüzünü tamamen kendime çevirdim. 'Hassi-'
"Haaağğğğğmmmm ay" esnediğim sırada yanımdaki insan görünümlü varlıktan ses geldi. "O nasıl uyanma olum ayı mısın? Senin kardeşim olduğundan şüphe ediyorum. Yemin ederim." vallaha bu adam beni deli edecek sanane kardeşim.
"Sanane hesap mı vercem sana abi ya asıl sen şu tipine bak. Seni alan yandı" diyerek 26 yaşına ithafta bulundum bu çocuk ne zaman evlenecek ya. 'Kısmet Aranıyor' diye sokaklara çıkıcam artık. Senin yüzünden ben de evde kaldım. Annem yakında turşumuzu kuracak köpek.
Saçını - olmayan saçını- savurur gibi yaptı "Yanar tabi benim bu yakışıklılığım karşısında kim dayanabilir" diyip göz kırptı. "La havle" der gibi Bi hareket yapıp yataktan çıktım. Tam abim de kalkarken bi an göz göze geldik. Bu bizim aramızda ilk kim tuvalete girecek yarışının başlama düdüğünün çalışıydı. Yandık Esin koş kızım. Koşmaya yakın Bi yürüyüş şekli ile kapıya ilerliyordumki kolumda bi el hissetmem ile geriye sendeleyip yatağa geri düşmem bir oldu daha ne olduğu idrak edemeden abim lütfuna sahip varlık odadan tüydü. "ya geriz-" derken annem girdi odaya "A-anne noldu?" daha lafımı dinlemeden milli anne cümlesini yapıştırdı. "sus abine bi daha öyle dediğini duymicam. Hadi kalk öğlen oldu ne uykusu bu, kahvaltıya!" der demez kapıdan çıktı. Bana da tuvalet sırası beklemek düştü. "telefona bakayım bari" telefonu elime aldım. telefonu uçak modundan çıkardım. Çünkü benim canım arkadaşlarım kafalarına estiği gibi gecenin Bi yarısı 'laps' diye aradığı için bunu yapmak zorundayım. Onlar için bi tanecik uykumu bölemem. Telefonu uçak modundan çıkardığım gibi Bi mesaj geldi. "tövbe bismillah," derken gözümü kırpıştırıp ovdum. "Bu şaka falan mı? " mesaj saat tam 07.07'de gelmişti üstüne üstlük tanımadığım bir numaradan gelmişti. "Hangi gerizekalı beni rüyasında gördü acaba" dedim ve mesaja girdim.
--- "Esin Komutanım, ben Oğuz. Albayım sizi ACİL yanına çağırıyor. (Önemliymiş) Saygılar Komutanım. 🫡" okumaz olaydım. Saat şuan 11.32 ben nasıl bu kadar uyudum ya, hayırr. Albay ağzıma sıçacak. Saate baktığım gibi yataktan fırladım, üstüme üniformalarımı geçirip hemen saçımı taradım. Bi yandanda "Allah'ım sen bana yardım et. Lütfen Allah'ım daha çok gencim" diyede söyleniyorum. Çünkü Albay benim bildiğin ağzıma sıçmazsa bende birşey bilmiyorum. Gerizekalı Oğuz yazdığı mesaja bak 'Önimliymişşşş' Allah ın gerizekalısı yok keyfine sabahın köründe çağırıyo. Söylenirken bi yandanda saçımı yaptım. Odadan çıkıp mutfağa yöneldim. Bizimkiler çoktan kahvaltıya oturmuş bile. Annem beni gördüğü gibi yanıma gelip "Kız noldu acil bişey mi var? Neden hazırlandın? Kahvaltı etmicek misin?" diye beni soru yağmuruna tuttu. Anne bi dur da açıklama yapayım. "Anne Albay çağırmış beni acil gitmem lazım ben askeriyede ederim kahvaltı hadi öptüm" dedim ve arkama bakmadan evden çıkmaya çalıştım. Evet, çalıştım çünkü annem, evden aç çıkmama izin vermiyordu."Kızım bu ne acele bi iki dilim ekmek yeseydin" anne eve sağ gelirsem yerim zaten bu gidişle o da olmayacak. "Anne gözünü sevim bırak. Adam sabahın köründe mesaj atmış, izinli olduğumu bildiği halde. Belli ki acil bi durum geç bile kaldım. Ben sonra sana haber veririm, tamam mı annem? Hadi size afiyet olsun" Annemin bişey demesini beklemeden merdivenlerden fırladım. Arkamdan "Dikkat et yavrum kazasız belasız git gel" diye bağırıp sesini duyurmaya çalıştı.
Binadan çıkıp arabama bindim, -araba benim değil abimin ama abiler sömürülmek için vardır. O yüzden benim.- emniyet kemerini takıp yola çıktım. Güzel güzel uslu uslu giderken karşıma birden birisi çıktı frene basıp durmaya çalışsamda nafile. Karşıma çıkan zaata çarpmış bulunmaktaydım. Aslında çarpma değilde sürtmek gibi bişey abartmaya gerek yok, diye içimden salak salak konuşurken bi anda beynim aydınlandı. 'LAN BİRİSİNE ÇARPTIM! ' Arabadan hızlıca inip çarptığım kişiye bakmak için eğilirken siması sanki tanıdıktı. Biraz daha eğilip yüzünü tamamen kendime çevirdim. 'Hassi-'



