Onun duracağı istasyona gelmiştik. Acayip susamıştım ayrıca bir şeyler yemem de lazımdı. İstasyondan çıktığımızda hiç konuşmadan markete girip 2 dakikaya çıktı. Suyu bana uzatırken gözüme dahi bakma zahmetinde bulunmadı.

"Sağol" dedim. Köşeyi dönüp uzaklaştı.
İndiğimiz yer, SunLight Lisesinin sadece bir istasyon uzağıydı . Az sonra ayak basacağım lise, şehrin en iyi devlet okullarından biriydi. En iyileri toplamak için çabalayan okullardandır kendisi. Kendilerinin yaptığı sınavda başarılı olursan ancak girebilirsin. Ve ben de onlardan biri olmuştum.
Okula nihayet varmıştım ve sınıf yerleştirme sekansı başlamak üzereydi.

Bahçe inanılmaz büyük ve yemyeşildi. Toprak kokusunu içime çekip rahatladım.
Heyecanlanmıştım, suyumu çıkarıp yarısına kadar içtim. İçerken burnuma gelen kokudan iğrendim çünkü acayip sigara kokuyordu.
Okulun bahçesine dizilmiş sandalyeler, sınıf sınıf ayrılmıştı. Her grubun önünde de sınıf rakamları vardı. "1.sınıflar" kısmına geçip boş bir sandalyeye oturdum.
Müdür kürsiye çıkıp uzun bir konuşma yaptı. Cidden hararet basmıştı. Sıkılan ögrenciler uğultu yapmaya başlamıştı bile.
Mükemmel halsiz hissediyordum ama o sırada sol omzuma dokunan çocuk, kahramanım oluvermişti.
"Ayh bu ne sıcak! Biraz daha oturursak g0tlerimiz sandalyeye yapışacak değil mi?"
Enerjisi çok hoştu. Az da olsa enerjisini bana geçirmeyi sağlamıştı. Bana uzattığı bisküviden almam için kolumu dürtüklüyordu.
"Teşekkür ederim. Ayh evet, sen yetişmesen bayılacaktım resmen."
Şaka yaptığımı düşünüp minik bir kahkaha attı. Dert etmedim, nasıl olsa birbirimizi tanımıyoruz.
"Alex ben."

"Bense Rose, memnun oldum."

"Müdürü dert etme. Bu kadar sıkıcı bir tip değildir aslında. Prosedür gereği konuşuyor, anlarsın..."
Bana bilgi verdiği için minnettardım ama nasıl oluyor da müdürü tanıyabiliyordu? Okula, daha bu yıl yeni gelmiş olması lazımdı.
Düşünceli yüz ifademi anlamış olacak ki tek kaşını kaldırıp " Ah, ne düşündüğünü biliyorum. Ben sınıfta kalanlardanım. Buranın yerlisi sayılırım." dedi. Gevşek bir havası vardı ve bu beni nedense rahatlatıyordu.
" Nasıl yani? Bu okul, o kadar çalışkan ögrenci almasına rağmen yine de sınıfta kalanlar mı var ?"
"Evet, aynen öyle. Anlayacaksın nasıl olsa, yıl uzun."
Kaşlarımı çatıp önüme döndüm. Merak ediyordum elbet ama samimi olmadığımız gerçeği sormama engel
oluyordu.
Sıkıldığımızı anlayan müdür küçük bir sırıtış atıp müdür yardımcısına yerini verdi.
"Gençler, SunLight Lisesine hoş geldiniz. Ben Harold McLee. Siz, değerli öğrencilerle çalışma göstermek bizim için bir zevktir. Yeni gelenlere ayrıca bir hoşgeldin aldıktan sonra listeyi okumaya geçeceğim."

Herkes hoşgeldin alkışı yaparken ben de alkışa katıldım sonra Bay Harold hiç bekletmeden listeyi okumaya başladı.
