İçeriğe geç

Şimdilik sadece bir peri masalı

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Şimdilik sadece bir peri masalı

Bölüm 2

Özür dilerim

🦊🦊   Gece olunca kira'nın yatağına korkudan birbirimize sarılarak uyumustuk. Ama hissediyordum. Bir şeyler yolunda değildi. İlk başta akıl sağlığımın yerinde olup olmamasından şüphelendim. Sonuçta bu ömrüm boyunca görmediğim bir şeydi. Ama bir yandan da çok gercekçiydi. Gece susadığım için kıranın beni saran kollarından kurtulup ayağa kalktım. Mutfağa gidip buzdolabından suyu çıkardım tam üst çekmeceden bardak alacakken bir adım sesi duyuldu. Adım sesi kira'ninki gibi değildi. Uykulu olduğu için böyle yürüdüğünü Düşündüm fakat uykulu birine göre fazla hızlı yürüyordu. Kimdi bu! Hızla arkamı dönüp karanlık koridora baktım. Bir şey görünmüyordu. Orada birinin olduğuna eminim. "Kira sen misin" dedim. Ama yanıt gelmedi. Hemen elimin altında bulunan cekmecegi açıp içinden büyük bıçağı aldım ve iki elimle sıkıca sardım "kimsin sen!" Yine yanıt gelmedi. Sırtım tezgaha dayalı koridora kitlenmisken tezgahtar gelen cam sesi ile arkama döndüm. Daha demin almak için uyandığım fakat alamadığım bardak tezgahın önünde duruyordu. Elimdeki bıçağı  iyice kavrarken kulağımın arkasından saçlarıma doğru üflenen nefes ile arkama dönüp elimdeki bıçağı karşıya doğru ittirdim. Ama karşımdaki kişi benden önce davranıp elime doğru bir darbe yapıp elimdeki bıçağın yere düşmesini sağladı. Gözlerim anlık olarak adamın üzerinde gezindi.  Siyah pelerin takan biriydi. Kafasına örttüğü pelerininin bol şapkasını ardından saçları görünüyordu . Yüzündeki siyah peçe yüzünden sadece gözleri görünüyordu. Korkuyla geri adımlarken sırtımın tezgaha değmesi ile durmuştum. Sağıma ve soluma bakıp kaçabileceğim bir yer bulmaya çalışırken bana yaklaşıp ellerini iki yanıma koyarak kaçma planlarımı suya düşürdü. Kafasını ve bedenini olabildiğince benden uzak tutmaya çalışıyordu. Gözümden yaş akarken aklıma Tilkinin dedikleri geldi. Birinin beni almaya geleceğini söylemişti. Beni alamay gelen kişi bu adam mıydı yoksa. "Beni almaya mı geldin. Napicaksın bana . Lütfen bırak beni" Ben korkuyla kelimeleri hızlı hızlı çıkartırken o gözlerini kısmış bana bakıyordu. "Boşuna korkmana gerek yok. Sana zarar vermeyeceğim ayrıca seni almaya gelmedim. Hersey yolunda mı diye kontrole geldim." Dedi "Kontrol? Sen kimsin be. Gece gece eve gelip sonrada kontrole geldim diyorsun."  Hafif bir kahkaha atarken gözleri kısıldı. Benim gözlerimden yaşlar akmaya devam ederken sol elini tezgahtar çekip göz yaşlarımla ıslanan yanağıma dokundu. "Üzgünüm amacım seni korkutmak değildi. Ağlama lütfen.  Bak uyanık olduğunu bilmiyordum tamam mı yoksa bilerek kendimi belli etmedim " Ne belli etmesi "Asıl sorun senin şuan bu evde oluyor olman." Göz devirdi "Olayları bilmiyorsun yakında öğreneceksin." Dedi bana biraz yaklaşıp. "Yakında öğreneceksem bunu niye şimdi söyleyip meraklandiriyorsun ?" Etrafa bakındı. Bende o sirada sol yanımdaki boşluktan yararlarıp kollarının arasından kurtulmak içi öne atıldım. Balkona doğru koştuğumda kaçtığını daha yeni anlayabilmişti. Balkonun kapısını hızla açıp kendimi sol taraftaki yola attim. Ben son sürat koştururken omzumun üstünden arkama baktım gelmiyordu. Kafamı öne çevirdiğimde bedenimde anlık bir karıncalanma ve gözlerimde kararmaya hissettim. Gözlerimi kırpıp açtığımda ise kıranın kollarında yatakta uzaniyordum. Hiç normal şeyler yaşamıyoruz ji Ha hiç. Tekrardan kira'nın kollarından kurtulup ayağa kalktım ve mutfağa gittim. Masada oturmuş bana sırıtarak bakıyordu. Tam ağzımı açıp konusacakken "artık alışman gerekiyor. " dedin Pislik "Neye'? Bu saçmalığa mı?  Sana mı? Kime ? neye!?" Diye bağırdım. Ayağa kalkıp yanıma geldi. "Bu kadar korkma. Bu durum senin kaderin ve ayrıca saçmalık değil. Her şeyi zamanla anlayacaksın" Gözlerimdeki yaşlarla kira'nın odasına gidip kapıyı kapattım kapıyı kilitledim. Sanki o bu kilidi aşamayacak. Kira gözlerini hafif aralamjs bana bakıyordu. "Noldu kime bağırıyorsun sen" dedi yanına uzanıp sarıldım. "Biri geldi. Boş ver sabah anlatırım" o zaten uyumustu bile bende yaşlı gözlerimi kapatıp kendimi uykunun kollarına bıraktım. Ama salondan gelen bir ses yüzünden sıçrayarak uyandım. O kadar uykum vardı ki gözlerim tekrardan yasarmaya başladı. "Bi uyutmadınız ya!" Sinirle yataktan kalkıp kiraya baktım o hâla uyuyordu. Bu kız niye uyuyor evde bir insancık varken. Kapıya yönelip kilidi  açtım ve soluna doğru koştum. Bu gerizekali adam bu seferde salondaki vazolari teker teker yere atıyordu. Ellerinde birer vazoyu beni görünce yere bırakıp koltuğa oturdu. Onu görünce umursamadan odaya doğru yöneldim. Arkamı döner dönmez   kapının kendiliğinden kapanmasıyla afalladim. "Alısm..." derken sözünü kestim . "Sakın. Sakın tek bir kelime bile etme." Sözlerim ardına gacaklarini koltuğa uzatarak esnedi. "RAHATİN YERINDE MI!" Dedim ona yaklaşarak. Bacaklarını aşağıya indirip yanını gösterdi. "SEN NASIL BIR HÖDÜKSÜN YA.  DEFOL GİT!"  Ayağa kalkıp karşımda dikildi. "Bu kadar korkmanı gerektirecek bir durum yok ortada neden böyle yapıyorsun." Neden mi "EVDESIN EVDE IKI KIZ VAR. SAVUNMASIZIZ VE BİR ANDA KARSIMA ÇIKIYORSUN HERSEYİ ANLAYACAKSIN DİYORSUN . SENCE BUNLAR SIRADAN BİR SEY Mİ DE BEN BUNLARDAN KORKMAYAYİM. ŞİMDİ DEFOL GİT!" Dedim sesimi iyice arttırarak. Kalbim içeride deli gibi çırpınırken bende karşımdaki kişiye odaklanmış bir şeyler söylemesini bekliyordum. "Üzgünüm bunu yapmalıyım. Seni çok korkuttum çok özür dilerim. "Dedi sesi üzgün çıkmıştı. Bir dakika' bunu yapmalıyım'? Bir anda eliyle boynumu tutup şah damarıma bir iğne soktu. Hass... Ellerimle onu itmeye calissamda yapamadım. Gözlerim kararmaya başladı. Dengemi sağlamada sorun yaşadığımdan boynundaki iğneyi çıkartıp cebine koydu. Ayakta duramadığım için tutunabilecek birsey ararken elimden tutup beni koltuğa doğru götürdü.  "Metak etme bu anları unutacaksın.  Yemin ederim ki seni korkutmak değildi amacım. Kendimi affettireceğim merak etme. " Dedi . Sesi boğuk gelmeye başlarken bu sefer ben konuştum. "Neden hep acı çekiyorum? Neden… sen de mi bana vuracaksın ne istiyorsun söyle artık." Gözlerim dolmuş ağlamaya başlamıştım ben koltukta uzanmış büyük ihtimalle bayılmayı beklerken o da baş ucuma çökmüş beni dinliyordu. Ama sözlerimden sonra kaşları çatıldı Dişlerinin arasından. "Vurmak" diye fısıldadı sesi korkutucu çıkmıştı. Sol eliyle kolumu kaldırıp üzerimdeki uzun kollunun kollarını sıyırdı. Hemen bileklerimde duran morluklar onu şoka uğramıştı. Elini bileğime koydu. Hâlâ acıyan yaraların üzerine  elinin demesiyle acı hafifletmişti. Ellerine bakamıyordum çünkü gözlerim artık tamamen kapanmıştı. Ve gerisi karanlık her zamanki gibi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.