Boş sokakta koşuyordu Minho, sabah güneşi bile doğmadan çıkmıştı evinden.
Nereye, kime gidiyordu? Bilmeden sadece koşuyordu, yarım saattir.
Soğuk havada giydiği beyaz tişört ve siyah şort onu üşütmüyor aksine ayık kalması için yardımcı oluyordu.
Bilmediği bir sokağa girdiğinde birinin onu kolundan tutup çekmesi ile sert bir şekilde duvara çarptı.
"Hyunjin? "
"Minho'm, nerde kaldın. "
Etrafına bakarak yerinden doğruldu Minho.
"Sen nerden buldun beni? "
"Yanıma geliyordun ya Minho'm. "
Sinirle saçlarını çekiştirdi Minho.
"Anlamıyorum seni Hyunjin, ben buraya geleceğimi dahi bilmiyordum. Senin yanına nasıl gelebilirim. Nasıl her yerde karşıma çıkıyorsun. "
Hyunjin gülümseyerek kollarını sevgilisinin beline sardı.
"Benden korkma Minho'm. "
"Hyunjin, seni anlamaya çalışıyorum ama sen, sen çok garipsin. "
Hafif bir ses sokakta yankılandığında, hızlıca geri çekildi Minho.
Etrafına bakındığında en sonunda gözleri Hyunjin'in elindeki ç*kıya kaydı.
"O ne Hyunjin? "
"Bu ne Minho? " Dalga geçen yüzünü gördüğünde iyice kendini uzaklaştırdı Minho.
"Hyunjin, kendine gel. Bırak elindekini. "
Hyunjin onun üstüne yürüdükçe geri adım atmış en sonunda sırtı duvara değdiğinde nefesini tuttu.
Elindeki ç*kıyı ikisinin de göz hizasına kaldırarak gülümsedi Hyunjin.
"Korkuyor musun Minho'm? "
"Hyun-" soğuk metalin göğsünün altından derisini keserek içine girdiğini hissettiğinde sözleri yarım kalmıştı.
Canının acısı ile dolan gözlerini Hyunjin'in gözlerine çıkardı.
"Hyunjin."
Eğilerek kendisini öptüğünü hissetti o an.
"Sevgilim."
"Canım acıyor, neden yaptın? " Elini yarasının üzerine bastırarak dizlerinin üzerine çöktü.
"Ben sana asla zarar vermedim bebeğim, ben yanında değilim unuttun mu? "
Kafasını iki yana salladı hızlıca.
"Sen yaptın. "
Hyunjin ellerini iki yana kaldırdı, ç*kı elinde değildi.
Gözleri kendi ellerine kaydığında sıkıca tuttuğu ç*kıyı fark etti. Gücünü kaybettiğini hissettiğinde ç*kı yere düşmüştü.
"Ben seni hep engellemeye çalıştım birtanem, sekiz ay önce, tam bu sokakta sen benim başımdaydın. Hatırlıyor musun? Bizi öl*mden başka bir şeyin ayıramayacağını söylüyordun. Ben de son nefesimi ne olursa olsun senin kollarında vereceğime söz vermiştim. Sekiz ay önce tam burada yumdum gözlerimi, son gördüğüm şey ise senin gözlerindi. " Hyunjin iki elini de kaldırarak yüzünü avuçladı.
"Sen sekiz aydır kendine zarar vermeye çalışıyorsun, ben ise sürekli senin karşına çıkmıyorum. Sen beni her yerde görüyorsun. "
Minho'nun nefesleri ağırlaşırken k*nlı elleri ile sevgilisinin ellerini tuttu.
"Ama, burdasın. Çok gerçeksin Hyunjin. "
"Çünkü benim yanımdasın artık. "
Hyunjin son kez gözlerine bakarak dudaklarını birleştirdi.
Minho son kez nefer alarak öptü sevgilisini.
İkisi de verdikleri sözü tuttular. Minho son nefeslerini sevgilisinin dudaklarında verdi.






