Gözlerimin üzerindeki ağırlık kalkmazken ben bu yabancının kim olduğunu çözmeye çalışıyordum.
Beynimin en içine kadar tarıyordum fakat yüzünü görmediğim için hem beynim karman çorman kalıyordu hem de yarı uykulu şekilde ayakta kalmam daha zor hale geliyordu.
"Geldiğim y/n hadi gel bu taraftan."
Kolumu tutup çektiğinde gözlerim biraz olsun açılmıştı, kafamı çevirip onun kim olduğuna bakmaya çalışsam da nafileydi.
Ortak salona geçtiğimizde seçmen şapkayı en hevesiz bekleyen bendim çünkü acayip uykum vardı.
Sıra bana geldiğinde yarı açık yarı kapalı bir gözle sandalyeye oturduğunda başıma seçmen şapkayı yerleştirdiler.
"Demek bir ruh emici mağduru daha ah siz kaç kişisiniz?"
Umrsamaz bir şekilde omuz silktim.
"Hmm... Cesaret yoksa sen bir Grifindor musun?"
Kafamı olumsuz anlamda yavaşca hareket ettirdiğimde alayla güldü.
"Azıcık hırs seziyorum ama bunun yanında nazik birisin Ravenclaw'a ne dersin?"
Ravenclaw olamayacak kadar Slytherinli kanına sahiptim.
"Tamam o zaman Huffulpuf... Ah hayır senin şu egon! sen tam bir SLYTHERİN!"
Salondan büyük bir alkış koptuğunda esneyerek sandalyeden indiğimde Draco büyük bir gururla bana bakıyordu.
Gözlerimle Draco'nun yanına oturmuş Pansy'i işaret ettiğimde Draco yavaşça yanında ki Pansy'i kaldırıp bana yer ayırdı. Pansy'i esecek bir üstünlük kurup kalktığı yere geçip Draco'nun yanına oturdum.
Salondaki bazı kişilerin bakışları bize dönerken ben rahatsız olmuş bir şekilde saçlarımı geriye aldım.
"Neden sürekli hareket ediyorsun?"
"Herkes bize bakıyor Draco çünkü."
"Herkes değil erkekler." Lafa anında dahil olan Leon'du.
Draco sertçe arkaya döndüğünde tüm bakışlar önlerine geri dönmüş ve işleriyle uğraşmaya devam etmiştiler.
En sonunda tüm seçmen şapka işlemleri bitmiş Mcgonagall ayağa kalkıp yeni Profesörleri tanıtmaya başlamıştı. "umbuldore ayağa kalkıp konuşma yapmaya başlamıştı.
"Mutluluk her an vardır, yeter ki en karanlık anlarınızda ışığı açmayı sakın unutmayın. Şimdi yeni yılımıza büyük bir ziyafet ve hogwarts marşı ile devam edeceğiz."
Asasını salladığında önümüzde yemekler belirdi, "Afiyet olsun çocuklar."
Uykulu bir şekilde önümdeki tabağı eşeleyip bir kaç lokma yedim fakat aklımın köşesine takılı kalan o kişi yüzünden ne uykuma ne de önümdeki yemeğe tam odaklanamıyordum.
"Merhaba..."
Birinin beni dürtmesiyle hafifçe ona döndüm siyah saçlı esmer bir erkekti, uzattığı elini sıktığımda Draco alttan kolumu tutuyordu.
"Merhaba."
"Benim adım Alexander Graham."
"Memnun oldum Alex bende y/n Malfoy."
"Bina başkanı olduğum için istediğin herşeyi bana sorabilirsin."
Elimi yavaşça geriye çektim, "Şey aslında abim de bana bu konuda yardımcı olabilir teşekkürler."
"Sen yine de ondan önce bana sor."
"Yavaş ol azıcık egon zedelenmesin Alex!"
Abim dişlerinin arasından konuştuğunda güldüm, burası çok eğlenceli gelmeye başlamıştı şimdiden...



