Her zamanki gibi normal bir sabahtı bu sabah da. Ta ki abimle benim bilmediğimiz bir aile sırrı olduğunu öğrenene kadar. Abim odama gelip her sabah ki gibi beni uyandırmıştı. Kahvaltı sofrasına gitmiştik. Meli ile annem bir şeyler konuşuyorlardı biz gelince susmuşlardı. Meli kahvaltısını yapmıştı. Bizde abimle hemen yedik. Bugün okula gideceklerdi maalesef. Anneme sordum "bende Meli ve Megsi ile okullarına kadar gidebilir miyim? Geri eve gelirim lütfen." dedim. Annem bende gelirim o zaman dedi. Bu arada babamı sorarsanız o bizden daha erken işe gittiği için o yoktu. Anneme abimle beraber yalvardık annem gelmesin diye. Meli bana yaramazlık yapacağımı anladığını belli ederek bir bakış atmıştı. Sonra anneme izin verme anlamında bir bakış attı. Annem "Meli, Megsi ile Mela'nın en ufak bir yaramazlığını görürsen bana hemen haber ver. Megsi eğer bir şeyler yaparsanız bu sefer vermediğim büyük bir ceza veririm ona göre benim akıllı,yakışıklı oğlum uslu durun tamam mı? Mela sana gelirsek bu sefer uslu dur yoksa olacakları düsünemezsin bile!!!" Dedi. Meli tekrar anneme bakmıştı izin verme anlamında ama annem kararlıydı. Sonra Meli "Anne sende gel" dedi. Annem "Ben size güveniyorum çocuklar. Güvenimi harcamayın!" Dedi. Annem bunları söylerken ne yaramazlıklar aklımdan geçiyordu. Sonra çantalarını aldılar. Yola koyulmuştuk. Megsi "nasıl gitmek istersin?" demişti. "Nasıl gitmek daha eğlenceli?" Dedim. "Beni uğraştırmayın bir araçla gidelim gitsin işte. Zaten bana emanetsiniz. Sen niye geldin ki Mela?! Başıma iş çıkarma lütfen!" dedi Meli. Abim "Mela küçük onu üzme" dedi. "Ben şimdi ne yaptım ki? Küçük mü? Kac yaşında artık" dedi Meli. Neyse sonunda Gökkuşağı bisikletler yaptık sihirle ve gittik. Çok eğlenceliydi. Abimi çok seviyorum o olmasa ben ne yapardım şuan? Evde odamda hayal mi kurardım ki? Abimsiz bir hayatı düşünemiyorum. Abim benim tek arkadaşım,tek sırdaşım,tek abim,beni anlayan tek kişi... Neyse okula varmıştık. Meli "Mela artik seni ışınlayalım" dedi. "Ablam bir tanecik ablacım bende sizinle okula gelsem? Ne olur? Merak ediyorum. evde simdi ben ne yapacağım?" Dedim duygusu sömürüsü yapmıştım. "Böyle yapacağını biliyordum Mela! Hemen anneme söylerim hatta şimdi söylerim gideceksin!!! Megsi bir şeyde şu kardeşine!!" Dedi sinirle. Zaten yol boyu hiç konuşmamıştı. Meli sinirlenince susmayı tercih eder en son patlar. "Ama Meli. Lütfen... Sen benim bir tanecik ablamsın..." dedim. Meli sinirle bir şeyler diyordu ama dinlemiyordum. Megsi'nin kulağına fısıldadım "Meli'ye çaktırmadan konumumuzu kapatalım şimdi. Sonra 1,2,3 diye sayacağım 3 diyince tüm gücümüzle biraz koşup ışınlanalım." Dedim. "Nereye gideceğiz?" Dedi Megsi. Meli aşırı sinirlenmişti "YA SİZ BENİ DİNLEMİYOR MUSUNUZ?! MELA NE FIDILDAŞIYORSUNUZ YA!?" Dedi. Sonra 1,2,3 dedim. Bütün gücümüzle koşuyorduk. Koşarken nereye gideceğimizi sordu abim." Anılar abi anılar" dedim. "Anılar odasına mı?" Dedi. "Evet" dedim. Abimin kulağına söyleyecek vaktim olmadığı için koşarken söylemiştim ve bu yüzden Ablam da duymuştu. Meli "Gidin gittiğiniz kadar sizi bulamayacağımı mı sanıyorsunuz!" Dedi. Anılar odasına aynanda ışınlanmıştık. Meli bizi yakalamaya çalışıyordu. Biz bir oraya bir buraya ışınlanarak kaçıyorduk. Meli'ye iyicene işimizi kaybettirdikten sonra Meli'nin bizi bulamayacağınız bir yer aramaya başladık. Abim "Bizim en az uslu durduğumuz anılarımız var ve Meli uslu durduğumuz anlara gideceğimizi tahmin edemez" Dedi. Abim mantıklı konuşmuştu çünkü biz hep yaramazdık. Meli ilk olarak hayal kurduğumuz anlara ve yaramazlık yaptığımız anlara bakardı çünkü diğer anlarda işimiz pek olmazdı Anılar Odasında. "Tamam" demiştim. Abim bana "buraya neden geldik ne yapacağız?" Dedi. "bana kızma ama... "dedim." kızmam ne oldu?" Dedi abim. "Aklıma gelen ilk yer burasıdır bir planım yok" dedim. "Bu daha iyi bir fırsat Mela! Biz buradan ışınlanırsak Meli bizi burada sanar ve arar zaten annemin bizim kaçtığımızı hemen öğrenmesini istemez Meli çünkü sorumluluk sahibi olduğunu kanıtlamak ister." Dedi abim. Sevinmiştim çünkü iyi bir fırsata dönmüştü bu. Sonra ışınlanacaktık. nereye ışınlanacaktık düşünüyorduk. Düşünürken önünde durduğumuz bir anı gözüme çarptı. Burada şuan kimlr bulunuyorsa onların ortak anılarını o kişiler, özel anılarını sadece kendileri görürler. Benim gözüme çarpan anı ortak bir anıydı. Bu sabahtı bu. Ama Meli de şuan burada bulunduğu için onun gözünden de görebiliyorduk bu anıyı. Abime "abi gel baksana şu anıya"dedim. Dinledik.
ANI:
MELİ(ABLAM):
-Anne Megsi'ye artık söylesek mı bu konuyu? Bence zamanı geldi geçiyor bile. Sonra geç söylediğimiz için bize çok sert tepki verebilir.
MEYAL(ANNEM):
-Meli'cim. Sana erken söyledik. Sen olgunsun ama Megsi öyle değil. O hemen Mela'ya söyler zaten. Mela bunu öğrenmek için daha çok küçük. Hem Megsi bu sırrı yaramazlık için kullanabilir.
MELİ(ABLAM):
-Anne haklısın ama bence geç kalmamalıyız. Yoksa Megsi kendisine ihanet edildiğini düşünebilir. Biz onun iyiliğini istesek de anlamayabilir.
MEYAL(ANNEM):
-Ben sana doğru zamanı söylerim kızım sen kafana takma.
Bu duymadığımız konuşma böyleymiş sonra biz giriyorduk mutfağa zaten. Bizden sakladıkları bir sır olduğunu öğrenmiştik. Peki bu sır neydi? Neden herkes biliyordu biz bilmiyorduk? Neden benim öğrenmem için küçüktüm? Neden abime bile söylemiyorlardı? Bu sır yaramazlık için nasıl kullanılabilirdi? Aklımda bunun gibi bir sürü soru vardı. Artık çözmemiz gereken bir gizem vardı. Hayallerin Ötesine gitme planımızı ertelemeyin gerekiyordu. Abim hiç bir şey söylemiyordu. Başına öne doğru eğikti. Kapşonunu geçirmişti. Abime "iyi misin?" Diye seslendiğimde cevap alamamıştim. "Abi... Üzüldün mü?" Dedim. Eğilip baktım gözleri dolmuştu. "Mela konuşmak istemiyorum. Kırıcı olmak istemiyorum sinirimi senden çıkarmayayım. Biz hiç bir şey görmedik,duymadık,bilmiyoruz tamam mı? Şimdi git Meli'yi bul eve git tamam mı? Bu sefer beni dinle hiç modumda değilim." Demişti. Üzgün olduğu sesinden anlaşılıyor. Beni küçük çocuk sanıyorlar ben her şeyin farkındayım ama hayata neşeyle bakıyorum çünkü kim olgun olmayı sever? Ama aslında içten içe bende çok sinirlenmiştim. Çünkü bizden gizli bir sır olması... Aslında daha fazla anıya bakıp sırrı öğrenebilirdik ama susmayı tercih ettim çünkü abim üzgünsün ve onu kırmayı istemedim Meli'ye teslim olmaya gittim. Meli beni aldı. abim ışınlandı ve gitti. Meli "Abinin nesi var?" Dedi. Siniri geçmişti. Meli bu kadar nasıl sakinlemişti anlamamıştım ama aklım abimde ve o bakamadığım anılardaydı. Evimizin önüne ışınlandık. "Abla eve gitmeyip sokakta gezinenilir miyim?"Dedim. "Tamam ama kuralları biliyorsun." Dedi.Başımla onayladım. Meli ne zaman bu kadar iyi bir abla olmuştu ya da hep böylemiydi ben mi farketmemiştim anlamadım. Üzgün ve kızgındım ama bir şey belli etmedim. Bilirsiniz ki erkeklerin sinir kontrolü olmaz ama benim abim tersine dir sinirlerini çok güzel kontrol eder fakat sinirlenmek yerine üzülmeyi,depresyon girmeyi tercih eder. Umarım depresyona girmez çünkü en az 6 ayda çıkılıyor. Ve umarım abim kendine bir şey yapmaz. Meli tam giderken dayanamayıp Meli'ye "Abime bakmaya gidecek misin?" Diye sordum. "Gideceğim tabiki de şimdi bende onu aramaya gidiyordum annene bir şey söyleme tamam mı? Mela" dedi. "Tamam" dedim. Başım öne doğru eğik caddelerde yürüyordum. Bu sefer geçen ki gibi Mena'ya gitmeyeyim dedim çünkü bu sefer yanlız kalmak istiyordum. Yağmur bulutlarının altından geçiyordum benim gibi üzgün kişilerin olduklarını görüyordum.