İçeriğe geç

Sıcak Şarap

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Sıcak Şarap

Bölüm 4

Neler oluyor ya?

-Sevgilim? Sevgilim olduğunu sanmıyorum. Olsa haberim olurdu değil mi ?

Dalga mı geçiyor bu adam benimle! Madem sevgilin yok, o kadınla niye bu kadar eğlenerek eve girdiniz o zaman ?

İç çektim.

-Sabahki kadın, hani eve girerken ona bakmaktan beni farketmediğin şu kadın. Hatırladın mı artık?

Güldü. Karşımda pis pis niye gülüyordu? Ne vardı bunda gülecek?

-Ah şu kadın. Evet evet hatırladım. Ama güzelim, o benim arkadaşım. Eski oturduğum evin karşısında oturuyordu. O zamandan beri arkadaşım. Eve davet ettim kahve içip konuşmak için. Arkadaşlar arasında olur öyle şeyler değil mi ?

Dedi göz kırparak. Ve devam etti:

‐Ne yani seninle gülerek koridorlarda gezdiğimiz zaman ve evime bir şeyler içmeye geldiğin zaman sevgili mi oluyoruz? Saçmalık. Kıskandın mı yoksa sana "arkadaşlarımdan" bahsetmediğim için kırıldın mı anlamadım.

Başımdan kaynar sular dökülür gibi oldu. Ben böyle bir arkadaş istemiyorum ki hayatımda. Ben ona arkadaş gözüyle bakmadım bile. Ne saçmalıyordu bu? Gerçekten herkese o kızla olduğu gibi mi davranıyordu?

-Ben... kıskanmadım tabii ki. Sadece gücendim. Neyse benim arkadaşlarımla buluşmam var. Gece yarısına kadar gelemeyebilirim. Sen de ne halt ediyorsan et. Görüşürüz arkadaşım.

Dedim "arkadaşım" kelimesini bastırarak. Ve hemen uzaklaştım oradan özgüvenle.

------Bu kısım Uraz'ın ağzından yazıldı.-----

Arkasından baktım. Neden böyle yapıyordu bu kadın. Neyse ne işlerimi halletmeliyim dedim kendi kendime. Saat gece yarısı olmadan önce evdeydim. Fakat asıl işim şimdi başlıyordu. Tuğba'nın güvenini kazandığıma göre kopyalattırdığım anahtarla içine girip bir kaç bir şey alabilirdim. O arkadaşlarıyla eğlenmeye devam etsin:) Ah saf arkadaşım benim. Birine bu kadar kolay güvenilir mi hahaha. İyi ki bu apartmanı seçmişim. Kameralarının çoğu bozuk. Bu katta bizim kapılara bakan bir kamera yok.

Hızlıca eve girdim sanki kendi evimmiş gibi. Bir kere evine gelsem bile değerli eşyaların nerede olduğunu bulmak zor değildi. Eh bu aptal apartmana taşınmak onun suçu. Hızlıca eve göz gezdirdim ve eşyaları toparlamaya başladım. O sırada gözüme mor tüylü bir defter çarptı. Hahaha bu onun günlüğü mü? Tabikii de okuyacağım. Sonuçta daha vaktim var.

-----Günlükten bir bölüm----

Sevgili günlük,

Yana birisi taşındı. Onu eşyalar taşınırken bir kaç kere gördüm. Öylesine yakışıklı ki anlatamam. Adamı her gördüğümde bayılacak gibi oluyorum. Doğru düzgün konuşamıyorum bile. Ve bugün noldu tahmin edemezsin. Sabah bir enerjiyle müziğimi açmıştım ve bir anda kapım çaldı. Pijamalarımla kapıya baktım ve bir de ne göreyim. URAZ. Valla kapıya tutunmasam yere yığılacaktım. Ama beklediğim gibi müthiş bir konuşma olmadı tabi. Müziğin sesini kısmamı söyledi. Hem de o kadar ciddi ve umursamazdı ki. Hayvan herif bir gülümsese rica etseydi keşke. Neyse yarın ona sarma götürüp gönlünü almayı planlıyorum. Hem belki benim hamarat olduğumu düşünür? İyi geceler sayın günlükkk.

Bir kahkaha patlattım şaşkınlıkla. Böyle hissettiğini hiç anlamamıştım. Ne kadar böyle hissetsede gözlerime bakarak güzelce konuşuyordu oysaki. Bir dakika yani bu bücür bana mı aşık oldu? Puhahahah. Peki o zaman biz de onun gönlünü yapalım.

Kapıda anahtar sesi duyduğumda hemen bir koltuğun arkasına girdim. Günlüğü okurken çok oyalanmıştım herhalde derken Tuğba'nın ağlama seslerini duydum. Kapıyı kapatıp koltuğa oturdu. Göz yaşları deli gibi akarken yüzünü yastıkla kapatıp daha sesli ağladı.

-Off off bıktım ondan bıktım. İki günde bıktırdı kendinden. Oysaki ben bana özel öyle davranıyor sanıyordum. Kesin o ilk gün gördüğüm kadın da kardeşi değildi var ya. Bugünkü kadınla kim bilir neler yaşadılar. Aşık olduğum çocuğa bak. Neden bu kadar etkileyici olmak zorunda ki. Keşke çirkin olsaydı da istediği her kızı elde edemeseyd. Belki o zaman değerli olurdum.

Dedi ağlayarak ve yatak odasına gitti sonra da duşa girdi. Bunu fırsat bilip evden çıktım ve evime girip çaldıklarımı sakladım. Evet Uraz sıra Tuğba'yla ilgilenme sırası dedim kendi kendime. Güldüm ayna da kendime bakarken. Ah be Tuğba'm yazık olacak sana.

Biraz bekledim. Havalandırmadan duştan çıktığını duyunca 10 dakika bekleyip evine gidip zili çaldım. Bu sefer daha kadınsı pijamalarıyla karşıladı beni. Saçları ıslaktı ve gözleri ağlamaktan kızarıktı. Beni görünce şaşkınca bakıp kapıyı kapattı. Hey neler oluyor ? Kim aşık olduğu adamın yüzüne kapıyı kapatır be? Şurada konuşmaya gelmişiz gördüğümüz muameleye bak.

Zili baya bir çaldım hızlıca bu sefer. Sonunda açtı hanımefendi.

-Ne vardı Uraz Bey?

-Hmm Tuğba Hanım Uraz Bey'e kızgın mı bakalım?

Dedim içeri girip kapıyı kapattım ve kollarımı bağlayıp kafamı eğerek göz teması kurdum. Kafasını kaldırıp bana tavşan gözleriyle bakması hoştu. Hele günlükte okuduklarımdan ve bu gece duyduklarımdan sonra.

-Evet kızgınım Uraz. Lütfen evimden çıkar mısın yalnız olmak istiyorum. Seninle konuşasım yok. Ayrıca bu saatte ne yapıyorsun uyusana be adam.

-Yok öyle. Ağlama seslerin benim evden duyuluyordu Tuğba. Neler oluyor?

Dedim üzerine gelerek.

-N-Ne ağlaması canım TV açıktı oradan gelmiştir.

-Tuğba, bana yalan söylemeyi kes. Aptal değilim. Dökül bakalım.

Koltuğa oturdu ve yalanlarını sıralamaya başladı. Eğer duymasaydım inanırdım yani o derece.

-Eee peki peki. Arkadaşlarla buluştuk ya işte şey oldu bi tane kız arkadaşımın bana kazık attığını öğrendim. Arkadaşlık mevzuları işte sen anlamazsın boşver. Neyse anlattım hadi git artık.

-İnanmadım ama inanmış gibi yapıcam Tuğba. Şimdi gidiyorum. İyi geceler.

Dedim gülümseyerek ve yaklaşıp yanağından öptüm.

-Bunlar için kendini üzme tamam mı ?

Dedim düşünceli şekilde. Ve o ise büyülenmiş görünüyordu :)

-Tamam öyle yaparım Uraz. İyi geceler.

Gözlerini ayıramıyordu benden. Eğlenceli olacak dedim kendi kendime ve eve gittim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.