Sahafın altındaki gizli kapaktan içeri süzüldüğü an, arkasından gelen ahşap kapının tok bir sesle kapanması ve dışarıdaki gürültünün bir anda kesilmesi bir oldu. Yaşlı adamın gösterdiği dar ve dik merdivenlerden aşağıya doğru hızla inerken, elindeki siyah veri sürücüsünün metal yüzeyi avucunun içinde hafifçe ısınıyordu. Alt kata ulaştığında karşılaştığı manzara onu şaşırttı; burası eski bir sahaf dükkanının altı değil, son teknoloji fiber optik kablolarla donatılmış gizli bir yeraltı iletişim merkeziydi. Duvarlardaki dev ekranlarda İstanbul'un haritaları ve siber ağ trafiği anlık olarak akarken, sistemin merkezi bir yapay zeka tarafından yönetildiği açıkça belli oluyordu.
Genç adam etraftaki monitörlere şaşkınlıkla bakarken, masanın üzerinde duran eski tarz bir telsizden gelen cızırtılı ses tüm odayı doldurdu: "Aras, eğer o sürücüyü sisteme entegre edebilirsen, sadece kendi adını temizlemekle kalmayacak, Project Echo'nun arkasındaki tüm şebekeyi çökerteceksin." Bu sesin kime ait olduğunu tam çıkaramasa da, ses tonundaki güven veren o tını ona babasını hatırlatmış ve içindeki şüpheleri bir anda silip süpürmüştü. Vakit kaybetmeden masanın üzerindeki özel veri bağlantı terminaline yöneldi ve siyah sürücüyü terminalin girişine doğru dikkatlice yaklaştırdı. Sürücünün yuvaya oturduğu andan itibaren ekrandaki tüm uyarılar yeşile dönmeye başladı, bu da sistemin artık onun kontrolüne geçtiğinin en büyük kanıtıydı.
Ancak bu büyük başarı, dışarıdaki düşmanların sistemi fark etmesini engellemeye yetmemişti; çünkü tavanın yukarısındaki havalandırma kapaklarından gelen metalik sesler tehlikenin alt kata kadar ulaştığını gösteriyordu. Siyah üniformalı timin lideri, ellerindeki ağır techizatlarla gizli tünelin kapısını zorlamaya başlarken, odadaki alarm zilleri yeniden ama bu kez farklı bir tonda çalmaya başladı. Aras, ekrandaki veri aktarım çubuğunun yüzde seksenlere ulaştığını gördüğünde dişlerini sıktı ve son yüzde yirmiyi tamamlamak için saniyelerle yarışmaya başladı. Bir yandan klavyedeki tuşlara hızlıca komutlar giriyor, diğer yandan kapının her an kırılma ihtimaline karşı eline geçirdiği ağır bir demir çubuğu kavrıyordu.
Aktarım çubuğu yüzde yüze ulaştığı an, odadaki tüm ekranlarda devasa bir "DECRYPTED" yazısı belirdi ve sistemin tüm gizli dosyaları otomatik olarak küresel ağa dağıtılmaya başladı. Kapı büyük bir gürültüyle içeriye doğru çökerken, içeri giren silahlı adamlar tam ateş edecekken odadaki ana terminal büyük bir veri patlamasıyla mavi bir ışık dalgası yayarak herkesi sarstı. Aras, yayılan bu güçlü enerji dalgasının yarattığı kargaşadan yararlanarak arka taraftaki son acil çıkış tüneline doğru kendini attı. Artık arkasında ne bir gizli dosya ne de saklanacak bir sır kalmıştı; gerçeğin kendisi tüm dünyaya yayılıyor ve büyük final için geri sayım resmen başlıyordu.