İçeriğe geç

Siber Çağrı

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Siber Çağrı

Bölüm 5

Bölüm 5: Geri Dönüş Yok

​Sarnıcın dondurucu sularından son anda sıyrılarak kendisini eski bir tahliye tüneline atan Aras, nefes nefese kalmış bir şekilde karanlık betonun üzerine sırtını yasladı. Islak kıyafetleri tenine yapışırken, montunun iç cebindeki siyah veri sürücüsünün güvenli bir şekilde yerinde durduğundan emin olmak için parmaklarıyla kontrol etti. Geride bıraktığı sarnıçtan gelen siren sesleri artık çok uzakta yankılanıyordu, ancak bu durum onun güvende olduğu anlamına kesinlikle gelmiyordu. Tünelin tavanındaki paslı borulardan damlayan suyun sesi, bu sessiz ve karanlık dehlizde çınlayan tek yabancı sesti.

​El fenerinin zayıflayan ve sararmaya yüz tutmuş ışığıyla önünü aydınlatarak ilerlemeye devam ederken, zihninde hala peşindeki siyah üniformalı adamların soğuk bakışları canlanıyordu. Onların sıradan bir güvenlik görevlisi veya şirket çalışanı olmadığını, çok daha karanlık ve derin yapıların tetikçileri olduğunu artık çok iyi biliyordu. Sürücünün içindeki Project Echo kodları, kimin eli hangi kirliliğe bulaşmışsa hepsini açık edecek devasa bir dijital arşivi barındırıyordu. Aras, elindeki bu küçük cihazın dünyayı sarsacak bir nükleer bomba kadar tehlikeli olduğunu fark ettiğinde omuzlarındaki yükün ağırlığı daha da arttı.

​Tünelin sonundaki paslı demir merdivenlerden yukarıya doğru tırmanmaya başladığında, metalin çıkardığı gıcırtı sesinin sessizliği bozmasından endişe ederek adımlarını büyük bir dikkatle attı. Merdivenin bitimindeki ağır demir kapağı hafifçe ittiğinde, yüzüne çarpan serin ve temiz gece havası ciğerlerini doldurarak ona adeta yeniden hayatta olduğunu hatırlattı. Başını dışarıya uzatıp etrafa göz gezdirdiğinde, İstanbul'un tarihi sokaklarının o saatte tamamen sessizliğe büründüğünü ve uzaktan Galata Kulesi'nin silüetinin karanlık gökyüzüne karşı yükseldiğini gördü. Hızla kapağı tamamen açıp kendini sokağın loş karanlığına attı ve aceleci ama kontrollü adımlarla ara sokaklara doğru yöneldi.

​Artık arkasına bakmadan hareket etmesi gereken, saniyelerin bile hayati önem taşıdığı bir kovalamacanın tam ortasındaydı. Telefonunun ekranı aniden aydınlandığında, gelen şifreli mesajın ekranın ortasında parladığını gördü ve duraksamak zorunda kaldı: "Sürücüyü güvenle teslim etmek istiyorsan, sokağın sonundaki eski sahaf dükkanına gel." Bu mesajın kimden geldiğini bilmese de, başka bir şansı olmadığını çok iyi biliyordu; çünkü peşindeki gölgeler her an etrafını sarabilirdi. Aras, derin bir nefes alarak sonuna kadar açılan bu yeni kapıdan içeri adım atmaya hazırlanırken, oyunun artık tamamen kuralsız oynandığını kabul etmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.