İçeriğe geç

Sevim ile Mert

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Sevim ile Mert

Bölüm 1

Özlem

10 yıl önce

Kamil, Hayri, Mert ve Akın. Yine her zamanki gibi mahallede oyunlar oynayıp, yere düşüp bir yerlerini yaralıyorlardı. Aslında hiç şikayetçi değillerdi bu durumdan dolayı. Sonuçta o yaralara bakınca çektikleri acıyı değil, birbirlerini hatırlayacaklardı.

Akın'ın yaşı küçük olduğundan, futbol oynamakta acemiydi. Abileri buna karşılık olarak sabırla kardeşlerine öğretmeye çalışıyorlardı.

Yine öyle bir gündü. Meşhur dörtlü mahallede yine futbol oynuyorlardı.

Top Mert'in ayağına gelince istemeden de olsa, anın heyecanına kapılıp topa sertçe karşılık verdi. Top'u Kamil'e doğru pas atmayı planlamıştı ilk başta aslında ama sertçe vurduğunda kaynaklı Kamil gelen toptan korkmuş, son dakika kaçmıştı. Top Kamil'in arkasına doğru uçtu ve Hale'nin yanında olan kızın kafasına kurşun gibi çarptı.

Kız top kafasına gelir gelmez, aynı saniyeler içinde ağlamaya başladı. Tüm ekip bu sebepten kaynaklı telaş'a kapıldı. Mert kızın ağlamasını görünce içinden' keşke bir pencereye çarpıp, cam kırılsaydı'diye geçirdi. Kızın yanına koştu ve pişmanlığını dile getirmeye çalıştı, çalıştı ama başaramadı çünkü kız çok fena ağlıyordu ve Mert' i dinlemiyordu.

"Çok özür dilerim, iyi misin?" kızın cevabı hönkürerek ağlamak oluyordu. Mert belki büyük duygular için fazla küçüktü ama vicdan azabı nedir bilirdi. Annesi her zaman ona nasıl bir insan olacağını anlatmıştı, Mert de bunu anlamıştı.

Kız biraz sakinleşince, kızaran gözlerle Mert'e baktı. Aynı yaşlarda gibiydiler, Hale sinirli bir şekilde onlara bakıyordu. Hayri ise akşam yemeğinde bu olayı babasına söylemesinden korkuyordu.

Günümüz

Ağrıyan başımla kalktım. Her gün aynı gibiydi, her dakikası, her saati, her gün birbirini kopyalıyordu. Her gün ailemi özlüyordum, Akın şuan nasıldır diye durmadan merak ediyordum. Hayri, Kamil ve ben ayrı şehirlere düştük, oysaki aynı şehirde büyüdük.

Eskiden her günümü beraber geçirdiğim insanlarla şuan sadece telefondan görüntülü konuşabiliyorum ve birde arada çalışma masamın üzerinde duran çerçevedeki fotoğrafa bakıyorum. Ne zaman pes etsem, onlara baktığımda aklıma dolan anılarla tekrar derse dönmeye zorluyorum kendimi.

Küçükken hayalini kurduğumuz şeyi şimdi yaşıyorduk, halbuki biz o hayalleri beraber kurduk neden şimdi ayrıyız?

Bir soru daha çözdüm, kaç saattir bu masanın başındayım bilmiyorum ama ağrıyan belime bakılırsa uzun süredir buradayım. Hepsi geleceğim ve ailemi gururlandırmak için. Türk dili ve edebiyatı okumak benim hayalimdi.

Elimi kıvırcıklaşmaya başlayan saçlarıma daldırdım, gözlerim bozulmuştu bu yüzden gözlük takmaya başladım. Bunu Hayri'ye gösterdiğim zamanki an canlandı dört gözümde. Kahkaha atması hala kulaklarımda bir yerlerde, hepimiz çok değiştik ama Hayri'nin kahkahası değişmedi.

Saate çevirdim başımı, 06.59. Yine sabahladım anlaşılan, ufakta olsa uyumak iyi gelirdi. Kendimi hemen arkamdaki yatağıma attım. Gözlüğümü çıkardım ve uyumamak için direnen savaşçı gözlerimi emekli ettim.

Uyumak bile beni yormaya başladı son günlerde, çok uyuduğumdan mı kaynaklı bilmiyorum ama uyanınca her yerimde ağrılar oluşuyordu, gözlerimi açamıyordum. İç çekerek yataktan kalktım, banyoya yürüdüm ve kendime gelmem için soğuk suyu yüzüme doğru attım. Gözlerimdeki uyku yavaş yavaş yok olurken tam karşımdaki aynaya baktım. Dümdüz olan saçlarım kıvırcık olmuştu, göz altlarım mordu ve yüzümde bir yorgunluk vardı.

Bir anda aklıma gelen şeyle duraksadım. Ailemi göreceğim zaman gelmişti! Somurtkan yüz ifadem anında gülümsemeye dönüştü. Onları çok özledim ve eminim ki onlarda beni özlemiştir.

Banyo'dan çıktım ve çoktandır hazırlamış olduğum bavuluma baktım. Yola çıkmadan önce duş almak iyi gelirdi o yüzden hazırlığımı hal ettim ve banyo ya doğru ilerledim.

****************

(Akın'ın anlatımıyla)

Bugün abilerimin geleceğini bildiğimden dün gece alarm hazırlamıştım. Eskiden abimle paylaştığım bu oda artık tamamen benimdi, bir yandan artık bu oda benim diye sevinirken diğer yandan bu oda yalnızca benim diye üzülüyorum. Arasında farklar vardı, eskiden derdimi paylaşacağım abilerim varken şimdi yapayalnızım. Hale abla ve ben buradaydı. İkimizde kalabalığın içinde yalnızlık çekiyorduk.

Tatildi bugün, bir haftayı birlikte geçirecektik tıpkı eskisi gibi. Aklıma gelen anılarla gülümsedim, onlara anlatacağım çok şey vardı. Tabiki olumsuzlukları anlatıp onları üzmek istemem, ama ne yalan söyleyeyim onlar gittikten sonra pek iyi anılarım olmadı. Eskiden düşmanımız olan aşağı mahalledeki ekipteki benle yaşıt olan çocuk, mahalledeki benimle yaşıt olan gençleri toplamıştı. Onlar tarafından çokça zorbalığa uğradım, bende Hale de.

Pijamalarımı çıkarıp, kendime çeki düzen verdim. Mutfağa gidip, annemin yanına gittim. Yanağına öpücük kondurdum, annem gülümseyerek "Günaydın" dedi. Bende aynı lafı arkasına 'anne' kelimesini koyarak tekrarladım. Annem güzel bir kahvaltı hazırlıyordu ve nedeni belliydi.

(devam edicek)

Bölüm sonu

2 yorum