İçeriğe geç

SEVDALIM

Bölüm 17 · 8 dk okuma

SEVDALIM

Bölüm 17

017

Arabanın son bakımında yaptığımda derin nefes aldım tekerle değişti kaporta düzeldi son yıkama kalmıştı . " Gençler bu arabayı yıkayın yarına alırlar." " Tamam abi." Ayağa kalktığımda kapıdan gelen Enesi gördüm çocuklara selam verirken yanıma doğru ilerledi. "Kolay gelsin." Dediğinde bir sigara uzattı elinden alıp dudaklarıma götürdüğümde cebimden çakmağı çıkarıp yaktım. " Sağol." İçeriye yürüyüp mutfak alanına geldiğimde sandaliyeye oturduk. " Bugün bonkörlüğüm tuttu borcumu ödeyeyim dedim" Ceketinin cebinden çıkardığı parayı ortadaki masaya bıraktığında alayla güldüm. " Sende para varmıydı." " Olunca oluyor işte." Biraz sohbet edip kalkmıştı saate baktığımda akşam altıya geliyordu bu aralar Nazlıyı evde yanlız bırakmasam iyi olacak. Etrafı toparlayıp arabaya geçtim. Çalınan araç hayla gelmemişti ama idare ediyoruz daha çok arabanın dış cephesi ile ilgileniyorum Ali Miraçtan şüpelenmişti ama yapan o değildi. Sinan p*çiydi oda ölü olduğu için bize kaldı. Ama yakında her şey hâl olur. Eve gitmeden önce markettin önünde durup bir kaç şey aldım çikolata içecek ve küçük zillinin yiyebilmesi için meyveli yoğurt umarım yer şu an mama ile besleniyor ama buda mama gibi. Kasaya gelip ödememi yaptığımda arabaya yerleştirip sürdüm. Dün akşam olan şey bizim birbirimize çekimimizdi. Ben artık ona karşı bazı şeyleri korumakta zorluk çekiyorum sikeyimki. Kadın öyle bir şey ki gece gündüz her saniye etrafımda olsa doyamayacağım bir şey. Onun inleme sesi hayla kulaklarımda kızaran yanakları. Umarım aramıza bir şey düşmezde rahatça hareket edebilirim. Evin önüne geldiğimde arabayı park edip binaya doğru yürüdüm , asansöre bindiğimde bizim kata gelmiştim kapıyı çalarken o bir çift yeşil gözleri bekledim. Kapı açıldığında yeşilleri karalarımı buldu. Şaşırmış gibiydi. " Hoşgeldin." Dediğinde gülümseyip içeri geçtim. " Hoşbuldum." Ayakkabının çıkardığımda poşetleri bir elime alırken diğer elimede küçük zilliyi aldım kucağından. Nasılda mis kokuyor bu kız, yanaklarını yavaşça ısırırken mutfağa girip poşetleri bıraktım. Salona geçtip koltuğa oturuduğumda elimdeki oyuncak bebeklerden farkı olmayan bebeğin ağlama sesini duydum. Hemende ağlar. " Yemeği hazırlayayımmı?" kapı pervazından sesini duyduğumda gözlerim bedeninde dolaştı. Bir yeremi gidecekti bu kadar şık giyindiğine göre. " Hazırlada sen bir yeremi gidecektin." Dediğimde omuz silkmişti. " Hayır." Arkasını dönüp kaçar adımlarla mutfağa gittiğinde bir diğer yeşil gözlere deydi gözlerim. " Annenin güzelliği fazla değil mi be güzelim." Avuçlarım arasında çırpınması onu ısırmama engel değildi. Ne kadar vakit oldu bilmiyorum televizyonun sesini kıstığımda Aysimanın etrafına yastıklar yerleştirip mutfağa ilerledim. Burnuma çok güzel kokular geliyordu salatanın üzerine tuz dökerken arkadan beline sarılıp kokusunu içime çekmek istedim. Kızaran yanaklarını yavaşça dudaklarım arasında ezmek istedim. Ama bunlar bir zamandan sonra istek değilde ihtiyaç oluyor önceden bir bakışı ihtiyaçken günden güne daha fazlası oluryor. Masaya baktığımda nefis bir tabak vardı. Kaynıyarık pilav turşu ve bir şey daha vardı onun ismini fazla hatırlamıyorum garip bir ismi var. Sandaliyeyi çektiğimde beni fark etmişti salatayı ortaya koyup suları doldurduğunda sesizdi. Sanırım bu kadının sesini sadece yatakta duyacağım. Karşıma geçip oturduğunda gözlerim göğüslerine deydi. Fazlamı büyükler yoksa giydiği şeyden mi bu kadar büyük görünüyorlar gerçi bir kere Aysimayı emizdirirken gördüm gerçektende büyükler neyse aklımı bulandırmaya gerek yok. Yemeğini yavaşça yerken aramızdaki bu sessizlikten sıkılmıştım hiç mi karı koca arasında bir konuşma geçmez. " Günün nasıl geçti." Dediğimde gözlerime bakarak cevap almıştı. " İyi geçti Aysimayla ilgileniyorum senin." "Normal ." Derken iç çektim. Yanıma gelip sarılsan bana gözlerimin en derinlerine baksan kokunu soluyup gözlerine gömülsem kim ne diye bilirki.. yavaşça ayağa kalktıp yanımdan gittiğinde boğazımı temizledim. Bardağımdaki suyun son damlasına kadar içerken ışıklar kesilmişti. Şantelmi attı. Aramdaki loş ışığı fark ettiğimde ayağa kalktım telefon ışığı olamayacak kadar kısık bir ışıktı. Arkamı döndüğümde afalladım. Elindeki pasta ile kapıdan içeri giren kadına deydi gözlerim mumların ışığı sayesinde aydınlık yüzü gülerken şaşkınlığımı saklamaya çalıştım. Yanıma gelirken ince mutlu sesini duymuştum. "Umarım hayatında hep mutlu olursun, iyiki doğdun mutlu yıllara. " Dediğinde mumu üflememi bekledi. Derince yutkunurken gözlerindeki ışığı mumu üfleyip kaybetmiştim. Bu kadın bana ilkleri yaşatıyor. Bu yaşıma kadar ne bir doğum günü nede bir mum üfledim her yıl halam annem için kuran okurken bilirdim bugün doğduğumu ağrıma öyle bir giderdiki bugün hiç varolmak istemedim.. Işıklar yandığında kafamdaki düşüncelerin yüzüme yansıdığından habersizdim. Karşımdaki kadının yüzündeki içten tebessümü yavaşça kaybolurken elindeki pastayı masaya bırakmıştı. " Yanlış bir şey mi yaptım.. özür dilerim ben sadece sevinirsin sandım." Sesindeki pişmanlıkla gözlerimdeki ifadeyi sildim. Yanlış bir şey yapmamıştı bunca yıl içimde sakladığım en derinlerimde aslında kendimi suçladığımı bir kez daha fark etmemi sağladı. İnsanlar bazı şeyleri kaybederken bazı şeyleri bulurlar. Ben bunca yıllık eksikliğimi bu kadınla doldurdum Nazlı benim eksik yanım bana verilmiş en büyük hediye idi. Yanına yaklaşıp kafasını göğsüme yaslarken saçlarına dudaklarımı bastırdım. " Yanlış bir şey yapmadın güzelim seninle geçirdiğim her saniyeyi bir lütuf olarak görüyorum." Dediğimde ince kollarını belimde hissetmiştim benim küçük karım adım atıyordu sonunda. "Beğendin mi?" Boğuk sesini duyduğumda gülümsedim. Geri çekilirken " Beğendim" demiştim ama yüzündeki gülümseme içten değildi bu sefer eminim ki içinden keşke hiç yapmasaydım diyordur. " O zaman hediyemi getireceğim." Yanımdan ayrılırken şaşırmıştım zaten bu pasta bile yeterdi. Kısa sürede geldiğinde aramdaki sesini duymuştum. " Bu kadar erken geleceğini düşünemedim o yüzden paketleyemedim." Gözlerim ellerine kayarken orta boyda ki tabloyu elime aldım. Çevirdiğimde şaşırmıştım , demekki el becerisi sadece yemekte değilmiş bu hayatımdaki en iyi resim olabilir. Kendimi görmem garip hir şeydi ama mükemmeldi. Gözlerime merakla bakarken eğilip anlına dudaklarımı bastırdım. Bu kadın vazgeçilmez bir şey.. " Çok güzel olmuş güzelim ." Dediğimde yanakları kızarmıştı. Bu sefer kendimi tutsam iyi ama bu şekilde karşımdayken elimden sadece onu sömürmek gelir. Gözlerim dudaklarına kaldığında arkada çalan zil sesi ile gözlerini gözlerimden ayırdı. Salona küçük zillinin yanına gittiğinde gülümsedim. " Gün geldiğinde kendi isteğinle kollarım arasına gireceksin." Derken tabak ve çatal almıştım içecek ve pastayıda alıp odaya ilerlerken saatin ne kadar hızlı aktığını anlamadım bile. Film izleyip Aysimayı ayağında uyuttuğunda kendisinde uyumuştu koltukta. Elimdeki çayı masaya koyup ona döndüğümde gözlerine gelen saçlarını omzunun arkasına atarken köprücük kemiğine küçük bir buse kondurdum. Kokusu büyülüyordu beni burnum boynundan saçlarına kulak arkasına geldiğinde iç çektim. Geri çekildiğimde ayağa kalkıp ayağındaki bebeği aldım yatak odasına ilerleyip beşiğine yerleştirdiğimde gözlerine gelen şapkasını anlına çektiğimde salona ilerleyip karımı almıştım ama uyanmıştı bile. " Yatağa geç uyu." Dediğimde gözleri etrafta dolandı. " Önce buraları toparlamam gerekiyor." Dediğinde fazla ısrar etmedim ona yardım toparlayıp mutfağa götürdüğümde kendine gelmişti. " Yarın yap bir şey olmaz saat geç oldu." Dediğimde elimi beline yerleştirdim. " Tamam ama sen uyu ben duş alacağım." Umarım banyodayken kapıyı kitlemiyorsundur Nazlım. " Tamam." Yatak odasına geldiğimde oda banyoya girmişti. Uykum yoktu telefona baktığımda bir haberde yoktu. Üzerimi değiştirip sadece şort ile kaldığımda ışığı kapatıp gece lambasını açmıştım yatağa girip gelmesini beklerken ellerim sakallarımda gezindi. Sanırım belini kavramadan derin bir uyku girmiyor gözlerime. On dakika sonra kapının sesnini duyduğumda dolabın önünde gelmişti üzerini giyinirken loş ışıkta onu izledim. Uyuduğumu sanmasa utancından kaçacak yer arardı. Bornozunu çıkarmadan iç çamaşırını giyerken derince yutkundum. Üzerindeki bornoz düştüğünde bedeni gözlerimin önüne serildi. Şimdi kendime nasıl hakim olabilirim ki. Sikeyim ki fena zorlanıyorum. Yavaşça yataktan kalktığımda dolaptan birşeyler arıyordu. Korkmaması için seslendiğimde irkilmişti. " Nazlım." Kollarım çıplak belini bulduğunda sardım onu kendime çevirdiğimde gözlerim kapandı burnum teninde dolaşırken kendimi geri çekmeye çalıştım. " İstemezsen zorlamam." Fısıldarken bedeniyle olan temasımı kestim ona zorla dokunmayacağım kendi rızası olmadan bir şey yapmam. Bir şey demedi kendimi geri çekmek zorundayım. Yavaşça odadan çıktığımda sigaramıda almıştım mutfağa gelip çakmakla sigaramı yakarken derince çektim içime.. İkinci dalı elime aldığımda yakıp dudaklarım arasına aldım.. kulaklarım kapıdaki nefesi duyduğunda afalladım. " Belki adım atmak en doğrusudur." Üzerindeki kalçasına zor gelen göğüs dekoltesi olan siyah geceliğin içerisinde bambaşka görünüyordu. Siktir.. Karımın bu hâlini ilk kez görüyorum ve çok güzel.. ışıltıyla ona bakarken gözlerim bedeninde dolaştı bu dün gecenin devamıydı.. sigaramın yanan ucunu masaya bastırıp söndürürken yanına ilerledim. Sesizce önümden yatak odasına ilerlerken gözlerim arzuyla bir kaç saniye kapandı.. ******** Her şeyin bir bedeli vardır. Benim ödendiğim bedel ağır oldu, tam bir hafta oldu bir haftadır bu parmaklıklar ardında bekleyişim. Sevdiğim kadının bedeniyle ruhuyla benim olduğu gecenin sabahından beri buradayım. Sinan p*çini bulmuşlar köylüler tarafından bulunmuş it. Üzerindeki parmak izleri beni gösteriyordu şüpheli olarak alındım ve sanırım zanlı olarak gideceğim. Ve koskoca bir haftadanın içinde her dakika saniye beklediğim kadının değil kokusunu yüzünü bile görmedim. Başına bir şey mi geldi tekrar o sik babasımı alıp götürdümü bilmiyorum ve bu beni delirtiyor. Umarım bu kez herkese karşı çıkabilmişsindir Nazlım. Derince yutkunduğumda karşıdan gelen avukat ile ayağa kalktım. " Polat bey Nasılsınız." "Normal bir gelişme varmı." Dediğimde düşünür gibiydi artık şu duruşma günü gelip herşeyin belirlenmesini istiyorum ceza ise ceza razıyım çünkü onun yanında ona zarar vermeyen insan musibettesi olmayacak babası hariç. " Şöyleki duruşma bugüne aslında iki gün sonraydı ama geri çekildi onun dışında diğer tarafın ellerinde güçlü deliller var bize verdiğiniz bilgilere göre kamera kayıtlarına baktık şöyle söyleyeyim yüzde ellilik kısım haklıyız kalan yüzde ellilik kısmında ise onlar haklı. " Dediğinde derin nefes aldım eve geldiğimde karımı ne halde olduğunu söyledim onun ifadesinide almışlardı. Onun Sinanın kafasına vazo indirdiğini söylemedik bir tek birde onu buralara sürükleyemem. Gözlerimin içine bakan kadından ayırdım gözlerimi avukatımı değiştirdim iyi bir avukattı Aslı hanım yani öyle diyorlar umarım cezam iner yada bu cezayı üstleyecek birlerini buluruz. Sesini duyduğumda kulak verdim. " Yarım saat sonra birinci duruşma gerçekleşecek sizden ricam kendinizi mağdur bir şekilde göstermeniz ve gerisini bana bırakın ben birilerini bulup en kısa sürede çıkmanıza yardımcı olacağım." Dediğinde şaşırdım saçlarını geriye atıp gülümsediğimde kafamı sallamıştım sadece. " Aklınızda bir şüphe kalmasın Polat bey ben buradayım sizi buradan çıkaracağım emin olabilirsiniz birazdan duruşmaya gireriz o zamana kadar ne diyeceğiniz hakkında bilgiler vermem gerekiyor sizlerle. " Dediğinde dinledim onu her şeyden bahsetmişti artık sıkılmaya başlamıştım..

*****

Arkadaş merhaba bu bölümde yanlışlar olabir, bu bölümü bir hafta önce yazdım telefonumun notluk kısmından fakat yanlışlıkla sildim silerkende yirminci bölümü falan bitirmiştim bölümlerden alıntı yaparak yazdım aklım fena karıştı üzgünümm :⁠-⁠)

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarım ◉⁠‿⁠◉

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.