İçeriğe geç

SEVDALIM

Bölüm 12 · 6 dk okuma

SEVDALIM

Bölüm 12

012

Sessizce eve gelmiştik dün akşam bir kaç kelime eder diye bekledim ama ne konuştu ne konuştum, uyurken belli etmesede yaşlı gözlerlle uykuya dalmıştı tüm gece onun sessiz acı çekişlerini hissederek uyudum.. Sabahın ilk saatleriyle dayanamayıp soluğu Hüseyin abilerde aldım onun dedikleri karısının tüm köyün dedikleri ile benim karım kahrolurken onun nasıl iyi bir uyku çektiğine şaşırıyorum.. Kaçıncı olduğunu saymadığım sigaramdan son bir nefes alırken saate baktım. Beş buçuktu güneş yeni yeni yüzünü gösteriyorken derin bir nefes çektim içime parmaklarımı saçlarım arasından geçirirken kapı sesini duydum. Pijamaların üzerine giydiği gömleğinin düğmelerini bağlayan adama öfkeyle baktım Nazlı için bir önemi yok bu adamın sırf onun babası diye istisna göstermeme gerekte yok yani yakasına yapışıp ağız burun dalabilirim.. " Polat hayırdır sabah sabah." Sanki neden geldiğimi bilmemiş gibi. Bir kaç adımla önünde durduğumda burnumdan güldüm .. " Canım sıkıldı bende kalktım geldim diyorum ki şu geçen iki günü konuşalım!." Sanırım cümlemdem sonra kendine geldi. " Lan! Senin haddinemi benim karımı apar topar benden habersiz eve getirmek! " Ellerim yakasını tuttuğunda geriye doğru savurdum. " Polat kendine gel iki gün eve gelmemişsin millet ne diyor bilirmisin istemiyorsan kızı ver alanı çok nasıl olsa." Burnuma indirdiğim kafamı öfkeyle kaldırdım, Alanı çokmuş! " Ulan p*ç !kesiceksin o sesini kim istiyor söylesene söylede !bak bakalım sikiliyormu sikilmiyormu! " Geri sarsaklayıp yere düştüğünde akan kanını durdurmaya çalıştı çok geçmeden ayağa kalktığında burnumdan soluyordum. " Veriyorum lan arsanı kızımı ve torunumu vereceksin bana söke söke alacağım.! " Söylediklerine gülerken üzerine doğru yürüdüm beyfendi kızını istiyormuş. " Yiyorsa gelir alırsın Ne Nazlıyı veririm ne kızını sana verdiğim arsada başım gözüm üstüne sadakam olsun!" Çenesindeki elimi çektiğimde arabaya doğru ilerleyip bindim eve doğru sürerken pencereyi açmıştım .Öfkeyle hareket edip Nazlının üzerine gitmek istemiyorum sakinleşip öyle evin kapısına geldim anahtarla açtığımda yavaşça içeriye İlerledim . Cüzdanımı telefonumu ve anahtarı komidinin üzerine bıraktığımda yatak odasına İlerledim.. Yastığın üzerinde dağılmış saçları şişmiş gözlerinin uzun kirpikleri yataktaki o küçük bedeni ile benim karımdı o kadar güzel ki... Dokunmaya kıyamıyorum tabi yan taraftaki küçük Nazlıyı unutmuyorum. Annesinim kopyası bu kız.. Üzerimi sesizce değiştirdiğimde yavaşça sıcak koynuna girmek istedim. Onun uyuduğunu düşünürken gözlerini açmıştı yeşilleri karalarımı bulunca aklıma her sabah uyandığımda göreceğim dünyanın en güzel gözleri olacağı geldi. Fazla hayal ve fazla gerçek hangisi anlamıyorum. " Nereye gitmiştin." Boğuk sesini duyduğumda gülümsedim parmaklarım gözlerinin üzerine düşen saçlarını geriye itince derin bir iç çektim. " Sana yalan söylemeyeceğim... Babanın yanına gittim dün akşamdan beri akmayan göz yaşların için." Gözlerini kaçırmıştı dudaklarından bıraktığı nefesi solumak istedim ama bunu o kadar uzak bir şey olduğunu biliyorum. " Onlar hakkında bir şey bilmek duymak istemiyorum artık." Gözleri acıyla kapanırken dahada yakınlaştım ona kollarım onu sarmalarken onun ses çıkartmamasına sevindim. Kalbimin sesini duyduğunu biliyorum bu kadar hızlı atması beni korkutuyor. Bu kadının kokusu, kendisi ile ne yapacağım bilmiyorum sevmekten korkuyorum sevmesem canım yanıyor tıpkı onun şu an canının yandığı gibi.Küçük yüzünü parmaklarım arasına aldığımda göğsüme bastırdım kokusunu daha çok solurken gözlerim kapandı. " Ben dün akşam sana fazla çıkıştım kusura bakma." Yavaşça bedenimden ayrılırken söylediklerine kulak verdim.Bana fazla çıkışmadı olanı söyledi içine bu kadar kapanık olma be kadın ne olur bilsem kalbini ruhunu canını acıtan şeyleri. "Hakettim bence bir tokat atsaydın keşke onunda haketmiştim." Belli etmesede dudak kenarı kıvrılmıştı ... Yorgunca sırtını bana döndüğünde bu sefer uykuya dalmasını beklemedim sırtı göğsümü bulunca dudaklarım arasındaki saçları eliyle çekmişti.. Büyülenmek istemiyorum ama zatem yıllar önce bu büyüye kapılıp yaşamışım.. ***** Saçlarımı elimdeki havluyla kurularken Aysimanın sesi kulaklarımı doldurmuştu havluyu komidinin üzerine bırakıp beşiğe doğru ilerlediğimde kızarık küçük yüzüne gözlerim deydi. Yavaşça avuçlarıma aldığımda ileri geri salladım Nazlı her ağladığında böyle yapardı ve şu andada susmuştu küçük cadı evimizin ziliydi bu uyandığında uyanırız uyuduğunda uyuruz , beşiğe tekrar yerleştiğimde beşiği bir kaç kez sallayıp ayrıldım yanından Nazlı balkonda olacakki gelip bakmadı mutfağa girdiğimde karşımdaki masaya iştahla bakındım. Güzel bir kadının elinin bu eve değdiği belli oluyor bence ama artık bu eve değilde yeni evimize eli ve gönlünün güzelliği deyebilir. Balkondan elindeki sofrayla içeri girdiğinde gözleri beni buldu biraz irkilsede yavaşça gülümsedi. " Sofra hazır." Soğuk sesine gülümsediğimde masaya oturmuştum. Çayları yavaşca doldurduğunda gözlerim onda dolandı. Kahverengi elbisesi tek bir omzunu açıkta bırakmıştı ayaklarına kadar uzun olmasıda onu çekici yapıyordu gerçi giydiği herşey benim gözümde onu muhteşem kılıyordu ama tenine yakışan renkler bambaşka.. Siyah saçlarını yukarıda çiçekli bir tokayla toplamıştı gözleri gözlerimi bulduğunda hızla kaçırmıştı şu an uzanıp doyasıya öpsem ne olabilir ki.. Kendi bardağınıda doldurduğunda karşıma geçip oturmuştu yavaşça bir iki lokma aldığında çayımdan bir yudum aldım. " Kıyafetleri toparlayalım bugün yeni eve geçelim." Dediğimda kafasını olumlu anlamda sallamıştı bir kaç kez göz göze geldiğimizde dudaklarını aralamıştı ama bir şey söylemedi neden bu kadar çok kıvranıyorsun.. " Bir şey söylemek istersen söyle gitmeden." Elindeki çatalı bırakıp gözlerime baktığında sesini duydum. " Babam.. sana ne dedi.." " Seni istedi , alanın çokmuş dedi ." Bu dediğime şaşırmamıştı bu kadar saçma bir şey isteyeceğini düşünmemiştim Hüseyinin aklını kim bulandırdıysa başarılı olmuş. " Sen ne dedin." Gözlerindeki o duygu çok garipti ne söylediğimi merak ediyordu . " Ne diycem gel al dedim kızın bana yüz vermiyor senin olsun ." Yüzündeki o ifade boşluğa düşer gibiydi afallamıştı . " Gerçekten mi." Kısık sesine gülümsedim yavaşça kafamı olumlu anlamda salladığımda derince tutkunma sesini duydum. Onu bırakmak istesem beni bırakır mı? " Tabikide öyle bir şey yok Nazlı karım bana yüz vermiyor diye bırakacak değilim buradan gidiyoruz yeni bir hayata emin ol herşey çok güzel olacak bana güven." Gözlerim parıldayarak bakıyor ona ama gözlerindeki karanlık hiç geçmiyordu tuttuğu nefesi bıraktığında derin nefes aldı . " Sana güveniyorum.." içtiğim çay boğazımda kaldı diyebilirim söylediği sözle öksürdüğümde boğazımı temizledim bana güvendiğin söylemişti değilmi.. Güveniyor ama sevmiyor sevmek istemiyor.. Neyse biz güveni aldıkya gerisi Allah'a kalmış, kahvaltımızı yapıp kaldırmaya yardım ettiğimde artık işe gitme vaktim gelmişti ama gitmesem ne olacak ki zaten iki gündür orada yatıp kalkıyorum bence iki günlük özlemimi bugün geçirebilirim. " Sen işe gitmeyecekmisin?." Meraklı sesini duyduğumda ona doğru döndüm. " Bugün eve taşınalım eşyaları alıp gidelim yarın giderim." Dediğimde elini yıkayıp kurulamıştı bana döndüğünde tekrar sesini duydum ses tonunda çekingenlik var hep. " Sen nasıl istersen ben kıyafetleri valizlere yerleştireyim o zaman." Mutfaktan çıktığında bende arkasından ilerledim kısa boyuna göz gezdirdiğimde nefesim kesiliyordu valla bu kadın delirtiyor insanı. Ona yardım valizlere kıyafetleri yerleştirdiğimde evden eşyalarda almıştık beşiği söküp bir kutuya yerleştirdiğimde ufak tefek şeyleride aldım saate baktığımda öğlen ikiydi yarına her şey daha güzel olacak. Dışarı çıkıp arabanın bagajına kolileri yerleştirdiğimde valizleri arkadaki koltuklarda koymuştum. " Biz hazırız." İki kat battaniyeye sarılmış Aysimaya göz attığımda uyanıktı . " Hava sıcak değil mi bu kız bu kadar sarılmış." Kollarım arasına aldığımda gözlerine gelen şapkayı geri çektim. " Onun için soğuk hasta olmasın." Şevkat dolu sesine gülümsediğimde arabaya geçmiştik Nazlı buseti ve çantasını arabanın arka koltuğuna koyduğunda öne oturmuştu küçük yanağına bir buse kondurduğumda annesinin kollarına bıraktım. Arabayı çalıştırıp aynadan son kez bu eve baktım çocukluğum gençliğimdi bu ev böyle güzel bir ayrılık yakışmıştı zaten bu eve her ne kadar dolaylı yoldan gitmemizi halam sağlasada artık yeni bir evle hayat bizi bekliyor önüme döndüğümde karşı evdeki halamı gördüm. Uzun zaman oldu görmeyeli anne diyeceğim bir kişiydi neden böyle olduk bilmiyorum öğrenmekte istemiyorum. Ona baktığımı fark edindce geri çekilip perdesini örttü. Gaza bastığımda yola koyulmuştuk bile..

****

Bölümleri düzenliyorum tek satır değil artık 😉oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarım 。⁠◕⁠‿⁠◕⁠。

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.