İçeriğe geç

SEVDA KARAN •SEVDANIN KARASI

Bölüm 22 · 6 dk okuma

SEVDA KARAN •SEVDANIN KARASI

Bölüm 22

📷22. Bölüm📸

Selaaam canım ailem!

Helal olsun size işte benim istediğim bu beeeğ! Yorumlarınız beni yazma konusunda şevklendiriyor Sınır hızlı dolsun bende hızlı bölümleri yazarak yayınlayım.

2 bin yorum sınırı

Seviyorum sizi Keyifli okumalar



"Ama bu olmadı Sevda, tüm planı mahvettin." Rıhtımdan gülerek çıkan Ceyda'ya baktım. Saçları açık üstündeki tişört ve üstüne giydiği çelik yelek ile korkarak ona baktım. Benim gibi herkesin gözü onun üstünde ona bakıyorlardı.Hortlak görmüş gibi bakıyorlar desem tamyerinde olurdu.

"Kardeş kardeşe böyle şeyler yapmamalı ama." Ağır ağır attığı bir iki adım ile bize doğru geldi. Cümle içimde kullandığı kardeş kelimesini bana bakarak söyledi.

"Ne kardeşi?" Soruma cevap vermek yerine iğrenç pet sesiyle kahkaha atmaya başladı. Demir omuzun üstünden bana bakarak bir açıklama yapma ihtiyacı duydu.

"Sana sonra anlatacağım söz." Gözlerimi Şahine çevirdim bu konuda onun konuşması gerekiyordu sonuçta onun abisi oydu! Ama onun gözleri Ceyda'daydı. Dış dünyayla iletişimi kesmiş gibiydi

"O sen baya baya aptalmışsın yazık acıdım şimdi sana." Sıktığım elimle dolan gözlerimi kaçırdım. Bu berbat bir rüya olmalıydı yoksa bu saçmalığın başka bir açıklaması olamazdı!

"Kardeşim.." Şahin kız kardeşine doğru yürümeye başladı. Kollarını açarak kız kardeşine sarıldı. Demir kafasıyla ekibine işaret verdiği an onlar harekete geçemeden etrafa beyaz dumanla beraber silah sesi yayıldı. Korkuyla kulaklarımı kapatarak yere çöktüm. Sıkıca sıktığım gözlerimi tekrar açtığım an yere düşen Şahin'i gördüm. Ceyda elinde tutuğu silahı bana doğru çevirdi. Etrafta yükselen silah sesleri ile yutkunurken namlusu bana doğrultulmuş bir silah kadar korkutmamıştı. Şahin karnını tutarken yere yığıldı.

"Bunu bizim için yapıyorum abi."

Demir'in hamlesi ile Ceyda omuzundan vuruldu. Beklemediği bu hamle karşısında sersemlese de onu etkilememişti. Gözlerini Demir'den çekti geriye doğru giderek rıhtımın içine girdi. Korkuyla diğerlerine baktım onlar ne yapıyordu! Kimse Şahin'e yardım etmediği gibi Ceyda'nın peşinden de gitmemişti. Gözlerimi çevirdiğim an ikinci şokumu yaşadım..

Ceyda için koruma ateşi ne zaman açılmıştı, Ceydanın adamları hangi ara çıkmıştı bizim çocukların durumları berbattı. Arabanın diğer yanına geçerek kendilerine barikat yapmışlardı. Puslanan görüş açıma Deste girdi, Kolundan kan akıyordu, yakışıklı onu belinden tutmuş arabanın arkasına çökmüş bir yere gitmesine izin vermiyordu. Bana bağırdığını saniyeler sonra anladım. Sesler tamamen kesilmişti, yanaklarımdan akan yaşlarla Demir'e baktım oda duvarın tipine kendini zar zor atmıştı. Rıhtımdan onlara açılan ateşe karşılık veriyordu ama sayı olarak üstün değillerdi.

Allah'ım neler oluyordu!

Kurt, Vaveyla, Babayani en çok hasarı alan ekipti. En önde olmaları onları açık yem yapmış olmalıydı ama buna rağmen onlarda Rıhtımda ki ateşe karşılık veriyordu. Şahin hala yerde hareketsiz yatıyordu. Serçe, Portakal, Temkinli hemen Babayaninin arkasında ki arabanın kısmındaydılar. Gözlerim yerde yatan diğerlerine döndü. Titreyen ellerimle kulaklarımı daha çok bastırdım.

Mazlum.. Piton.. Toprak..

Arkama doğru düştüm korkarak yerde geriye gittim. Elime çarpan bedenle arkamı döndüm. Deste ile benim peşimden gelen bedenler şimdi yerde yatıyordu. Hepsi genç çocuklardı..

Bu.. Bu benim yüzümden olmuştu..

Onları korumak isterken Allah'ım ben ne yapmıştım, ağlayarak hemen yerden kalktım titreyerek etrafımda dönerek baktım. Şuan açık ateşte olan tek kişi bendim galiba. Önümde Şahin serili yatarken arkamda genç bedenler seriliydi. Demir sağ tarafta diğerleri sol taraftaki arabaların yanında yaşamak için mücadele veriyordu.

"Sevdaa!" Demir'in bana bağırması ile yerimde sıçradım titreyen ellerim havada ona doğru dönerken kaybolan ses geri gelmişti. Demir yanıma gelerek beni bileğimden tuttuğu gibi saklandığı duvarın tipine çekti. Beni kenara bırakıp adamlarına yardım etmek için çatışmaya devam etti. Sırtımı duvara yasladım, yavaşça yere bıraktım kendimi bu aciz bedenimi taşıyacak dizlerim kaybolup gitmişti sanki.

Kararan gözlerim nedendi onu bilmiyorum. Demir'in yanıma çökmesi ile ona baktım. Üstünde ki kanlı montunu çıkarıp sol göğsüme bastırdı.

"Sakın uyuma benimle kal.. Lütfen Sevda." Son cümlesini duyarken gözlerim kapandı. Geriye dair kulaklarıma yankı yapan şey büyük bir gürültü koptu.

Bembeyaz perde iniyor edikleri şey bu muydu?

Ölmüş müydüm acaba?

Ses seda yoktu. Ne Demir nede rıhtımdakilerden ses seda vardı. Neredeydim ben şimdi tatlı uyku bilincimi de ele geçirdi.

******

"Uyanıyor doktor Bey?"

Gözlerimi kırparak yavaşça açtım. Görüş acıma giren beyaz ışık ile yüzümü buruşturarak tekrar gözlerimi kapattım. Cihaz sesleri ile kulaklarımı tıkamak istedim. Neredeydim ben? Demir ve diğerleri nasıldı? Tekrar kendimi zorlayarak gözlerimi açtım onlara yardım etmeliydim en son durumları kötüydü.

Yabancı bir hemşire bana baktı.

"Nasılsınız?" Değerlerimi kontrol ederek bana baktı.

"Neredeyim ben?" Gözlerimle kendime çevirdim. Üstüm çıplak vücuduma yapışan bu kablolar neyin nesiydi?

"Ağır bir ameliyattan çıktınız. Sonunda gözlerinizi açmanız bizi ve ailenizi çok mutlu etti. Şuan kendinizi yorgun hissetmeniz çok doğal." Hemşirenin sözlerinden tam bir şey anlayamamıştım. Demir ve diğerleri dışarda mı bekliyordu. Ben ne ameliyatı olmuştum!

"Ne ameliyatı?" Hemşire konuşacağı sıra görüş acıma elindeki dosyayı kenara bırakan doktor girdi.

"Kalp nakli." Kafamı salladım tekrar hemşire hanıma doğru döndüm.

"Ailemle görüşmek istiyorum." Sözlerimi yarıda bırakıp Hemşireden çektiğim gözlerimi Doktor Bey'e çevirdim.

"Ne nakli ne nakli?" Kulaklarım mermi sesinden işlevini yitirmiş olmalıydı.

"Kalp nakli Sevda hanım. Bir aydır yeni kalbinize uyum sağlıyorsunuz." Hızlı hızlı öten makinelere telaşla bakan hemşire ve doktor beyden gözlerimi çektim.

Ben bir aydır burada olduğuma şaşırmalıydım yoksa kalp nakline mi?

"Sevda hanım sakin olun lütfen. Heyecanlanacak bir durum yok. Hayatta olduğunuz için çok şanslısınız."

Bakışlarımı beyaz tavandan çekerek hemşireye çevirdim.

"Şu cihazı kapatır mısınız, başımı ağrıtıyor." Hemşire söylediğim şeye kafası iki yana salladı. Eliyle bir yeri göstererek konuştu.

"O kalbiniz sesi." Yutkundum. Başımı hafifçe kaldırarak göğüs arama baktım. Boydan boya duran ameliyat izi şaka değildi. Bu rüyada olamazdı. Bu kadar acılarımı hissettiğim hiç bir rüyam olmamıştı.

Hemşirenin söylediklerini dinleyerek nefes alıp vererek sakin olmaya çalıştım. Doktor bey hazırladığı şırıngayı damar yolundan enjekte etti. Sakin kalmam için olduğunu söyledi.

Tekrar gözlerimi açtığım an Annem ve Babam yanımdaydı. Odaya çıkmış olmalıydım. Gözlerim Demir'i aradı ama yoktu. Ne o nede rıhtımdan birileri..

Annemin çöken gözlerinin sebebi ben miydim? Babam elimi avuçlarının arasına alarak öptü.

"Çok şükür kızım.. Rabbim tekrar seni bize bağışladı." Tebessüm ettim

Annem alnıma mis kokulu öpücüğünden bıraktı.

"Yavrum nasıl dua ettik nasıl. Seni bize bağışladı ya." Kollarımı kaldırarak onlara sarılmaya çalıştım.

"Bensiz mi aile sarılması?" Yunus abimin sözleri ile gülmeye çalıştım. Acıyan dikişlerim ile geri bu aptallığıma son verdim. Abimde gelip sarıldı ailemi özlesem de gözlerim açık kapıda kaldı.

Neredeydi bu adam?

Abim ve Babam otele gitmek için akşam hastaneden çıkacakları an bilmediğim bir şeyi daha öğrenmiştim. Yurt dışında olduğumuzu.. Neden ada akıllı anlatmıyorlardı. Abim ve Babam koltuğa geçip oturdular. Annem kaçırdığı gözleriyle olayı özet geçti.

"Evden çıkıp babanın yanına gideceğin sıra sokakta ki magandaların kurşunu kalbine denk gelmiş yavrum. Hatırlamıyor musunuz?"

"Magandaların kurşunu? Evde çıkıp babamın yanına giderken?" Demir olayı direk anlatamazdı sonuçta. Ama bu neydi şimdi? Annem, babam , abim soruma aynı anda cevap verdi.

"Evet." Gözümü hepsinin üstünden gezdirerek

"Tamam.. Siz öyle diyorsanız .Ben hatırlamıyorum." Üçü derin bir nefes alıp verdi. Ne olmuştu bunlara ya!

Odaya giren aynı hemşire ile babam ve abim odadan sessizce çıktı. Annem hemşireye yardım etti.

Kafamı pencereden tarafa çevirdim. Demek Demir bu yüzden yanımda değildi.. Yer Altı Kralı olarak tahtını bırakıp gelememişti..

Sonuçta neden gelmesini bekliyorum ki yurt dışında ne işi vardı onun. Yalan bir evlilikte ki karsıydım. Gerçek karısı da çıkmıştı ortaya. Harbi ya o nasıl yaşıyordu? Belki aşık olduğu kadını tekrar bulduğu için burada değildi..

Annemden bir ara telefonumu tekrar mı isteseydim ki. Kalp ameliyatı olduğum için radyasyon yaydığı için kesinlikle bana ve onlara yasakmış. Onlarında elinde telefon görmemiştim. Bu yüzden ısrar da edemezdim. Gelen gelirdi, gelmek isteseydi. Kafamı tam uyanık gibi hissetememin sebebi verdikleri ilaçlar yüzünden olduğunu söylemişti doktor Bey. Yarın daha zinde olarak ayağa kalkmayı hedefliyordum.

BÖLÜM SONU

SINIR DOLDUĞU GİBİ BÖLÜM GELECE CANLARIM.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.