İçeriğe geç

Sevda Bulutu

Bölüm 1 · 1 dk okuma

Sevda Bulutu

Bölüm 1

Az Gittiler , Üz Gittiler

Ninem koyardı dizine başımı. Damarları çıkık, kurumuş kestane yaprağına benzeyen eli başımın üstünde dolaşırdı… Çocukların gözüne uykuyu, yıldızlı bir gece gibi dolduran masallar söylemesini bilirdi ninem.

Masallar birbirine benzer. Her masalın bir yeri vardır ki, ninem oraya gelince, gözümden yanaklarıma uyku karanlık bir su gibi aksada, başımı kaldırır, suratımı buruşturarak onun yüzüne baktım. Nasıl bakmayayım: yolcular yola çıkar; Keloğlan Demir kunduracı giyer, dağlar düşer; Hakan’ın küçük oğlu Çeşme başında ağaçta ağlayan sevgilisini aramaya koyulur; ama hepsi, az gider , uz giderler, der tepe düz giderler, bir de dönüp arkalarına bakarlar ki arpa boyu yol gittiklerini görürler, işte bu benim kafamın almadığı nesneydi.

Ninem çoktan öldü. Ben kocadım gitti… Ama yine şu “az gitmek , uz gitmek”i kavrayamadım bir türlü. Bu ortaçağ kafasının masallara soktuğu gidişi, beni yirminci yüzyılda kafam nasıl alsın!

Ben de dede olmadım, daha torunum yok… sekiz yaşında tosun gibi tosun gibi bir oğlum var. Ninesi ona masal söylerken, tam “az gittik” yerine gelince sözü ben alıyorum, sesime inanışın sesini katarak şöyle diyorum: çok gittile, dere tepe yok ettiler, bir de dönüp baktılar ki görünmüyor kalkılan yer!..

Bölüm sonu

3 yorum