İçeriğe geç

SESSİZLİĞİN VARİSİ

Bölüm 2 · 3 dk okuma

SESSİZLİĞİN VARİSİ

Bölüm 2

2. BÖLÜM

Defne'nin attığı tokatın yankısı, okulun koridorlarında hala hissediliyordu. Aras'ın yüzündeki şaşkınlık, yerini yavaş yavaş öfkeye bırakırken, Defne'nin kalbi de hızla çarpıyordu. Yaptığının sonuçlarını düşünmeye fırsatı bile olmamıştı. Gözlerinin önünde canlanan, Aras'ın bir öğrenciye uyguladığı acımasız zorbalık görüntüsü, onu bu eyleme itmişti. Ancak şimdi, etrafını saran bakışlar ve Aras'ın buz gibi gözleri, onu bir anda savunmasız hissettirmişti.

"Sen... sen kim oluyorsun da bana tokat atarsın?" Aras'ın sesi, sakin ama tehlikeli bir tonda çıkmıştı. Okulun diğer öğrencileri, nefeslerini tutmuş bu anı izliyordu. Altı Varis'ten biri olan Aras'a kimse karşı gelemezdi, hele ki bir burslu öğrencinin ona meydan okuması akıl alır gibi değildi.

Defne, geri adım atmadan, "Ben, haksızlığa sessiz kalmayan biriyim," dedi. Sesindeki titremeyi gizlemeye çalışarak ekledi, "Ve senin o zavallı öğrenciye yaptıklarını gördüm."

Aras'ın dudaklarında alaycı bir gülümseme belirdi. "Gördüğünü sandın," dedi. "Ama yanıldın. Sen sadece bir hiçsin, Defne. Bu okulda benim kim olduğumu ve kuralların ne olduğunu yakında öğreneceksin."

"Hiç mi?" Defne'nin sesi yükselmişti. "Benim için adalet, senin için bir hiçse, evet, ben bir hiçim! Ama senin zorbalığın da bir hiç değil. O çocuğun yaşadığı acı, senin gücünden daha gerçek."

Aras bir adım daha yaklaştı, gözleri tehditkar bir şekilde parlıyordu. "Sen benim kim olduğumu bilmiyorsun," diye tısladı. "Ve bilmek istemeyeceksin. Bu okulda benim kurallarım geçerli. Bir daha bana karşı gelirsen, bedelini çok ağır ödersin."

"Bedelini ödemeye hazırım," dedi Defne, sesi titrese de kararlıydı. "Eğer bu bedel, senin gibi zalimlerin yaptıklarına karşı durmaksa, öderim."

Bu sözler, Defne'nin içine bir kor gibi düştü. Aras'ın gözlerindeki nefret, onu derinden etkilemişti. Okulun atmosferi bir anda değişmişti. Öğrenciler ikiye ayrılmıştı; bazıları Defne'ye hayranlıkla bakarken, çoğu Aras'ın tarafındaydı ve Defne'yi bir ezik olarak görüyordu.

O günden sonra Defne için hayat daha da zorlaştı. Aras ve onun çevresindeki Varisler, Defne'yi okulda yalnızlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Derslerinde zorluklar çıkarıyor, eşyalarını saklıyor ve sürekli onu küçük düşürmeye çalışıyorlardı.

Bir gün, Defne kantinde tek başına oturmuş, öğle yemeğini yiyordu. Aras ve arkadaşları yanına geldi.

Aras elini kaldırıp arkadaşını durdurdu. "Boş verin," dedi. "Bu kadar çaresiz birini ezmek bile zevk vermez. Akşam okul sonrası seni bekliyorum, Defne. Belki o zaman konuşacaklarımız olur."

Defne'nin tüyleri diken diken oldu. Aras'ın bu daveti, bir tehdit miydi yoksa başka bir şey mi?

Birkaç gün sonra, Defne kütüphanede ders çalışırken, eski bir okul dergisini karıştırıyordu. Gözü, yıllar önce kaybolan bir öğrenciye dair kısa bir habere takıldı. Haberde, öğrencinin intihar ettiği yazıyordu ama Defne'nin dikkatini çeken, öğrencinin ailesinin yaptığı bir açıklamaydı. Aile, oğullarının intihar etmediğini, bir cinayete kurban gittiğini iddia ediyordu. Ancak bu iddia, hiçbir zaman ciddiye alınmamıştı.

Defne'nin tüyleri diken diken oldu. "Bu kaybolan öğrenci... Aras'ın zorbalık yaptığı iddia edilen öğrenciyle bir bağlantısı olabilir miydi?" diye düşündü. "Aras'ın ailesinin gücü, bu olayın üstünü örtmüş olabilir miydi?"

Aynı anda, Aras da kendi araştırmasını yapıyordu. Kaybolan öğrenciyle ilgili eski kayıtları inceliyordu. Ailesinin gücü ve nüfuzu sayesinde, bu olayın üzerinin nasıl örtüldüğünü ve kimlerin bu işte parmağı olduğunu anlamaya çalışıyordu. Aras, Defne'den nefret ediyordu, onun bu okulda olmasını bile istemiyordu. Ama bu cinayet dosyası, onun da ailesinin geçmişiyle ilgili karanlık sırları barındırıyordu ve Aras, bu sırların ortaya çıkmasını engellemek zorundaydı.

Defne ve Aras, birbirlerinden habersiz, aynı gizemin peşindeydiler. Biri intikam ateşiyle yanarken, diğeri adaleti arıyordu. Ancak ikisi de farkında olmadan, yıllardır saklanan bir cinayet dosyasının tam ortasına düşmüşlerdi. Ve bu dosya, onları birbirine daha da yaklaştıracak, nefretlerini aşmalarını sağlayacak bir sırrı barındırıyordu.

Bölümü beğendiyseniz, yorum yapıp beğenirmisiniz?

"Ne o, Defne? Yalnız mı kaldın?" diye sordu Aras alaycı bir sesle.

Defne başını kaldırmadan, "Sizinle uğraşacak vaktim yok," diye cevap verdi.

"Ama biz seninle uğraşmak istiyoruz," dedi Aras'ın yanındaki Varislerden biri. "Belki biraz eğleniriz."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.