İçeriğe geç

Sessizliğin Sesi

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Sessizliğin Sesi

Bölüm 3

Garip Kız

Sınıfta bir gariplik vardı ama sınıfı inceleme fırsatım olmadan sınıftan çıkmıştım bile. Kapıyı yavaşça kapattım ve biraz okulda gezindim. Sessiz bir okul gerçekten güzelmiş aslında. Bahçeye çıktım. Yalnız olmaya normalde de alışkınım ve genelde yalnız takılırım ama bugün buna epey bir ihtiyacım vardı. Her zaman oturduğum söğüt ağacının altındaki banka oturdum. Birkaç dakika sonra zil çaldı ve sınıfa doğru tekrar gittim. Sınıftaki garipliğe bakmam lazımdı. Sınıfa çıktığımda sınıfın hepsi bir yere toplanmıştı. Bende merakıma yenik düşüp o yere gittim. Sınıfa yeni biri gelmiş ne hoş. Sanki hayatlarında ilk defa sınıfa yeni gelen birini görmüşler gibi hepsi toplanmış. Kavga olsa bu ilgiyi göstermezler. Her neyse. Yeni gelen bir kız ve anında popüler olmuş kimin umrunda. Kıza biraz baktıktan sonra kendi kendime omuz silktim ve kendi köşeme oturdum. Kafamı sıraya gömdüm ve kollarımla kafamı kapadım. Çok geçmeden yanımda birinin sıcaklığını hissettim. Kafamı kaldırmadan göz ucuyla yanıma baktım. Bu az önceki kızdı. Neden yanımdasın? Kız bana sıcak bir gülümsemeyle bakıyordu. 'Selam ben Lil.' Ona umursamazca bakıyordum. Cevap vermeden sadece omuz silktim ve kıza arkamı döndüm. Kız beni dürtüyordu. Kafamı hızla kaldırdım ve yarı açık gözlerimle ona bakış attım. 'Ne istiyorsun?' Olabildiğince sakin bir ses tonuyla sordum. Rahatsız edilmekten nefret ediyordum. 'Ben yeni geldim ve tek tanışmadığım kişi sensin ama pek sıcakkanlı değil gibisin.' Şaka mı? Yeni mi anladın ya zahmet oldu. 'Bende William. Şimdi beni rahat bırakır mısın?' Kendimi nazik olma konusunda zorluyordum. 'Kolay kolay bırakacağımı mı sanıyorsun?' Pis pis sırıtıyordu. Sinir bozucu. Masayı biraz ittim ve yanından kalkmak için bir anda ayağa kalktım. Tam gidecekken kız kolumdan sıkıca tuttu. 'Hey! nereye gidiyorsun?' Sinirle göz devirdim. 'Yalnız kalmak istiyorum zaten baya belli ettiğimi düşünüyorum.' Sınıftakiler bizi izliyordu. Şimdiden dedikoduya başlamışlardı bile. Kendi sorunlarım yetmezmiş gibi şimdi de bu kız mı? Kız bana korkunç bakışlar atıyordu. Kolumu zorlukla çektim ve sınıftan çıktım. Ders zili çoktan çalmıştı ama şuan bu umrumda olan en son şeydi. Merdivenlerden ikişer ikişer indim ve bahçeye çıktım. Kimse yoktu. Sanki okulda da kimse yoktu. Ağaç yaprakları bile ses çıkarmamaya yemin etmiş gibiydi. Birkaç dakika bahçede dolaştıktan sonra sınıfa gitmeye karar verdim. Ağır adımlarla okulun girişine yürüyordum ta ki sırtımda bir el hissedene kadar. Bir an korkudan dona kaldım ve arkamı dönmekte tereddüt ettim. Göz ucuyla arkama baktım. Bu... Bu rüyamdaki siyah adamdı. Uzun ve simsiyah giyimli... Adam beni sarsmaya başladı ve kendime geldiğimde onun o adam olmadığını fark ettim. Bu Tim'di. Benim küçüklükten beri en iyi tek arkadaşım. Ama... neden o adamı görmüştüm?Tim'le bir ilgisi olabilir miydi? Hala kaskatı şekilde Tim'e bakıyordum. Tim bendeki garipliği fark etmişti. 'İyi misin?' Meraklı bir ses tonuyla sordu ama ben cevap veremeyecek kadar düşüncelere dalmıştım ve hala kaskatıydım. Tim beni birkaç kez daha salladı ve sesini biraz yükseltti. 'Nöbet falan mı geçiriyorsun lan?! İlk yardım dersim yok bak yapma şöyle şeyler umarım yine şaka yapıyorsundur William.' Korkudan rengim atmıştı. Konuşabileceğim kadar kendime geldikten sonra Tim'e cevap verdim. 'Ben... Kafam çok bulanık Tim.' Tim tanıdığım en anlayışlı kişiydi. -Zaten sanki başka tanıdığım biri vardı da en anlayışlı diye sınıflandırıyorum- Tim beni omzumdan tutup okula soktu ve lavaboya götürdü. 'Elini yüzünü yıka kendine gel sonra neler olduğunu bana anlat. Birşeyler olmuş belli.'

Bölüm sonu

6 yorum