İçeriğe geç

Sessizliğin Satırları

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Sessizliğin Satırları

Bölüm 2

Kendi Sessizliğimde

Biraz içime kapanmış olabilirim son zamanlarda. O yüzden de, saçma da olsa bir şeyler yazmak istedim. Mantıklı veya mantıksız olması önemli değil, sadece bana iyi geleceğini biliyorum. O yüzden de kafamın içinde ne kadar şey varsa, az da olsa yazıya dökmek istedim. Normalde yanımda çok arkadaşım olmazdı. Ama bu birkaç sene önce değişmişti. Galiba korona’nın bana kattığı tek şey, şu an yanımda olan arkadaşlarım. Ama neden bilmiyorum, biraz sessiz kalmak ve kendi dünyamda, kendi içime çekilmek istedim. Galiba korkuyorum. Galiba yanlış bir şey söyleyip onları kaybetmekten korkuyorum. Oldum olası yalnızdım. Gerek okulda olsun gerek başka yerlerde, insanlar sebepsizce kaçardı benden. Hep merak etmişimdir ve şu sorular sürekli dönerdi kafamın içinde: “Neden? Ne yapmış olabilirim?” Tabii ki bu soruların bir sürü cevabı vardı ama bana söylenen tek bir cevap bile olmadı. Hani başta korkuyorum dedim ya, aslında bunun sebebi de belli. Keşke yakın arkadaşımı dinleyip onlara çok güvenmeseydim. Yani bir canlı yayında tesadüf eseri tanıdığım kişilere neden o kadar güvendim ki? Neden onlara o kadar yakın oldum? Öyle herkese güvenen birisi de değilimdir aslında. Uzun süre önce arkadaş edinmeyi bırakmıştım. Çünkü biliyordum, kimse benim yanımda olmak istemiyordu. Ya kullanmak için yanıma gelirlerdi ya da işleri düştüğünde… (Tabii bu söylediklerime bizim kızlar dahil değil.) Bu sebeplerden ötürü canım yanmaması için kimseyle arkadaş olmak için çabalamadım. Ama neden onlara güvenmek istedim? İşte bunu bilmiyorum. Gerçi herkes gibi onlar da bir sebep bulup gittiler. Haklı ya da değil, açıkçası umrumda değil. Ben kendimi biliyorum; yanlış bir şey yapmadım. O konuda içim rahat. Ama keşke o canlı yayına hiç denk gelmeseydim. Korkuyorum… Bir gün o “ailem” dediğim insanları kaybetmekten. Ve belki de bu korku, içime kapanmama neden olan şeydi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.